BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Dünya çapında üniversitelere kayıt yaptıran kadın sayısı son 20 yılda arttı. Ancak bu artış kadının yaşadığı ülkeye ve almak istediği eğitime göre oldukça farklılık gösteriyor. Acaba dünya üniversitelerindeki kadın öğrenci oranı nedir?



1. Küresel Test Yüksek öğretimde kadının yükselişi Dünya çapında üniversitelere kayıt yaptıran kadın sayısı son 20 yılda arttı. Ancak bu artış kadının yaşadığı ülkeye ve almak istediği eğitime göre oldukça farklılık gösteriyor. Acaba dünya üniversitelerindeki kadın öğrenci oranı nedir? A. Yüzde 40 B. Yüzde 46 C. Yüzde 51 D. Yüzde 54 A. YÜZDE 40. YANLIŞ. UNESCO verilerine göre yüzde 40’la aşağı Sahra bölgesi dünyada üniversite öğrencileri içerisinde kadın oranının en düşük olduğu yer. Bu düşük orana rağmen bölgedeki kadın öğrenci sayısı 1990 yılındaki yüzde 32’ye göre artış gösterdi. Ancak, Benin, Çad, Kongo, Eritre, Gambiya ve Gine-Bissau üniversitelerindeki kadın öğrenci oranı yüzde 20 ve altında. Güney ve Batı Asya bölgesi ise aşağı Sahra’dan sadece 1 puan daha iyi, kadınların üniversitelerdeki oranı yüzde 41. B. YÜZDE 46. YANLIŞ. 1990 yılında üniversiteye kayıt olanların yüzde 46’sı kadındı. Günümüzde üniversite öğrencilerinin yaklaşık yüzde 46’sı kadın olan ülkeler ise Japonya, Pakistan ve Sudan. İlginç olan Çin üniversitelerindeki kadın oranının yüzde 48’le Japonya’dan fazla olması. C. YÜZDE 51. DOĞRU. En son verilere göre dünya çapındaki üniversitelerde ortalama kadın oranı yüzde 51. Üniversite eğitimi alan kadınların oranı, küresel nüfusa oranlarını geçmiş durumda. Dünyada her 101.7 erkeğe karşın 100 kadın var. Yüksek öğretimdeki kadın oranının dünya ortalaması olan yüzde 51’le aynı olduğu ülkeler Libya, Venezuela ve Hollanda. Kadınlar özellikle eğitim, sağlık ve refah, sanat ve sosyal bilimleri tercih ediyor. Erkeklerin kadınları geçtiği alanlar ise bilim, mühendislik, üretim ve tarım. Ancak bütün bu tabloda bazı sürprizler de bulunuyor. Mesela Bahreyn ve Suudi Arabistan’da bilim öğrencilerinin sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 59’u kadın. Bu yüksek oranların kısmi sebebi ise bu ülkelerdeki erkeklerin yurt dışı eğitimi tercih etmeleri. D. YÜZDE 54. YANLIŞ. Latin Amerika ve Karayiplerde yüksek öğretime kayıt yaptıranların yüzde 54’ünü kadınlar oluşturuyor. Kuzey Amerika ve Avrupa’da da kadın oranı aynı şekilde yüksek. Üniversiteye kayıt yaptıranlar içerisinde kadın oranı ABD ve İngiltere’de yüzde 57, Brezilya’da yüzde 56 ve Fransa’da yüzde 55. Bu oranın oldukça düşük olduğu yerler ise Hindistan (yüzde 40) ve Güney Kore (yüzde 38). 2. İlginç Rakamlar 1- 1840’dan önce, 2000 yıl boyunca Çin ekonomisi dünyanın en büyük birinci ya da ikinci ekonomisiydi. (Çin’de İş Yapmak) 2- 2010’un sonunda gelişmiş ülkelerdeki nüfusun yüzde 71’inin, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 21’inin internette olması bekleniyor. (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) 3- 7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun çoğunluğu 57 milyon farkla erkek. Çin, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş erkek nüfusunun özellikle yüksek olduğu yerler. (BM Nüfus Birimi) 4- Fidel Castro başkanlığı süresince bütün dünyayı dolaşmıştı. Kardeşi Raul Castro ise sadece bir defa ABD’de 24 saat geçirdi ve başka bir yere neredeyse hiç gitmedi. (Financial Times) 5- Amazon artık basılı kitaptan çok elektronik kitap satıyor. (Wall Street Journal) 6- Ocak 2010’da Şili Devlet Başkanı seçilen Sebastian Pinera ülkenin en zengin üçüncü kişisi. (Charlie Rose Show) 7- İnsanlar Facebook’ta her ay 2.5 milyar fotoğraf paylaşıyor. (The Economist) 8- ABD Merkez Bankası eski Başkanı Alan Greenspan doktorasını ancak alabildi. Tez olarak, yazdığı makalelerden bazılarını sundu. (Hirsh: Capital Offense) 9- Android’in cep telefonu pazarındaki payı 2009’daki yüzde 3.9’dan 2010’da yüzde 17.7’ye çıkarak Apple’ı geçti. (Gartner) 10- Muz silikon içerir. (Bloomberg Businessweek) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma LIu XIaobo ile Çin’deki demokrasi üzerine... Nobel Barış Ödülü’nün Çinli muhalif Liu Xiaobo’ya verilmesi, Çin’deki siyasi özgürlüğün eksikliğine dikkat çekti. 2009 yılında 11 yıl hapse mahkum edilen Xiaobo, 10 Aralık’taki törende ödülünü almaya gidemedi. Bu bölümde Liu Xiaobo’nun Çin’deki demokrasi için umutlar üzerine düşüncelerini sunuyoruz. 1- Çin’deki mevcut durumu nasıl tarif edersiniz? Dejenere olmuş despot imparatorluk geleneği, paraya tapınma ve can çekişen komünist diktatörlük, vahşi kapitalizmin en kötü şekline dönüştü. (Xiaobo: Çin Komünist Partisi diktatörlüğünün birçok yönü, 2006) 2- Çinli devlet yetkilileri ne kadar temiz ve sadık? Rahat bir hayat vaadi ile satın alınan sadakat ruhu, en derinlerine kadar çürüdü. Kâr etmeyi her şeyin üstünde tutan yetkililerden temiz olan neredeyse yok. Temiz bir kuruş yok, samimi bir kelime yok. (Xiaobo: Çin Komünist Partisi diktatörlüğünün birçok yönü, 2006) 3- Ama hükümet yolsuzlukla savaşmak için tedbir almıyor mu? Çin Komünist Partisi tarafından kullanılan bütün bu hileler, diktatörlerin güçlerini son haddine kadar zorladıkları derme çatma tedbirlerdir, ancak zaten sayısız çatlakları olan bu diktatör yapının dayanmasının hiçbir yolu yok. (Xiaobo: Çin Komünist Partisi diktatörlüğünün birçok yönü, 2006) 4- Çin’de ne zaman iyi bir şey yapıldı? Çin’in konjonktürel hanedan tarihi boyunca her yeni hanedanın başlangıcında büyük ve güçlü bir imparatorluk iyi niyetiyle hareket edilmişti, bir önceki rejimin her şeyini geride bırakarak. (Xiaobo: Acaba Çin Halkı sadece Parti tarafından yürütülen demokrasiyi mi hak ediyor?, 2006) 5- Başka ne zaman? Ya da bir saltanatın krizle geçen son yıllarında - ve hiç bir zaman toplumun iyiliği için yapılmadı; politik gereklilikten, politik gücü birleştirmek ya da sürdürmek ya da rejimi kurtarmak için yapıldı. (Xiaobo: Acaba Çin Halkı sadece Parti tarafından yürütülen demokrasiyi mi hak ediyor?, 2006) 6- Çinli yurttaşlarınız hakkında ne düşünüyorsunuz? Yurttaşlarımız hâlâ yetişkin bakımına muhtaç bebekler gibi, sadece bilge birinin gelip onları yönetmesini bekliyor. (Xiaobo: Acaba Çin Halkı sadece Parti tarafından yürütülen demokrasiyi mi hak ediyor?, 2006) 7- Çin için en büyük korkunuz nedir? Acaba Çin halkı gerçekten hiç büyümeyecek, karakterleri sonsuza kadar bozulmuş, zayıf ve sadece dizlerinin üzerine çöküp imparatorluğun merhameti için yalvaracak yapıdalar mı? (Xiaobo: Acaba Çin Halkı sadece Parti tarafından yürütülen demokrasiyi mi hak ediyor?, 2006) 8- İnsanın en önemli parçalarından biri nedir? İnsanlar sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da mevcuttur. Bir ahlak anlayışına sahip olmanın temeli insan olma onurudur. (Xiaobo: Toplumu değiştirerek rejimi değiştirmek, 2006) 9- Kendi stratejinizi nasıl tanımlarsınız? Şiddetsiz direnişin en iyi tarafı; kişi zulümle ve onun sonucu acı ile karşılaşsa bile, nefrete sevgi ile, ön yargıya toleransla, kibre tevazu ile, aşağılamaya saygınlık ile ve şiddete müzakere ile karşılık veriyor. (Xiaobo: Toplumu değiştirerek rejimi değiştirmek, 2006) 10- Son olarak, şiddetsizliğin nihai hedefi nedir? Mütevazı ve onurlu bir sevgiye sahip olan mağdur, kendisini mağdur edeni akıl, barış ve şefkat kurallarına dönmek için davet etme inisiyatifini eline alır, böylece bir zulmü başkasıyla değiştirmek kısır döngüsü aşılabilir. (Xiaobo: Toplumu değiştirerek rejimi değiştirmek, 2006) Editörün Notu: Buradaki iktibasların tamamı MercatorNet’in 11 Ekim 2010’da Liu Xiaobo’nun denemeleri üzerine yayınladığı makaleden yapılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT