BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazret-i Ali’nin vasiyeti

Hazret-i Ali’nin vasiyeti

“İlmin Kapısı” olan Hazret-i Ali, şehit olmadan önce çocuklarına nasihatlerde bulundu. Bu sözler, nasihatlerin en güzelidir. Hepimiz istifade etmeliyiz...



Hulefai Raşidinin dördüncüsü, cennetle müjdelenen on kişiden bir tanesi, Sevgili Peygamberimiz aleyhisselamın damadı Hazret-i Ali radıyallahü anh, büyük bir suikasta uğramış ve ağır yaralı olarak hane-i saadetlerine nakledilmişti. Aldıkları o darbe neticesinde de şehadet mertebesine kavuştu... Şehit olmadan önce yavrularını topladı ve onlara nasihatlerde bulundu. Ancak biz Müslümanlar bu nasihatlerden istifade etmeliyiz. Çünkü bunlar hepimiz için yapılan nasihatlerdir. ALTIN NASİHATLER... “İlmin Kapısı” olan Hazret-i Ali’nin nasihatleri, nasihatlerin en güzelidir. İşte o altın nasihatler: 1. Yavrularım... Yalnız da kalsanız, insanlar arasında da bulunsanız daima Allah’tan korkunuz, takva üzere olunuz. Çünkü Rabbiniz daima sizi görür ve yaptıklarınıza şahittir. Bir bedevi zat gelir, Peygamberimiz aleyhisselama ve sorar: “Ben çok günah işledim. Benim için tövbe olur mu? Tövbe edersem Rabbim kabul eder mi?” O da “Evet. Tövbe kapısı açık. Tövbenin şartları yerine getirilirse tüm günahlar af edilir” buyurdular. Adam bu müjdeyi aldıktan sonra tekrar sorar: “Bu günahları işlediğim zaman Rabbim beni görüyor muydu? Peygamberimiz de “Evet” diye cevap verir. O da, “Eyvahhhh!..” diye feryat eder ve ruhunu teslim eder. 2. Neşeli olduğunuz zamanda da, kızgın olduğunuz zamanda da söylediğiniz sözlere dikkat ediniz. Daima hak söz söyleyiniz. İnsan kızdığı zaman ne söylediğinin farkına varamaz. Şeytanın insana en çok musallat olduğu zaman, onun kızgın olduğu zamandır. Büyük şeytan yavrularına şöyle nasihatte bulunur: “İnsanlara günah işletebilmeniz için elinizde iki büyük silah vardır. Bunu iyi kullanırsanız aldatamayacağınız insan çok azdır. Birincisi nefsanî arzularını tahrik ettiğiniz, ikincisi onları öfkelendirdiğiniz zamandır.” Bu yüzden konuştuklarınıza çok dikkat ediniz! 3. Zengin de olsanız, fakir de olsanız, israftan sakınınız. İsraf haramdır. Bir gün Sad ibni Ebu Vakkas radıyallahü anh bir nehirde abdest alır. Suyu bol gördüğü için fazla kullanır. Gerçi kullandığı su tekrar nehre akıyordu, buna rağmen Peygamberimiz aleyhisselam ona ikazda bulundu: “Niçin suyu israf ediyorsun ya Ebu Vakkas?” Basit gördüğümüz şeylerde bile çoğu zaman israf edebiliyoruz. 4. Hüküm verdiğiniz zaman karşınızdaki dostunuz da düşmanınız da olsa adil davranınız. Taraf tutmayınız. Çünkü verdiğimiz hükümlerden hesaba çekileceğiz. 5. Yavrularım. Yorgun olduğunuzda da, zindeyken de ibadetlerinizi ihmal etmeyiniz. Vakit çok kıymetlidir. Vaktinizi değerlendiriniz. Hazret-i Osman radıyallahü anh buyuruyor: “Cenab-ı Hak, size bu hayatı ve dünyayı verdi ki onunla ahiretinizi kazanasınız diye. Yoksa dört elle sarılasınız diye değil”. 6. Her halükârda Cenab-ı Hak’tan gelene razı olunuz. Size huzur ve saadet de verse, sıkıntı ve hastalık da verse kaderinize rıza gösteriniz. Biz Rabbimizden razı olursak o da bizden razı olur. Biz onu unutursak o da bizi unutur. “SONU ATEŞ İSE!..” 7. Yavrularım... Sonu cennet olan bir hayatta şer yoktur. Sonu cennet olan bir hayatta kötülük olamaz. Sonu ateş olan bir hayatın da hiçbir kıymeti yoktur. Bütün nimetler, cennet nimetlerine nispeten hiçtir. Bütün belalar da cehennem azabına nispetle afiyettir. Yanmak çok zor bir şeydir. Dünyadaki yanmak bile insanı ne kadar sıkıntıya sokar, üzer. Halbuki birkaç dakika sürer. İnsan ölünce acıyı bir daha duymaz. Ama cehennemde yanmak öyle birkaç dakikayla, saatle veya günle bitmiyor. Hem sonra cehennem ateşiyle dünyadaki ateş mukayese edilemez. 8. Kendi ayıp ve kusurlarını gören, başkalarının ayıp ve kusurlarıyla ilgilenmez. Kendi kusurlarını gidermeye çalışır. Cenab-ı Hak’ın ona verdiğine razı olan, üzüntü çekmez. “Rabbim benim kısmetimi bu kadar yaratmış, benim için bu daha hayırlıdır. O beni annemden daha çok seviyor” diyerek, teslimiyet içerisinde bulunur. Biz başkalarının ayıplarını örtersek, Rabbimiz de bizim ayıplarımızı örter. Başkalarının ayıplarını açıklayan da, aynı ayıpla hallenmeden ruhunu teslim etmez. 9. Yavrularım... Kim kibirlenirse alçalır, kim aklına güvenirse pişman olur. Çok konuşanın çok hatası olur. Bir evlada bırakılacak en güzel miras güzel ahlaktır. Güzel ahlak sahibi olan kişi kıyamette Peygamberimiz aleyhisselama en yakın kişi olacak insandır. Hazret-i Ali Efendimiz, ruhunu teslim etmeden önce bu güzel nasihatleri bize miras olarak bırakmıştır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT