BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Dünya çapında giderek daha çok insan internet kullanıyor. Ancak interneti gerek evde, gerek işte, gerekse başka yerlerde kullananların sayısı bölgelere göre çok büyük farklılık gösteriyor. Acaba aşağıdaki şıklardan hangisinde internet kullanım oranı en yüksek?



1. Küresel Test Kim online? Dünya çapında giderek daha çok insan internet kullanıyor. Ancak interneti gerek evde, gerek işte, gerekse başka yerlerde kullananların sayısı bölgelere göre çok büyük farklılık gösteriyor. Acaba aşağıdaki şıklardan hangisinde internet kullanım oranı en yüksek? A. Avrupa B. ABD C. Asya D. Afrika A. AVRUPA. YANLIŞ. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği verilerine göre Avrupa internet kullanım oranının en yüksek olduğu ikinci bölge; her yüz Avrupalıdan 65’i internet kullanıyor. Estonya, Finlandiya ve İspanya internet erişiminin kendi vatandaşları için yasal bir hak olduğunu beyan etti. Bu ülkelerdeki internet kullanım oranı sırasıyla yüzde 72, 84 ve 63. Tam tersine Rusya’daki oran ise sadece yüzde 42. B. ABD. DOĞRU. Yüzde 76’lık kullanım oranıyla ABD, Avrupa’nın önünde yer alıyor. Yüzde 78’le Kanada’daki oran daha da yüksek, fakat Amerika kıtasına bütün olarak bakıldığında bu oran yüzde 55’le Avrupa’nın gerisinde kalıyor. Bunun sebebi ise Latin Amerika’daki kullanım oranlarının epeyce düşük olması, Brezilya’da yüzde 39 ve Bolivya’da ise sadece yüzde 11. Dünya çapındaki internet kullanıcı sayısının 2010 sonu itibarı ile 2 milyarı geçmesi bekleniyor. Bunun 1.2 milyarı, yani yüzde 60’ı gelişmekte olan ülkelerden. C. ASYA. YANLIŞ. Yüzde 22 ile ikinci en düşük internet kullanım oranına sahip olan bölge Asya-Pasifik. Ancak bu genel düşük oran bazı ülkelerdeki yüksek kullanım oranını da örtüyor. Mesela internet kullanım oranı Güney Kore’de yüzde 82, Japonya’da yüzde 78. Toplam internet kullanan sayısı esas alındığında ise Çin en büyük internet pazarı oluyor. 420 milyondan fazla kişinin internete bağlandığı ülkede kullanım oranı yüzde 30’a denk geliyor. Hindistan’da ise bu oran sadece yüzde 5. D. AFRİKA. YANLIŞ. İnternet kullanıcı oranı en düşük olan bölge Afrika. Yüzde 9.6 ile bölgedeki kullanım oranı gelişmekte olan ülkelerin yüzde 21 olan oranının ve dünya ortalaması olan yüzde 30’un bir hayli altında yer alıyor. Aşağı Sahra bölgesindeki bazı ülkelerde internet kullananların oranı yüzde 1’in altında. Afrika ayrıca sadece yüzde 1 olan sabit geniş bant internet erişim oranı ile de çok gerilerde kalıyor. Kıtadaki cep telefonu kullanma oranı ise çok daha yüksek, yüzde 41 olarak tahmin ediliyor. Erişim maliyeti dünya çapındaki kullanım oranlarını etkileyen önemli bir faktör. Mesela gelişmekte olan ülkelerde giriş seviyesi bir geniş bant erişim 190 dolarken, gelişmiş olan ülkelerde bu rakam sadece 28 dolar (satınalma gücüne göre hesaplanmıştır). 2. İlginç Rakamlar 1- Kısa zaman içerisinde Çin’deki İngilizce konuşanların sayısı Hindistan’dakileri geçecek. (Graddol: English Next) 2- Dünyada bugüne kadar çıkarılan bütün altın eritilseydi, olimpik ölçülerdeki 3.42 havuzu doldururdu. (Bloomberg Businessweek) 3- Dünya Bankası tarafından yayınlanan resmi belgelere göre, İspanya 1976 yılında hâlâ gelişmekte olan bir ülkeydi. (ESADE Küresel Ekonomi ve Jeopolitik Merkezi) 4- İnternet trafiği her yıl yüzde 40 artıyor. (The Economist) 5- Singapur ihtiyaç duyduğu yiyeceğin yüzde 90’dan fazlasını ithal ediyor. (International Herald Tribune) 6- Çin’de artık 900 binden fazla dolar milyoneri var. (Financial Times) 7- 1809-1812 yılları arasında İngiltere Başbakanı olan Spencer Perceval, suikast sonucu öldürülen tek İngiliz başbakan. (Financial Times) 8- Televizyonlardaki piksel sayısı son 10 yıl içerisinde 5 kat arttı. (Wall Street Journal) 9- Brezilya’nın yeni seçilen Devlet Başkanı Dilma Rousseff bir zamanların marksist gerilla lideri. (International Herald Tribune) 10- 2017 yılında 7 trilyon cihaz ya da nesnenin kablosuz olarak bir yere bağlanacağı tahmin ediliyor. Bu kişi başına 1000 cihaz demek. (Arizona State University) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma LLOSA ile edebiyatın toplumdaki rolü üzerine 2010 Nobel Edebiyat ödülünü alan Mario Vargas Llosa iyi bilinen bir yazar olmanın haricinde bir kere devlet başkanlığına aday oldu ve Peru’da 1950’lerin başından beri gazetecilik yapmakta. Llosa siyasi tartışmalarda ve toplumların şekillendirilmesinde edebiyatın önemli bir rol oynadığına her zaman inandı. Bu bölümde sizlere Llosa’nın toplum ve yazarlar arasındaki ilişki üzerine düşüncelerini sunuyoruz. 1- Yazarlar toplumda ve siyasi tartışmalarda ne gibi bir rol oynar? Yazarlar da vatandaştır, siyasi tartışmaya katılmak vatandaşlık görevleridir; toplumların karşılaştığı problemlerin çözümüyle ilgili tartışmalara. (Nobelprize.org, Ekim 2010) 2- Neden siyasete bu tür bir katılım gerekli? Eğer demokrasiye inanıyorsanız, demokrasi katılmak demektir. Bence yazarlar, sanatçılar ve entelektüeller kendilerini bu görevden muaf tutmamalı. (Nobelprize.org, Ekim 2010) 3- Yazarlar gerçekten siyaset üzerinde etkili olabilir mi? Kelimeler eylemlerdir. Bir kişi yazarak tarihi değiştirebilir. (Wall Street Journal, Haziran 2007) 4- Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez hakkında ne düşünüyorsunuz? O bir demagog ve 19. yüzyıl sosyalisti. Latin Amerika’daki demokrasinin istikrarının bozan biri, ama kolay olacağını düşündüğü şeyler hiç de kolay olmadı. Çok fazla direniş oldu. (Wall Street Journal, Haziran 2007) 5- Edebiyat, bastırılmış bir toplumda ne rol oynar? En basit problemlerin bile hâlâ çözülemediği ülkelerde, toplumun derin çatışmalar yüzünden travma geçirdiği yerlerde - aynı Latin Amerika’daki gibi ya da 3. dünya ülkelerindeki gibi - roman sadece bir çeşit eğlence değildir. Bu toplumların görmeye alışık olmadığı şeylerin yerine geçer, bilgi mesela. (Wall Street Journal, Haziran 2007) 6- Edebiyat bu tarz toplumlara nasıl bilgi sağlar? Eğer bilginin serbestçe yayımlanamadığı bir ülkede yaşıyorsanız, edebiyat olan biten hakkında fikir sahibi olabileceğiniz tek yoldur. (Wall Street Journal, Haziran 2007) 7- Edebiyat Latin Amerika’da ne rol oynadı? Edebiyat, Latin Amerika’da hem bir sanat eseri, hem de sosyal adaletsizliği anlatan ve savaşan bir araç olmuştur. (Christian Science Monitor, Nisan 1977) 8- Nasıl? Edebiyat; diktatörler, sansür ve baskı yüzünden basın ve üniversitelerin yapamadığını yaptı, hâlâ yapıyor. Bu sebeple edebiyatın sosyal ve siyasi rolü her zaman çok önemli olmuştur. (Christian Science Monitor, Nisan 1977) 9- Bir yazar olmak için ne gerekli? Bir sanatçı, bir yazar olmak istiyorsanız; kültürün bir şey ifade ettiği ve insanlar tarafından paylaşıldığı bir topluma ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorum. Bunun ilkel ve zalim diktatörler tarafından yönetilen ülkelerde mümkün olacağını sanmıyorum. (Christian Science Monitor, Nisan 1977) 10- Son olarak, bir yazar başka neleri temsil eder? Edebiyatın çok muarız bir kurum olduğunu düşünüyorum. Edebiyatın hiç bir zaman mutluluk ifadesi olarak var olduğunu düşünmüyorum. Bence edebiyat hep mutsuzluğu ifade ediyor. Probleminiz olduğu için yazdığınızı düşünüyorum. (Christian Science Monitor, Nisan 1977)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106805
    % 0.79
  • 3.9072
    % -0.64
  • 4.6257
    % -0.23
  • 5.1941
    % -0.56
  • 162.07
    % -0.46
 
 
 
 
 
KAPAT