BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kürt açılımı

Kürt açılımı

Dünkü yazımda Öcalan-PKK kafasına göre Büyük Kürdistan’ın nasıl kurulacağını anlatmıştım.



Dünkü yazımda Öcalan-PKK kafasına göre Büyük Kürdistan’ın nasıl kurulacağını anlatmıştım. Bu projeye Türkiye’nin karşı projesi ise şöyledir: PKK’ya İnsan bu âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar deyip tek ilçemizi bile vermek şöyle dursun, otonomi tanımayacağımız için, Kürt açılımını ertelemektir. Halbuki, Avrupa Birliği ölçütleri içinde Kürt açılımına -haddim olmayarak- bendeniz bile katılmıştım. Türkiye açılıma hazırdı, başladı. Epey de şey gerçekleştirildi. Kürtçe’nin özel sektörün açacağı kurslarda öğretilmesi, üniversitelerimizde incelenmesi, TV, radyo, gazete, kitap ile canlı tutulması, tiyatro ve müzikte kullanılması epey şeydir. Ama Öcalan partisi, devlet okullarında Kürtçe diye tutturdu. Okullarımızda seçmeli ders olması bile mümkün değilken gürültü çıkardı. Bilakis Türkiye Cumhuriyeti, istisnasız bütün çocuklarımızı Türkçe öğretimle ilköğretimden geçirmekle mükelleftir. Resmen azınlık kabûl edilen Hristiyan vatandaşlarımıza da Türkçe öğretmekle yükümlüdür. Lozan ve diğer anlaşmalara göre karşılıklılık şeklinde Hristiyan azınlıklarımız kendi dillerinde okul açıp öğretim yaparlar. Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Bulgarlar, Süryâniler, bu statüdedir. Ana dili Türkçe olmayan hiçbir Müslüman için böyle bir ayrıcalık asla tanınmamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda da 3 kıt’a üzerinde bulunmasına rağmen her çağda tek resmî dil Türkçe idi ki 1876 ve 1908 anayasalarında bu husus ve yasama meclislerinde tek müzakere dili olduğu tekrarlanmıştır. Nasıl Amerika’da İngilizce, Fransa’da Fransızca, Almanya’da Almanca tek resmî dil ise, Türkiye’de de Türkçe öğrenmekten başka çare yoktur. Birleşik Amerika’da on milyonlarca vatandaşın ana dili İspanyolca olmasına rağmen yargıda, poliste, benzer yerlerde İspanyolca konuşmaya kalkın, işiniz görülmez (üstelik Birleşik Amerika’da öğrenimde yabancı dil dersinde büyük bir dünya dili olan İspanyolca ilk sırada, Fransızca 2.’dir). Bizde 500 yıl önce Türkçe bilmeyen devlette görev alamazdı. 500 yıl sonra da alamayacaktır. Ama istisnasız bütün büyük ve yerel, hattâ artık hiç konuşulmayan dillerin serbest öğrenimi sürecektir. Kürtçe’ye özel haklar verilirse, çeşitli ana dilleri olan Müslüman halkımız da aynısını istediği takdirde Türkiye, çıldırmışlar diyârına döner. Ancak Türkçe’yi bilmeyen, Türkçe öğretemediğimiz vatandaşın tercüman aracılığı ile işlerini yürütmek hakkı vardır. Kürt açılımının sınırları budur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT