BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zorla para vermiyoruz

Zorla para vermiyoruz

Taksitli borçlanmanın abartılmaması gerektiğini söyleyen İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “Herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Finansörler ve satıcılar da dikkatli olmalı” dedi



Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, taksitli borçlanma konusunda tüketicileri uyardı. Özince, kredi kartına taksitli borçlanmanın abartılmasının mikro ve makro düzeyde sıkıntılara yol açabileceğini belirterek “Herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Kimse kimseye zorla borç vermiyor” dedi. Özince, sorunlu kredilerin azaldığını, değişen sistemin artık tüm bankaları rekabet yarışında da daha kaliteli müşteriyle çalışmaya yönelttiğini ifade etti. Bir birim sorunlu krediye karşı, 8 kat sorunsuz kredi verme imkânından mahrum kalındığını belirten Ersin Özince, “Bu nedenle mümkün olduğunca sorunsuza yönelmek durumundayız. Biz İş Bankası olarak, kredi verirken kriterleri yüksek tutuyoruz” diye konuştu. vERESİYE EKMEK VERMEYELİM Mİ YANİ? Taksitli ve kredi kartına uzun vadede yapılan satışlara da değinen Özince, şöyle devam etti: “Kredili satışlarla hane halkının borçlanması çok hızlı artarsa bunun yapacağı borçluluk mikro ve makro düzeyde sıkıntılar oluşturur. Bir iş abartıldığında sıkıntı oluyor. Bizde problem, ayağını yorganına göre uzatmamak. Kimse kimseye zorla borç vermiyor, herkes kendi hesabını bilmek zorunda. Biz kalkıp da veresiye defteri yazdıran adama ekmek vermeyelim mi yani. Tüketici ödeyebileceği borcun altına girmeli. Finansörler ve mal satanlar da kendi tecrübeleriyle bu işleri iyi idare etmeli.” Bankacılık sektörüne yabancıların girmesiyle rekabetin iyice kızıştığına da dikkat çeken Ersin Özince, “İş Bankası gibi tamamen yerli sermayeye dayanan bankaların her zaman olması gerekir. Yani bankacılık sektörü, geçmişte ‘yapamazlar’ dediklerini en iyi şekilde yerine getiriyor. Dünyada bankacılığı düzgün yapan sayılı uluslardan olduk” ifadelerini kullandı. Son yıllarda bankaların elde ettiği kârların sürekli gündeme getirildiğini dile getiren Özince, “Oysa, ülkemiz gibi büyüyen bir ekonomide yegâne kârlı sektör bankacılık değil. Örneğin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda imalat sanayinde iş yapan şirketlerin bizim hesaplarımıza göre geçen sene yüzde 64 civarında kâr artışı var. Yani bankacılıktan daha kârlı sektörler var” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT