BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lefter: Fenerbahçe
benim hücrelerim

Lefter: Fenerbahçe
benim hücrelerim

Doğuştan Fenerliyim. Kalbim, hatta hücrelerim bile... Ordinaryüs lakabını Emanuel isimli matbaacı verdi... Şeref Madalyası’nı satsaydım apartman alırdım...



Rahatsızlığı sebebiyle yeniden gündeme gelen Lefter, “F.Bahçe sizin için ne ifade ediyor?” sorumuzu böyle cevaplamıştı: Kalbim, damarlarım, hücrelerim, yani her tarafım. Zehra Taşçı İSTANBUL Rahatsızlığı sebebiyle yeniden gündeme gelen Türk futbolunun “Ordinaryüs” lakaplı, Rum asıllı milli futbolcusu Lefter Küçükandonyadis ile bir süre önce yaptığımız röportajımızı -bir kez daha- sunuyoruz. Bu söyleşinin sonunda Lefter’in gözlerinin bir süre Büyükada açıklarındaki bir noktaya daldığını ve “Hayat boş, ama hoş” dediğini içim sızlayarak hatırlıyorum şimdi. * F.Bahçe tutkusu ne zaman başladı? Futbola başlayışım gibi Fenerbahçeliliğimi de hatırlamıyorum. Ciddi olarak futbola başladığımda yaşım 16’ydı. 4 sene Diyarbakır’da vatan görevi yaptık. İstanbul’a döndüğümde Beşiktaş, G.Saray, F.Bahçe beni bekliyormuş. Fenerbahçe’yi tercih ettim. Doğuştan Fenerliyim galiba... Fenerbahçe benim kalbim, damarlarım, hücrelerim, yani her tarafım gibiydi. * 1951’de Türkiye, Federal Almanya ile çok önemli bir maç yapmış ve 2-1 kazanmış. O maçta inanılmaz bir futbol sergilemişsiniz. Sadece ben değil, takım olarak muhteşemdik. * O maç sizin için dönüm noktası olmuş... Evet, futbolumu beğenen Macar futbolcu Hidegkuti beni Fiorentina’ya tavsiye etmiş. Transferim de bu sayede olmuştu. * Bir sonraki kupada 1954’de Türkiye ilk defa Dünya Kupası finallerinde oynadı. Kadroda siz de vardınız. Evet, Güney Kore’yi 7-0 yenmiştik. * Federasyon tarafından verilen “Altın Şeref Madalyası”nı alan ilk futbolcu sizsiniz. 50’den fazla millî olan sporculara veriliyordu. Barajı geçen ilk futbolcuydum. Çok duygulanmıştım. Benim için bundan daha güzel bir hediye olamazdı. Madalya göstermelik bir metal değildi. Kocaman ve 24 ayar altındı. O gün satsam bir bina alırdım herhalde... * Galiba seyircinin üzerinde en çok bahis oynadığı futbolcu sizdiniz?.. Doğrudur. Hatta F.Bahçe eski başkanlarından Emin Cankurtaran da bahisçi ekipteydi. Maça çıkmadan önce bana yalvarırlardı; “Aman abi seni tutuyorum, n’olur ilk golü sen at” diyorlardı. Bu işi o kadar abartmışlar ki sadece birinci gol değil ikinci, üçüncü gol hakkında da benim üzerimden bahse giriyorlarmış. Numaralı tribünün alt kısmında tezgahlarını kurmuş bahis çeviriyorlardı. * Yurt dışında da oynadınız. İtalya ve Fransa’da oynadım. İki sene Floransa’da Vigenze’de ve Nice’de oynadım. Nice’de hem Fransa Kupasını aldık, hem de Fransa şampiyonu olmuştuk. * Türkiye’ye döndünüz ve o yılın gol kralı oldunuz. Başarının sebebi neydi? Evet, o sene gol kralı oldum. Daha önce de 2 defa gol kralı olmuştum. Yurt dışından döndüğümde bazıları “Lefter bitti” demişlerdi. Bitmediğimi herkes görmüş oldu. * Yurt dışında takım çalıştırdınız mı? Bir gün eve telefon ettiler. Güney Afrika’da bir takımı çalıştırmamı istediler. Biraz da meraktan olacak daveti kabul ettim. Uçak biletini getirdiler ama ben uçağa binmekten hiç hoşlanmıyorum. Üstelik Güney Afrika bu... Yolculuk saatler sürecek. Yinede gittik. Ancak benim topla oynamayı sevdiğimi görünce teknik direktörlük fikrinden vazgeçip oyuncu olmamı istediler. Canıma minnet... Bir sene de Johannesburg’da top koşturdum. * Futbol hayatınız ailenizi nasıl etkiledi?.. Futbola ilk başladığım yıllarda Taksimspor’da oynuyorum. Abim Panani de Beyoğluspor’da oynuyor. Bir gün iki takım karşı karşıya geldi ve maçı 4-1 aldık. 4 golü de ben atmıştım. Akşam eve gittiğimde annem içeri almadı beni; “Çabuk kaybol, abin seni öldürecek” dedi. O kadar kızmış ki... Siniri geçsin diye eve gidememiştim. Lefter hastanede 86 yaşına girdi * Lefter Küçükandonyadis 86 yaşına dün hastanede ve yoğun bakımda girdi. “Ordinaryüs’’ 22 Aralık 1925’de Büyükada’da doğmuş ama Heybeliada’da büyümüştü. Ordinaryüs lakabı nasıl verildi? Emanuel isimli bir matbaacı vardı. Basın mensuplarının yanında “Lefter’in üzerine futbolcu tanımıyorum. O, yeşil sahaların ordinaryüsü” demiş. Gazeteler sanki el birliği yapmışçasına bana bu unvanı taktılar. Seyirci de sahip çıkmış ki ordinaryüs unvanı bugüne kadar gelebildi. HER TARAFTAR SİZİ SEVİYORDU * Karşıyaka maçı öncesi bir hakem, arkadaşlarıyla iddiaya girmiş, “Lefter’i oyundan atacağım” diye... Hakem bir bankanın müdürüydü. Dediğini yaptı ve beni yok yere oyundan attı. Başım önde sahayı terk ederken bütün stat “Hakem dışarı, Lefter içeri” diye bağırıyordu. Dakikalarca süren bu protesto sonunda hakem yine inanılmaz bir şey yaptı; düdüğü başka birine verdi ve çıktı gitti. Ve ben maça döndüm. Rakip taraftar ve futbolcuların da bu tepkiye katılmaları beni çok mutlu etmişti. EN İLGİNÇ GOLÜNÜZ HANGİSİYDİ? * Ankara’da, Demirspor’la oynuyoruz. Orta yuvarlaktan bir serbest vuruş atacaktım. O mesafeden, fazla ciddiye almadan topa vurdum. Kalecinin müdahalesine rağmen top doksana gitti ve gol oldu. Güya düdük çalmadan vurmuşum hakem atışı tekrar ettirdi. Top, bir önceki pozisyonun birebir kopyasıymış gibi aynı yerden gol oldu. İnanır mısınız belki sevinemediğim yegane gol buydu. Çünkü kaleci topu tutmak isterken kafasını direğe çarpmış ve hastanelik olmuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT