BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Keşmirli ne suç işledi ki uluslararası toplum onlarla ilgilenmiyor?

Keşmirli ne suç işledi ki uluslararası toplum onlarla ilgilenmiyor?

Keşmir, toprak ve nüfusunun birkısmı Çin’de birkısmı Hindistan’da birkısmı da Pakistan’da kalmış bir memeleket. Tarihte Türkler, Babürlüler ve İngilizler tarafından idare edilmiş.



Keşmir, toprak ve nüfusunun birkısmı Çin’de birkısmı Hindistan’da birkısmı da Pakistan’da kalmış bir memeleket. Tarihte Türkler, Babürlüler ve İngilizler tarafından idare edilmiş. İngiltere’nin sömürüp de terk ettiğini söyleyerek çıktığı bir tek yer yoktur ki orada kavga ve kördüğüm meydana gelmesin. Bunlardan biri Kıbrıs’sa diğeri de Keşmir. İngilizler, Keşmir’i 1846’da 7.5 milyon rubleye Keşmir racasına sattılar. Hindistan ve Pakistan tek devlet iken Keşmir 557 Racalıktan biri imiş. 1947’de Hindistan ve Pakistan devletleri kurulurken bu racalıklarda plebisit yapılması ve halk nereyi tercih ederse o devlete iltihak edilmesi kararına varılmış. Ancak, bu karar Hindistan tarafında hiç uygulanmamış. Ve sözde bir iddiaya göre Raca adı verilen Keşmir hükümdarı Hindistan’ı davet etmiş. Hindistan da Keşmir hududundan geçerek 700 bin askerle bu ülkeyi işgal etmiştir. Keşmir’in toplam nüfusu 13 milyondur. Toprak bakımından 113 hür devletten daha büyüktür. 1 Milyon Keşmirli Çin tarafında yaşamaktadır. Pakistan tarafındaki Keşmir’e Âzad Keşmir denmektedir. Nüfusu 3 milyondur. Hindistan’ın işgal ve ilhak ettiği Keşmir’in ismi Jamu Keşmir’dir. 9 Milyonla esas ağırlık buradadır. Keşmir denirken kasdedilen yerdir. Hindistan’ın işgali üzerine Pakistan-Hindistan savaşı çıktı. Hindistan yenilmek üzere iken BM’den yardım istedi. BM, Hindistan’ın plebisit vaadi üzerine ateşkesi temin etti. Fakat Hindistan sözünde durmadı. O zamandan beri tam 52 Yıldır Hindistan’la Pakistan arasında bu mesele büyük bir ihtilaf olarak devam edip gitmekte. İgal olurken Keşmir’in yüzde 82.5’i Müslüman iken bu nisbet bugün yüzde 64’e düşmüştür. Çünkü Keşmir’de akla hafsalaya sığmaz zulümler işlenmektedir: Sistemli olarak Keşmirlilerin üzerine gidilerek sindirilmektedirler. Basın susturulmuştur. Siyasî , sosyal ve ibadet maksatlı toplantılar, konuşma, yazma, seyahat ve haberleşme hürriyeti yok edilmiştir. Hareket serbestisi kalmamıştır. Çocuklarının gözü önünde anaların ırzına geçilmektedir. Ayrıca sistemli ırza geçmeler olmaktadır. Bir düğün alayı durdurularak damat ve erkekler katledildikten sonra gelin ve diğer kadınların ırzına geçilmiştir. Şiddet ihtiva eden kanunlar çıkartılmıştır. Herhangi bir Hindli askerin sadece şüphe üzerine Keşmirlileri nezarete alma hakkı vardır. 86-94 Yılları arasında 7 bine yakın Keşmirli şehîd edilmiştir. ‘90’lı yıllardan sonra kanunlar ve şartlar daha da kötüleşmiştir. İki yüz okulu olan bir eğitimci ile hocalar bir odaya kapatılarak diri diri yakılmıştır. Halen kamplarda 3 bin Keşmirli esir bulunmaktadır. Gazetecilerle, insan hakları kuruluşları Keşmir’e sokulmamaktadır. Pakistan Hindistan’la ikili diyaloğa giderek ihtilafı çözmek istediğinde Hindistan Keşmir’de halli gereken bir mesele olmadığını iddia ederek bu talebi geri çevirmektedir. Onun için Pakistan Türkiye’den arabulucu olmasını beklemektedir Keşmir, dünyaya sesini duyuramamaktadır. Keşmir ve Pakistan 21.4. 1948 tarihli Birleşmiş Milletler kararı gereği self determinasyona uyulmasını ve plebisite müsaade edilmesini istemektedir. Kapitalist dünya, Hindistan’ı büyük bir pazar olarak gördüğünden üzerine gitmemektedir. Oysa 1 Milyarlık Hindistan’la 140 milyonluk Pakistan’ın her ikisi de nükleer silaha sahip. Hindistan son olarak savunma sanayii bütçesini yüzde 28 arttırdı... Peki, Hindistan niçin Keşmir konusunda böylesine inatçı, bir ihtilafı neden yarım asırdan fazla bir zamandır devam ettiriyor? İşte stratejik, fakat sürpriz bir bilgi: Hindistan, Keşmir koridoru ile Ortaasya’ya açılmakta. Böylece... Keşmir, Kıbrıs kadar Türkiye’nin meselesi. Ortaasya’ya giren bir Hindistan’la Türkiye’nin menfaatleri çatışacaktır. Bunun için de Rusya ve Japonya ile işbirliğine gitmektedir. Bütün bu bilgiler dün İstanbul Hilton’da yapılan Güney Asya Barış Perspektifinde Keşmir Meselesi konulu seminerden. Pakistanlılar, onu sordular... -Keşmirli ne suç işledi ki uluslararası toplum onunla ilgilenmiyor? Doğru değil mi, bir Keşmirli gelinin, ananın, çocuğun batı denizlerindeki bir balina kadar olsun kıymeti yok mu? Ayrıca Pakistanlılar Ecevit’e de gönül koyuyorlar. Bir soruları daha var: -Türk Başbakanı Hindistan’a giderken İslamabad’da bir yorgunluk kahvemizi içemez miydi? Seminer, seviyeli konuşmacıları, doyurucu bilgiler ve dikkatli dinleyicileri ile harika idi. Bir soru da bizden: -Bu seminer bir basket maçı kadar olsun seyirciyi alakadar etmez miydi? TV’ler niçin naklen yayın yapmadı?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT