BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diplomaside ‘Wiki-Tsunami’

Diplomaside ‘Wiki-Tsunami’

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan sızdırılan yaklaşık 250.000 belge yavaş yavaş ortaya çıktıkça, bütün dünyada, etkileri daha uzun yıllar devam edecek gibi görünen bir diplomatik deprem yaşanıyor.



ETKİLERİ UZUN YILLAR SÜRECEK ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan sızdırılan yaklaşık 250.000 belge yavaş yavaş ortaya çıktıkça, bütün dünyada, etkileri daha uzun yıllar devam edecek gibi görünen bir diplomatik deprem yaşanıyor. İKİYÜZLÜLÜK?VE RİYA BİTER Mİ? Acaba Wiki-Tsunami, ilişkilerde ikiyüzlülüğü, riyayı, ilkesizliği, hukuksuzluğu ortadan kaldırıp, barışçıl bir diplomatik ortamın kurulmasına zemin teşkil eder mi? Böylece hayırlara vesile olur mu? ABD’de yayınlanan, dünya çapında üne sahip Time dergisi, okurlarının seçimini dikkate almayıp, Facebook sosyal paylaşım ağının kurucusu Mark Zuckerberg’i “2010 Yılının Adamı” seçmiş olsa da, aslında geride bırakmakta olduğumuz yılın en çarpıcı ismi WikiLeaks internet sitesinin kurucusu ve yöneticisi Julian Assange’dı. Irak Savaşı’yla ilgili ABD belgelerini yayınladığında dikkati çekmeye başlayan Assange, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan sızdırılan yaklaşık 250.000 belgeyi yavaş yavaş ortaya çıkardıkça, tüm dünyada etkileri daha uzun yıllar devam edeceğe benzeyen bir diplomatik deprem yaşandı. 3 ANA KATAGORİ WikiLeaks belgeleri üç kategoriden oluşuyor: Birinci grupta, ABD büyükelçiliklerinden yollanan ve çeşitli ülkelerin liderleri ve devlet adamları hakkında, hiçbir somut delile dayanmayan, “dedikodu” mahiyetinde ifadelere yer verilen belgeler bulunuyor. Bunların sayısı nispeten az. İkinci grup, ABD büyükelçilerinin, görev yaptıkları ülkelerde meydana gelen siyasi, ekonomik, askerî, sosyal gelişmelerle ilgili analizlerini içeriyor. Bunlar arasında çok yüksek bir gözlem ve analiz kabiliyetinin sonucu ortaya çıkarılmış kaliteli belgeler kadar, sübjektif yönü ağır basanlar da var. Üçüncü ve son grup ise, ABD’li yetkililer ile çeşitli ülkelerin yetkilileri arasında yapılan görüşmelerin tutanaklarından oluşuyor. WikiLeaks belgelerinin en önemlileri bu üçüncü kategoride yer alıyor. Tarafların birbirlerine söyledikleri cümleler, virgülüne dokunulmadan, tırnak içinde sunuluyor. Bu zabıtların inkârı mümkün değil. Zira ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerin otantik ve orijinal olduğunu çoktan kabul etti. Belgeler ortalığa saçıldıkça, birinci gruptaki belgeleri “magazinleştirmeyi” tercih eden çeşitli medya organları, ikinci ve üçüncü gruptaki belgelerin ne ölçüde ciddi sonuçlara yol açabileceğini neden sonra anlamış görünüyorlar. MERAK VE ENDİŞE Suudi Arabistanlı yetkililerin -en az İsrail kadar- İran’a askerî operasyon yapılmasını istediklerini, Suriye’nin inşa aşamasında olan sözde “nükleer araştırma tesisinin”, İsrail uçakları tarafından -Türkiye üzerinden uçularak- vurulduğunu; ABD Savunma Bakanı’nın, Amerikan silah şirketlerinin mümessiliymiş gibi “iş takipçiliği” yaptığını, Ermenistan protokollerinin imzalanmasından sonra Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in Türkiye’ye artık güven duymadığını; Papa’nın Türkiye’yi ziyaretinde söylediği sözlere rağmen, Türkiye’nin AB’ye girmesine açıkça karşı olduğunu; İtalya ile Rusya arasındaki enerji iş birliğinin detaylarını; ABD’nin İspanya’yı Avrupa’daki İslami hareketin merkezi olarak gördüklerini; Portekiz’de bir bankanın ABD adına, İran hesapları konusunda “casusluk” yapmaya çalıştığını, Amerikalı resmî görevlilerin, Pakistan’ı gizlice Taliban’a yardım etmekle suçladığını ve bunlar gibi çok sayıda çarpıcı bilgiyi 2010’un son ayında öğrendik. “Wiki-Tsunami” tüm dünya başkentlerinde alarm zilleri çaldırmaya devam ediyor. Sadece binde biri açıklandığında bile uluslararası diplomasiyi altüst eden bu “buzdağı”nın görünmeyen yüzünde neler olduğu 2011’de de endişeli bir biçimde merak edilecek. Sızdırılan belgelerde yer alan kendileriyle ilgili “nahoş” gerçeklerden dolayı, derhal bir savunma refleksi gösteren ve iletişim güvenliğini artırma, siber saldırılara karşı daha fazla hazırlık yapma gibi eğilimler içine giren çeşitli devletlerin yetkilileri, acaba bundan böyle, ileride hesabını veremeyecekleri işler yapmamayı, sözler söylememeyi hiç düşünmüşler midir? ACABA DERS OLUR MU? Acaba Wiki-Tsunami, uluslararası ilişkilerde ikiyüzlülüğü, riyayı, ilkesizliği, hukuksuzluğu ortadan kaldırmayı amaçlayan, etik değerlerle örülü, iş birliğine dayalı barışçıl bir diplomatik ortamın kurulmasına zemin teşkil eder mi? Böylece hayırlara vesile olur mu? 2010 “eski diplomasi”nin tarihe gömüldüğü yıl oldu. 2011’den itibaren, bir yandan ortaya çıkan gerçekleri ört bas etmeye ve sulandırmaya çalışanların, diğer yandan da, yeni bir diplomatik anlayışı inşa etmeye çaba gösterenlerin artan etkinliğine şahit olacağız. Yaklaşan yeni yılın hepimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ederim. SERBEST KALINCA “DEVAM” DEDİ WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, İngiltere’de gözaltına alındıktan sonra kefaletle serbest bırakılmasının ardından basın toplantısı düzenledi. Burada yaptığı açıklamada, “İşime kaldığım yerden devam etmeyi umuyorum” diyen Assange, hakkında açılan dava ile ilgili mahkeme?masraflarını karşılamak için 1.5 milyon dolara kitap yazacağını söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT