BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Âlimleri hafife alma!..”

“Âlimleri hafife alma!..”

Abdullah Menûfî hazretleri buyurdu ki: “Âlimleri hafife alanların âhireti, ümerâyı hafife alanların dünyâsı, dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır.”



Abdullah Menûfî hazretleri, Mısır’da yaşamış olan evliyânın meşhûrlarındandır. 1287 (H.686) senesinde Mısır’ın Buhayra şehrinde doğdu. Sonra Menûf’a yerleşti. 1347 (H.748)’de Mısır’da vefât etti... Abdullah Menûfî hazretleri, Mısır’da birçok büyük zattan ilim öğrendi. Kuşeyrî Risâlesi ile Kâdı İyâd’ın Şifâ’sını ve Tefsîr-i Vâhidî gibi eserleri talebelerine okuturdu. “TASAVVUF, GÜZEL AHLÂKTIR” Yûsuf Nebhânî hazretleri Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ’da diyor ki: “Mısır’daki evliyâ arasında, İmâm-ı Şâfiî’den sonra en üstünü Ahmed-i Bedevî’dir. Ondan sonra Seyyidet Nefîse’dir. Sonra Şerâfeddîn-i Kürdî, sonra Abdullah Menûfî’dir.” Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: “Tasavvuf güzel ahlâktır. Bu da üç kısımdır: Birincisi, Hak ile beraber olmak yâni Allahü teâlânın emirleine uymak ve bu hususta gösterişten uzak durmaktır. İkincisi halk ile beraber olmak. Bu da büyüklere karşı saygı ve edeb, küçüklere karşı şefkat, emsallere ise insaflı ve âdil davranmakla olur. Üçüncüsü nefse sâhib olmak. Bu ise nefsin boş isteklerine, hevâ, hevese ve şeytana uymamakla olur. Kim bu üç husûsu nefsinde doğru bir şekilde tatbik ederse güzel huylulardan olur.” “Kul ne ile muhabbete nâil olur?” diye sorulunca; “Allahü teâlânın evliyâsına dost olmak, düşmanlarına da düşman olmakla” buyurdu. “Kul, muhabbet makâmına, Allahü teâlânın dostlarını sevmek ve Allahü teâlâya düşman olanlara düşmanlık etmekle kavuşur.” “Kalbin Allahü teâlâdan başkasına meyletmesi, Allahü teâlânın azâbını çabuklaştırır.” SABIR VE İHLAS “Bütün işlerin netîcesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi için iki şart vardır: Sabır ve ihlâs.” “Yaptığı amellerin, kendisini Cehennem azâbından kurtarıp, Allahü teâlânın rızâsına kavuşturacağını zanneden kimse, büyük hatâ etmiştir. Allahü teâlânın fadlı ve ihsânı ile kurtulabileceğini düşünen kimseyi, Allahü teâlâ rızâ makamlarının en sonuna ulaştırır. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde Yûnus sûresi 58. âyet-i kerîmesinde meâlen buyurdu ki: “De ki: Allahü teâlânın ihsânı ve rahmetiyle, işte yalnız bunlarla ferahlansınlar. Bu, onların toplamakta olduklarından (dünya menfaatinden) daha hayırlıdır.” Abdullah Menûfî hazretleri vefât ederken bedeninden etrafa güzel kokular yayıldığını orada bulunanlar hepsi hissettiler. Son söz olarak buyurdu ki: “Âlimleri hafife alanların âhireti, ümerâyı hafife alanların dünyâsı, dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT