BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyaca bilinen bir turizm merkezine böyle bir yol yakışır mı?

Dünyaca bilinen bir turizm merkezine böyle bir yol yakışır mı?

Saklıkent, Antalya’ya 55 km mesafede, üstelik Antalya’nın kış turizm merkezi olarak bilinmektedir.



Saklıkent, Antalya’ya 55 km mesafede, üstelik Antalya’nın kış turizm merkezi olarak bilinmektedir. Eskiden var olan yayla evlerine ek olarak yapılan oteller, Antalya’nın turistik bültenlerinde Saklıkent’in adının geçmesi, ilimizin daha geniş çapta tanınmasına neden olmuştur. Bunun yanı sıra Pozan Dağı (2774 m), Bakırtepe (2547 m), Saklıdoruk (2503 m), Alabelen (2422 m), Tunçdağı (2651 m), Kızlar Dağı (1578 m), Katran Dağı (1480 m), Kocadağ (1640 m) gibi dağlara ulaşmak için de Saklıkent’i Antalya’ya bağlayan yol kullanılmaktadır. YOLDA ÇUKUR OLUŞTU Antalya’daki dağcılık kulüpleriyle arama-kurtarma derneklerine üye binlerce dağcı, özel oto veya minibüslerle bu yoldan dağlara ulaşmaktadırlar. Kısaca söylemek gerekirse, Antalya-Saklıkent oto yolu, yapılış itibarıyla tamamen Saklıkent sakinlerinin evlerine ulaşmaları için ve tur minibüsleri turist ve dağcı taşısın diye yapılmış, asfalt kalitesi ve genişliği ona göre düzenlenmiştir. Ancak, gerek 2010 Eylül, gerekse de 2010 Ekiminde bu yolu kullanıp yukarıda adını saydığım dağlara çıkmaya giderken, yolda meydana gelen delik deşik oluşumları görmem, üzülmeme sebep olmuştur. Belki düzelir diye beklememe rağmen, düzelme yoktur. En son, 19 Aralık 2010’da Kızlar Dağı’na çıkmak için bu yolu kullanırken, çukurların daha da çoğaldığına şahit olmuş durumdayım. ACİL OLARAK BAKIM YAPILSIN Yaptığım küçük soruşturmalar sonucu öğrendiklerim, yolda taş ve odun taşıyan ağır yük kamyonlarının sürüm yaptıkları üstünde yoğunlaşmıştır. Çevrede yapılmış ağaç kesimleri, taş ve mermer ocaklarının varlığı bu görüşü doğrular niteliktedir. Yolun onarımının ivedilikle yapılması, eğer ağır yük kamyonları da yolu kullanacaksa yolun kalitesinin ona göre ayarlanması gerekmektedir. Dünya Kenti olarak tanıttığımız Antalya’nın, böylesi bir turistik merkezinin yolunun da ona göre bakımlı olmasının gerektiği düşüncesindeyim. Kemal Güneş (Dağcılık Federasyonu Antalya Eski İl Temsilcisi) İzmir Yolu ‘ölüm yolu’ olmuştur Gün geçmiyor ki bir yakınımızı trafik kazası sonucu kaybetmeyelim. Adı artık ölüm yoluna çıkmış olan İzmir Yolu’nda, çocuklarımızı, dostlarımızı ve arkadaşlarımızı kaybediyoruz. Yüzüncüyıl, Ertuğrul, Özlüce ve Altınşehir Mahalleleri’nde oturan 35.800 yurttaşımız büyük bir tehdit altındadır. Her gün hem sabahları işe, okula, çarşıya giderken hem de akşamları dönerken binbir türlü cambazlıklarla İzmir-Bursa Yolu’nu geçmek ve ölmeden eve dönme mücadelesi etmektedirler. Bölgeye üst geçit yapılarak trafik kazaları önlenemez. Bu bir pansuman tedbirdir. Bu kazalar önlenmek isteniyorsa; Bursa-İzmir Devlet Karayolu güzergâhı üzerinde hareket eden bütün toplu taşıma araçları güzergâhları kaldırılmalı, bunlar Altınşehir-Ertuğrul-Yüzüncüyıl güzergâhı ile Ürünlü-Küçük Sanayi-Alaattinbey-Beşevler güzergâhı üzerinden, mahalle içinden geçerek çalışacak hale getirilmelidir. Böylelikle, Görükle veya Bursa yönüne gitmek isteyen vatandaşlar Bursa-İzmir-Bursa Karayoluna çıkmak zorunda kalmayacaklardır. Başka geçiş alternatifi olmayan hatlar için bu bölümde yer alan otobüs duraklarının, uygun üst geçitlerin bulunduğu yerler dışında kalanların kaldırılması gereklidir. Bursa-İzmir Devlet Karayolu üzerinden karşıdan karşıya geçiş, sadece üst geçitler kullanılarak yapılmalı ve yoldaki orta refüje güvenlik sağlayıcı bariyer düzenlemesi yapılmalıdır. Bursa-İzmir Devlet Karayolu’na bağlanan 25 adet tali yol giriş-çıkışı kapatılmalı ve tali yollar birleştirilerek anayola girişler azaltılmalıdır. BursaRay hattına paralel işleyen güzergâhlarda çalışan lastik tekerlekli yolcu taşıma sistemleri, BursaRay ile bir bütünlük içinde düzenlenmelidir. Bursa-İzmir Devlet Karayolunda başka canlarımızın yitirilmesini istemiyor, bu konuda sorumlu olanları göreve çağırıyoruz. Mehmet Kartal-BURSA Bu haksızlıklara neden bir türlü son verilmez? Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek, 3 Kasım 2009 tarihinde aşağıdaki 3 konuyu gündeme getirmiştir. 1. Memuriyette sicil notlarının kaldırılması, 2. Uzman Maaşlarının eşitlenmesi, 3. Özel sektörden hükümete görevli transferi. 1.5 yıla yakın sürede yapılan çalışmalar sonucu, ilk iki madde gündemdeki Torba Yasa Tasarısı içerisine önce alınmış, bugün muhalefet, dernekler ve bürokrasi bahane gösterilerek, görüşmelerde çıkarılmış durumdadır. Uzman maaşlarındaki eşitsizlik neden ve nasıl oluşmuştur, araştırılmalıdır. Seneler içerisinde hiç kimsenin ruhu duymadan bazı kurumlar kendi personellerine ayrıcalık tanımış ve aynı okullardan mezun, aynı işi yapan farklı kurumlardaki uzmanların maaşları arasında uçurum oluşmuştur. Bugün kamuda çalışan ve düşük ücretler alan uzmanlar, devletin klasik memur anlayışını ciddi şekilde değiştirmiştir. 6 aşamalı bir sınavdan geçerek, Çevre ve Orman Bakanlığı’nda çalışan bir uzman olarak, yabancı dil seviyesi ve teknik altyapıları ile kurumun yükünü bu çalışanların üstlendiğini kesinlikle söyleyebilirim. Ne var ki, arkadaşlarımız teker teker kurumdan uzaklaşmakta, kendilerine özel sektörde fırsatlar aramaktadırlar. Bu da devlet çalışanlarının kalitesini ciddi şekilde düşürmektedir. 2 yıldır ara ara Bakanların dile getirdiği bu düzenlemenin, neden bir türlü hayata geçirilemediğini ve genç insanların duyguları ile niçin oynandığını anlamış değiliz. M. A. (Uzman) > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT