BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yurt dışındaki Türklerin seçme ve seçilme hakları

Yurt dışındaki Türklerin seçme ve seçilme hakları

Türklerin Avrupa’ya göçünün başlamasının 50. yılını 31 Ekim 2011 tarihinde kutlayacağız. Bugün için 5 milyon 200 bini Avrupa Birliği sınırları içinde olmak üzere 6.5 milyon insanımız Türkiye sınırları dışında yaşamaktadır. Bu, Türkiye nüfusunun takriben % 9’unu oluşturuyor. Çin ve Hindistan’dan sonra, yurt dışına en fazla göçmen gönderen ulusların arasında 3. sırada Türkiye geliyor.



Türklerin Avrupa’ya göçünün başlamasının 50. yılını 31 Ekim 2011 tarihinde kutlayacağız. Bugün için 5 milyon 200 bini Avrupa Birliği sınırları içinde olmak üzere 6.5 milyon insanımız Türkiye sınırları dışında yaşamaktadır. Bu, Türkiye nüfusunun takriben % 9’unu oluşturuyor. Çin ve Hindistan’dan sonra, yurt dışına en fazla göçmen gönderen ulusların arasında 3. sırada Türkiye geliyor. Dış Türkler büyük ölçüde Türkiye’nin politik olarak ihmal ettiği bir grubu oluşturuyor. Ekonomik açıdan yararlanmak istediğimiz, Türkiye için gerekli olduğu zaman lobi grubu olarak gördüğümüz dış Türklere, Türkiye’deki seçimlerde pek önem vermiyoruz. Özellikle Avrupa Birliği sınırları içinde yaşayan insanlarımızın sayıları, dökümleri gayet açık bir şekilde ortaya çıkmış bulunuyor. Avrupa Birliği’nin 27 ülkesinde Büyükelçiliğimiz, 40’a yakın Başkonsolosluğumuz yer alıyor. İlk olarak Avrupalı Türkleri, Türkiye’deki seçimlere aktif olarak katabiliriz. Avrupa Birliği Ülkeleri’nde yaşayan insanlarımızın, yaşadıkları ülkelerdeki Türk temsilciliklerinde 4 gün müddetle oy vermelerine yönelik çalışmalar yapılabilir. Böylece, Başkonsolosluklarımız ve Büyükelçiliklerimizde, Perşembe gününden başlayarak, Türkiye’de genel seçimlerin gerçekleşeceği Pazar akşamı saat 18:00’e kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına oy kullandırabiliriz. Son yaptığımız dökümlere göre, Avrupa Birliği sınırları içinde yaşayan takriben 2 milyon 600 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, seçimlerde oy verebilecek statüde bulunmaktadır. Türkiye’nin 3. seçim bölgesi olan İzmir’in seçmen sayısına eşit bir kitleye Avrupa’da sahibiz. İzmir’den 26 milletvekili Ankara’ya gönderilirken, Avrupa Birliği sınırları içinde yaşayan 2 milyon 600 bin Türk’ün de öngörülen bölgelerde, aktif ve pasif seçim haklarını kullanarak, Ankara’ya 24 milletvekili gönderme şansı olabilir. Avrupa Birliği Ülkeleri’ndeki Türklerin, yaşadıkları yerlerdeki yoğunluklarına göre 12 seçim bölgesine ayırıp, bu seçim bölgelerinden 1 ila 4 parlamenteri Ankara’ya gönderebiliriz. Büyük Millet Meclisi’nin alacağı bir karar çerçevesinde, Başkonsolosluklardaki vatandaşların dökümleri alınarak, 18 yaşın üstündekiler rahat bir şekilde tespit edilebilir ve buralardaki Türkler, bölgelere göre 12 ayrı bölgede bir araya getirilebilirler. Seçimlerde en akıllı sistem, bunu bir güne sığdırmamak. Bir Düsseldorf Başkonsolosluğu çevresinde 210 bin Türk vatandaşı yaşamakta ve bunların takriben 100-110 bini seçmen niteliğindedir. Bunları 4 güne yayarak götürmek çok daha akılcı bir yöntem olabilir. 50 yıl sonra hâlâ Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını vermemiş ve kaybetmemiş insanlara karşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vefa borcu vardır. Anayasamızın eşitlik ilkesinden hareket edersek 2011 seçimleri bunun için ilk deneyim olabilir. 2015 seçimlerinde de Avrupa Birliği dışında Amerika, Avustralya ve Kanada başta olmak üzere, diğer ülkelerde yaşayan 1 milyon 300 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına da bu hakkın verilmesi konusunda ciddi çalışmalar yapılabilir. Prof. Dr. Faruk Şen (TAVAK Vakfı Başkanı) Kredi kartından “nakit çekimi” yasaklanmalıdır Kredi kartları için yapılan son düzenlemeyle, yeni bir kavram kargaşasının ortaya çıkağı çok açık biçimde görülmektedir. Aynı konuda aylar önce yapılan açıklamada, kredi kartından nakit çekimi yapılmasının yasaklanacağı ve 10 bin TL’nin üzerinde limiti olan kredi kartının asgari ödeme oranının yüzde 30 olacağı belirtilmişti. Tepkiler üzerine, kredi kartından nakit çekilmesinin yasaklanmasından vazgeçilmiş ve tüketiciler fahiş oranda faiz uygulamalarına bir defa daha terk edilmiştir. Kredi kartları ve tüketici kredileri ile ilgili çalışmalarda sadece bir tarafın görüş ve önerilerine ihtiyaç duymuş; tüketici örgütlerinin konuyla ilgili görüşleri göz ardı edilmiştir. Yeni alınacak kredi kartlarında, asgari ödeme tutarının limitine göre yüzde 25 ve yüzde 40 olarak uygulanması; mevcut kredi kartlarında asgari ödeme tutarı, limiti 5 bin liraya kadar olan kartlarda, bir yıl sonra yüzde 22’ye çıkarılacak olması, limit arttıkça asgari ödeme tutarının da artması... Bir yıl içinde üç defa borcun yüzde 50’sinden azı ödenen kredi kartlarının, nakit çekimine ve limit artırımına kapatılacak olması; Kredi kartı iptal edilmesinin kontrol altına alınması için, iptal başvurusu yapan tüketiciye iptal talep formunun bir örneğinin verilmesinin bankaların keyfiyetine bırakılması... Bütün bunların, yaşanan kredi kartı probleminin çözümüne yönelik hiçbir katkısı olmayacağı gibi, meseleyi büyütmekten öteye gitmeyecektir. Borcunu aksatanın kartının nakit çekime kapanacak olması, kredi kartı meselesine çözüm olmaz. Kredi kartı probleminin en önemli sebeplerinden biri; çekildiği anda nakit çekim ücreti alınan, fahiş faiz oranı işletilen, “nakit çekimi”dir. Gerçekten Toplumsal yararı gözetecek düzenleme yapılacaksa, öncelikle “nakit çekimi” yasaklanmalıdır. Fuat Engin (Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF) Genel Başkanı) > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT