BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Giresun’un ‘Damat’ı
kutuplara gidiyor!..

Giresun’un ‘Damat’ı
kutuplara gidiyor!..

Orka Grup’un patronu Süleyman Orakçıoğlu, ünlü giyim markası Damat’ı Giresun’daki fabrikasında üretip Kuzey Kutbu’na taşımayı planlıyor.



RÖPORTAJ Adil KÜÇÜK adil.kucuk@tg.com.tr Süleyman Orakçıoğlu, kutupta mağaza açma hedefini küre üzerinde Ekonomi Müdürümüz Adil Küçük’e anlattı. Orka Grup’un patronu Süleyman Orakçıoğlu, ünlü giyim markası Damat’ı Giresun’daki fabrikasında üretip Kuzey Kutbu’na taşımayı planlıyor. Orakçıoğlu, “Kutuplardan çok sipariş alıyoruz. Mağaza açma hazırlığındayız. Türk bayrağını kutuplara dikeceğim” diyor. OSMANBEY’DEN ÇIKTI Osmanbey’de kurup dünya markası yaptığı Damat’ı Giresun’daki fabrikasında üreten Süleyman Orakçıoğlu, Kuzey Kutbunda mağaza açacak HEDEF DÜNYANIN İLK 5’İ Orakçıoğlu’nun özel hayatına sızmaya çalıştık. Ata biniyor, kayak yapıyor, yüzüyor. Bunları yaparken Damat’ı dünyanın ilk 5’ine sokma hedefini unutmuyor PATRONUN AYAĞINA VURULMAZ Başarılı iş adamlarından Orakçıoğlu fırsat buldukça çalışanlarıyla halı sahada alıyor soluğu. Kural belli: Patronun ayağına vurmak yok SUNUŞ Damat Tween markasını bünyesinde barındıran Orka Grubu’nun patronu Süleyman Orakçıoğlu, yükselen Türkiye’nin yükselen yıldızlarından birisi. Son röportajımızı ekonomik krizden hemen önce yaptığımız Orakçıoğlu, ‘zor yılları’ da savuşturmasını bildi. “Anlatacağı çok şey olmalı” diye düşündük ve Okmeydanı’ndaki şirket merkezine gittik. Randevu saatimizden birkaç dakika önce kapıda karşılaştık. Üniversiteden geliyordu. “Çok seviyorum” dediği öğrencilerinden, hafta sonu hobilerine ve kutuplara dikeceği Türk bayrağına kadar çok şeyi sizin için konuştuk. Aslında soft bir söyleşi olmasını istiyorum. Çok rakamlara girmeden, işin ekonomik kısmını genel hatlarıyla geçip hayatı konuşmaktı amacım. Fakat rakamlar havada uçuşan toz zerrecikleri gibi gelip sohbetin ortasına yapışıyor. Yurt dışı mağazalara geliyor söz... Orakçıoğlu, yurt dışında 20’nin üzerinde ülkeye Damat’ı götürdüklerini anlatıyor. Damat yerinde duramıyor. Hele “Kutuplara Türk bayrağını dikeceğim” dediği bölüm ikimizi de heyecanlandırıyor. Kesmeden onun ağzından okuyalım: “Bir gün İcra Kurulu’nda yönetici arkadaşlarım dünya küresini getiriyor masaya. Küre dönüyor, dönüyor. Parmak Kuzey Kutbunda bir yerde duruyor. ‘İşte burası’ diyor arkadaşım. Yüzüne bakıyorum. Açıklıyor nihayet: ‘İnternetten çok sipariş alıyoruz. Burada mağaza açmamız gerekli.’ Şimdi hazırlıklara başladık. İnşallah Damat Türk bayrağını kutuplara dikecek. Bu ay Romanya’da iki mağaza açtık. Hindistan’da beş mağazamız açılacak. Bununla birlikte Dubai ve Moskova’da mağazalarımız açılacak. Türkiye’nin önünde böyle büyük fırsatlar varken bunları iyi değerlendirmemiz lazım. Şu anda yurt dışında 45 mağazamız, 180 satış noktamız var.” Konuştukça içindeki çocuk da ortaya çıkıyor. “Açılırım” diyor. O aslında denizden bahsediyor. Ama iş konusunda da açıldığını biliyoruz. Orka’nın patronu olmanın dışına çıksın istiyorum. Hafta sonları adımızın sonundaki “Bey” kelimesi kalkar. Çocuklarımızın, ailemizin yanında sadece adımız vardır ya. Sıyrılırız bütün şapkalarımızdan. Onun için soruyorum. Şapkasından sıyrılıp “Süleyman olsun” diye: “Ya hafta sonları neler yapıyorsunuz?” Konuşurken yaşayan tavrı devam ediyor: “Süleyman işin dışında doğayla baş başa olmayı sever. Yüzmek çok hoşuna gider. Çok uzaklara kadar açılıp yüzerim. Hafta sonunu kapalı bir mekânda geçirmek yerine açık ortamda geçirmek isterim. Ata binerim, iyi bir ortamda spor yapıp, balık tutmaya çalışırım. Kışın Uludağ, Kartalkaya gibi yerlerde kayak yapmaya çalışırım. Tenis oynarım. En çok da arkadaşlarla bir araya gelerek halı saha maçı yaparız. Bir araya gelip turnuva düzenleriz.” Sonra gülüyor ve ekliyor: “Patron olarak burada ağırlığımı koyarım. kimse ayağıma vurmaz.” Bencil davranmıyor Süleyman Bey. 25 yıllık birikimini başkalarıyla paylaşıyor. Üniversitede 7 yıldır ders veriyor. “Yürüyen ayak burkulur” diye giriyor söze ve devam ediyor: Birşey yapmazsan hata da yapmazsın. Ülkeme ve dünyaya faydalı bir insan olmak istiyorum. Mesela birikimimi üniversitede öğrencilere aktarmaya çalışıyorum. Mimar Sinan Üniversitesi’nde moda ve marka tasarımı dersine giriyorum. 40 öğrencim var. Onları hiçbir şeye değişmem. Bunlar farklı duygulardır.” Yeni neslin çok düzgün ve titiz olduğu konusunda hemfikir kalıyoruz Orakçıoğlu ile. Öyle olmasa, daha çok gençlere hitap eden Damat Tween markası bu kadar çok satış yapamaz. Sebebini soruyorum, o da cevabını veriyor. Sadece gençlerin titizliğinden değil, ekonominin düzelmesinden de kaynaklandığını anlatıyor: “Son zamanlarda bakıyorum birçok ülkeden çok daha iyi giyiniyoruz. Eskiden bir takım elbise asgari ücretin iki katıydı. Şimdi asgari ücretin üçte biriyle takım elbise alınabiliyor. Alım gücü yükseldikçe bu hayatın her alanında kendisini gösteriyor. Son zamanlarda bakıyorum bir çok ülkeden daha iyi giyiniyoruz. Çünkü titiz ve temiz giyiniyoruz.” İTALYA’NIN ENSESİNDEYİZ Kısa bir süre öncesine kadar “Bitti bitiyor” denilen tekstil sektörüne getiriyoruz sözü. Üniversitede değil ama dersini de veriyor: “Bence sektör kabuk değiştirdi, kimse bunun kimse farkına varamadı. Türkiye klasik üretim yapan bir konumdan daha kaliteli ürün yapan konuma geçti. Ülkemizin markalı ürün ihracatı önümüzdeki dönemlerde daha da artacak. Türkiye’nin hazır giyimde yurt dışında 2 bin satış noktası var. Bu rakamın her yıl bin adet artacağını düşünüyorum. 2013 yılında 5 bin satış noktamız yurt dışında olacak demek ki. Bu yeni oluşum, Türkiye’nin yurt dışı ihracatında yeni bir açılım yakalaması demektir. Bugün İtalya yüzde 60 yurt dışı satışıyla önde gidiyor. Ama onları yakalamamız an meselesidir. Dünyanın farklı ülkelerinde tekstil olarak üretim yapmaya da başladık.” HEYECANINIZI KAYBETMEYİN Osmanbey’de Damat Tween’in temellerini atmasından sonra hazır giyimde dünyanın zirvesini zorlayan ve bunu “İlk 5’te mutlaka olacağım” diyerek çıtayı daha yükseğe koyan Orakçıoğlu’nun tecrübelerinden yola yeni çıkanların da faydalanması gerekiyor. Soruyoruz, o da anlatıyor: “Her şeyden önce olumsuzluktan etkilenmemek lazım. Bir konuda insanlar başarısız olabilirler ama morallerini bozmasınlar. Heyecanlarını kaybetmeden tekrar denesinler. İnsanlar hep başarıyı konuşurlar. Ama başarısızlığın da insana çok şey sağladığını unutmamalılar. Çünkü tecrübe kazanıyorsunuz. Çinlilerin önemli bir sözü var “Tecrübe kazanmadan başarılı olamazsınız, yanlış yapmadan tecrübeli olamazsınız. Önce sağlık, huzur isterim. Ani karar vermem, panik yapmam. Sakin bir yapım vardır. Hedeflerim vardır.” DÜNYA ONDAN GİYİNİYOR Bugün dünyanın en büyük devlet adamlarından, en ünlü sporculara ve milyonların dinlediği sanatçılara kadar binlerce insanı giydiren ve Damat, ADV, DS ve Tween markalarının sahibi olan Orka Grubu’nun patronu Süleyman Orakçıoğlu’nun yanından ayrılırken, anlattıklarını yazmanın dışında aklımın bir kenarına not etmeye çalıştım. Eksenimiz kaydı, en iyi adres biz olduk Her övgüyü hak eden Türkiye için iyi demeçlere alıştık. Orakçıoğlu da iyi şeyler söylüyor. Fakat çok önemli bilgiler de vererek yapıyor bunu. Gelişmiş ekonomilerin Türkiye için tavsiye ettiklerini kendilerinin uygulamadığını söylüyor ve devam ediyor: “Türkiye ev ödevini iyi yaptı. Dünyada kural koyuculara bakıyorsun. Bize uyguladıklarını kendileri uygulamıyorlar. Türkiye bu süreçte büyük bir avantaj yakaladı. Önünde büyük şans var. Para dünyada adres arıyor. Bu dönemi iyi kullanmamız lazım. Bakıyorsunuz Çin en güvenli ülke gibi görünüyor. Bakıyorsun Portekiz ile ilişkisi var. Almanya’nın Yunanistan ile ilişkisi var. Ama Türkiye’nin böyle karmaşık hiçbir ilişkisi yok. Para için en iyi adres Türkiye. Son zamanlarda eksen kayması konuşuluyor evet eksenimiz kaydı. Yerimizde oturup yorgun ülkelere mal satma konusunda 100 kat daha çaba göstersek bu kadar performans sergileyemezdik. Ama burada neler oldu? Vizeler kalktı, serbest ticaret anlaşmaları yapıldı. Alternatif pazarlar konusunda çalışmalar oldu. Türkiye gelişmekte olan ülkelere ihracat yaparak kayıplarını karşıladı. Türkiye zor dönemi çok iyi bir şekilde atlattı.” Şampiyonların ligine Londra’dan adım attı Anahtar cümleyi sohbetimizin hemen başında veriyor: “Kendimi hep karşımdakinin yerine koyarım.” Anahtarı kullanıyorum... Bundan 7 yıl önce Londra’daki otelin lobisinde dünya giyim sektörünün en büyük oyuncularını ikna etmeye çalışan Süleyman Orakçıoğlu’nun yerine koyuyorum kendimi. Filmin mutlu sonunu biliyorum. Ama yine de gerilerek dinliyorum... “Biz Türkiye’de iyi bir markayız, ama şampiyonlar liginde olmak lazım. Londra’da bu işin büyük oyuncularıyla birlikte oturunca ‘Ya Süleyman bir İngiliz, bir İtalyan neden Türk markasını alsın?” diye sordular. Ben de dünyanın yeni bir heyecan aradığını anlattım. Bu heyecanı da yeni markaların vereceğini söyledim. Damat’ın heyecanını paylaştılar. Markanın gücünü sizden daha iyi anlıyorlar. Kaliteyi görüyorlar. Bizim Türkiye dışına çıkmamız böyle oldu. Şampiyonlar ligine o otelin lobisinden adım attık.” O günler çok geride kaldı Süleyman Orakçıoğlu için. Uzaklara gitti ve başardı. 10 milyon liraya fabrika açacak 500 kişi alacak Dünyanın her yerine mağaza açan Orka Grubu’nun yatırım da yapıyor olması gerekirdi. Değilse bile benim gönlüm böyle istiyor. Giresun’da bir fabrikası var Orakçıoğlu’nun. Hem de büyük ölçekli bir fabrika. Ama olsun, yine de “Yeni bir fabrika düşünüyor musun? diye sordum. Yakalanmış gibi güldü... Ve sonra anlattı: “Bunu bir basın toplantısıyla açıklayacaktım. Ama sordun diye önce sana anlatıyorum. Giresun’da yeni bir fabrika daha kuruyoruz. 10 milyon liralık bir yatırım olacak. Tamamlandığında 500 kişi çalışacak. 2011 ve 2012 yılına yayılacak bir yatırım. İnsanlara iş vermek hoşuma gidiyor.” Damat’ın performansı çok iyi Damat Tween’i dünya markası yapmayı başaran Süleyman Orakçıoğlu, Orka Grubu’nun bu yılki performansından çok memnun. Hedefleri yakalamış olmanın rahatlığıyla anlatıyor: “Ekim ayında hedeflerimizi yakaladık. 150 milyon liralık ciroya ulaştık. Hem yurt içinde, hem yurt dışında agresif olduk. Bu yılki performansımızı 2011 yılında da sürdürmek istiyoruz. Bu yıl yüzde 40 büyüdük. 2011 yılında ciromuzu 200 milyon dolara yükseltmek istiyoruz. Yıl sonunu 170 mağazayla tamamlayacağız. Bunun 48 mağazasını yurt dışındakiler oluşturacak.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT