BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sofranın gelişi çorbadan bellidir!

Sofranın gelişi çorbadan bellidir!

Yardımcı Doçent olduğum, ailede biraz adamdan sayılmaya başladığım günlerden bir gün babam rahmetli; benim sofralarda ve arkadaş toplantılarında ‘bol laf edip-bol yediğimden’ şikâyetle ‘Oğlum bazen beni utandırıyorsun, topluluklarda aşırı farfaralık yapma, aşırı da yeme, artık memur oldun, yakamazsın, sıkıntı çekersin!’ diye uyarmıştı.



Yardımcı Doçent olduğum, ailede biraz adamdan sayılmaya başladığım günlerden bir gün babam rahmetli; benim sofralarda ve arkadaş toplantılarında ‘bol laf edip-bol yediğimden’ şikâyetle ‘Oğlum bazen beni utandırıyorsun, topluluklarda aşırı farfaralık yapma, aşırı da yeme, artık memur oldun, yakamazsın, sıkıntı çekersin!’ diye uyarmıştı. Bir gün dükkâna gittiğimde bir arkadaşıyla derin sohbete daldığını gördüm, usulca arakadan yaklaşıp kereste yığınının üstüne oturdum. Anlatıyor: “Benim babam tabak Sabri idi, deri işi yapardı, mukallit, hoşsohbet bir adamdı. Dericilik en ağır sanat olduğu için iyi yerdi. Hatta düğün evlerinde önce gençler sofrasının olduğu odaya girer daveti kıramaz! çorbadan baklavaya uzanır, sonra akranlarının bulunduğu odaya girer ‘Sabri hele buyur!’ denildiğinde ‘Ben yediydim öbür sofrada’ gibilerden güya nazlanır ‘Yahu sen hoşsohbet adamsın yemek neşeyle yenir hele buyur soframız şenlensin!’ ısrarlarına güya dayanamaz o sofrada da çorbadan baklavaya girişirdi. En son yaşlıların odasında şöyle bir dolaşır ‘Sabri efendi hele buyur birkaç lokma alıver!’ tekliflerini ‘Efendim ben biraz hizmet edeyim!’ yollu geri çevirmek ister, ‘Sabri senin de yaş kemale erdi, hizmeti gençler yapsın, hele buyur!’ denilince sofraya kurulur, yine çorbadan baklavaya üçüncü turu yapardı.” Sözün burasında babamın omuzuna hafiften dokundum. Rahmetli bir an şaşırdı. Ben de lafı gediğine koyuverdim usuldan: ‘Babacığım öyle dedenin böyle torunu olur, sen bana niye kızıyorsun?’ İşte benim o ‘Debbağ Sabri’ ya da Alaşehirce ‘Tabak Sabri’ denilen dedem ‘Oğlum sofranın gelişi çorbadan belli olur, çorba çok güzelse, devamındaki yemekler de o minval üzere güzel olur, o zaman sakın çorbayla karnını doldurma. Çorba üstünkörü ise bol bol ye karnını doyur, sonra gelen yemekler çorbayı aratırsa aç kalırsın’ dermiş... CHP’nin hormonlu Kongresi’nin başında Sayın Kılıçdaroğlu yerine oturur oturmaz basın mensuplarının kravatlı oluşunu gündeme getirip magazin yapma gayretlerine kemal-i ciddiyetle ‘Arkadaşlar salonun havasının soğuk olabileceğini söyledikleri için kravat takmıştım’ diye havadan sudan söze başladığını duyunca konuşmanın gerisini pek kaale almadım. Hangi dedenin torunuyuz? Değil mi ya!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT