BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehit aileleri

Şehit aileleri

Yirminci asrın son çeyreğinde Türkiye bir defa daha ateşle imtihan oldu... Binlerce fidan kırıldı... Milyonlarca insanın kalbi sancılarla doldu... Bu arada da milyarlarca dolar toprağa gömüldü...



Yirminci asrın son çeyreğinde Türkiye bir defa daha ateşle imtihan oldu... Binlerce fidan kırıldı... Milyonlarca insanın kalbi sancılarla doldu... Bu arada da milyarlarca dolar toprağa gömüldü... Bu ifadelerde hep geçmiş zaman kullandık. Ancak mesele daha bitmemiştir. Bölgenin ufuneti geçmemiştir. Bazı kimselerin başlarını kuma sokarak yaptıkları açıklamaların, gerçekleri yansıtmadığı şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Güçlerinin üzerlerine düşen görevleri; hatta fazlasını dahi yaptığını biliyoruz. Ne var ki bu yara sadece taktik başarılarla tedavi edilemez. Topyekun bir mücadele yapılması gerekirken, sadece askeri başarılarla yetinilmesi görüldüğü gibi yan etkiler doğurmuştur. PKK, Hizbulvahşet ve diğer terör örgütlerinin gerçek hedeflerini engellemeye dönük bir “tedbirler paketi”, bugün her zamankinden daha çok gereklidir. Yuvarlak ve günü kurtarmaya dönük açıklamaların bölgeye ve ülkeye faydası olmadığı anlaşılmalı kalıcı tedbirler geliştirilmelidir. Ayrılıkçı hareketlerin çeyrek asırdan da uzun bir dönemden beri saçtıkları nifak tohumları giderek yeşermektedir. Ayrıkotu misali yayılan ve kaynaklarımızı kurutan bu fesat merkezlerine karşı sağlanan başarılar; askeri sahadan çıkarılarak sosyo-politik alanlarda da yaygınlaştırılmalıdır. Dün PKK’nın dağlarda silâhla yapmak istediklerini, bugün HADEP şehirlerde hem daha ucuza, hem de daha yaygın bir şekilde ifa etmeye çalışmaktadır. Irkçı düşüncelerin egemen olduğu çözüm ve tekliflerin Türkiye’ye hiçbirşey kazandırmadığı ortadadır!... “Türk-Kürt” kardeşliği Türküleri çağırmakla sonuç elde edilemediği meydandadır!... Bu gidiş ve anlayış, sadece üniter devlet yapısı değil; asırlardır birlikte olmanın gurur ve başarılarını yaşayan milletimizde de bölünmelere sebep olacaktır. Millet tanımları içinde yeralan herhangi birini esas alıp, üzerinde topyekun çalışılmadıkça bu nifak sönmez. Şayet dil, din, düşünce, tarih ve kültür birliğinden hareket edilmezse (ki şimdiye kadar edilememiştir) bölücülük konusunda kalıcı bir mesafe alınmayacaktır. Bölgedeki bütün faaliyetlere şüphe ile yaklaşılması çözüm getirmez. İyisi ve kötüsüyle bölgeye sahip çıkılmalıdır. Hele tuzu kuru Avrupalıların binlerce mil uzaktan yapmış oldukları değerlendirmeler bize ilâç olmaktan uzaktır. Son olarak Lüksemburg’lu bayan Bakan’ın davranışları konuya yabancı olan Avrupa’nın meseleye bakış açısını gayet iyi yansıtmaktadır. Davul zurnayla girilen Avrupa Birliği sürecinin ne gibi fedakârlıklarla gerçekleştirilebileceği şimdi daha da iyi anlaşılmıştır. Dün milleti ayağa kaldırıp sokağa dökenler bugün “İdam cezası kalkmalıdır!” derlerse inandırıcı olamazlar. Millet özü sözü doğru, yiğit yöneticiler istemektedir. “Dün, dündür” felsefesi ile meselelerin çözümlenemeyeceği bilinmelidir. Bunca mesele ve dert arasında koalisyon partileri ve hatta parlamentonun kilitlendiği Çankaya meselesi gerçekten zaman israfıdır. Atı alan Üsküdar’ı geçti veya geçiyor!... Lütfen gerçekleri görerek biraz ciddi olalım. Aksi halde yirmibirinci yüzyıl da, bir öncesi gibi hüsranla sonuçlanacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT