BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kûfe’nin en büyük âlimi...

Kûfe’nin en büyük âlimi...

Ebû İshâk hazretleri, zamanında Kûfe’nin en büyük âlimi idi. Hazreti Ali’nin zamanına yetişti. O’nu hutbe okurken gördü ve dinledi. Arkasında Cum’a namazı kıldı...



Ebû İshâk es-Sebîî, Tâbiînin büyüklerindendir. Sebî, Kûfe’de bir mahallenin ismidir. Ebû İshâk, o mahalleden olduğu için bu isim verilmiştir. 33 (m. 653) senesinde Hazreti Osman’ın hilâfeti zamanında doğup, 127 (m. 744) yılında vefât etti... ÜÇ GÜNDE HATMEDERDİ... Ebû İshâk hazretleri, zamanında Kûfe’nin en büyük âlimi idi. Hazreti Ali’nin (radıyallahü anh) zamanına yetişti. O’nu hutbe okurken gördü ve dinledi. Arkasında Cum’a namazı kıldı. Gördüğünde Hazreti Ali’nin saçı ve sakalı beyazdı. Yetmiş veya seksen Sahâbe’den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ebû İshâk hazretleri, Ebû Abdurrahmân Selemî ve Esved bin Yezîd’in huzûrunda Kur’ân-ı kerîm okudu. Kur’ân-ı kerîmi her üç günde hatmederdi. Geceleri çok ibâdet ederdi. Gündüzleri de oruç tutardı. Çok sâlih bir zât idi. Ebû İshâk hazretlerinin rivâyet ettiği bazı hadîs-i şerîfler: Enes bin Mâlik’den rivâyet etti: “Kimin yanında ismim söylenirse, bana salât okusun. Çünkü bana salât okuyana Allahü teâlâ on salât (rahmet) eder.” Şakik bin Seleme’den rivâyet etti. Resûlullah Efendimize bir kadın geldi. Yanında iki çocuk vardı. Peygamber efendimizden bir şey istedi. Resûlullah Efendimiz ona üç hurma verdi. Kadın çocuklarına birer tane verdi. Çocuklar, bunları yiyip, bitirince annelerine baktılar. Kadın kalan bir hurmayı da ikiye bölüp yarısını birine, yarısını diğerine verdi. Bu manzarayı gören Resûlullah Efendimiz; “Allahü teâlâ, çocuklarına merhameti sebebiyle, o kadına merhamet etsin” buyurdular. “SİZİ İHTİYARLAMIŞ GÖRÜYORUM” İkrime’den rivâyet etti: “Ebû Bekir (radıyallahü anh) Resûlullah Efendimize ‘Yâ Resûlallah! Sizi ihtiyârlamış görüyorum’ deyince, Resûlullah Efendimiz; (Evet, beni; Hûd, Vâkıa, Mürselât, Amme ve İze-ş-Şems’ü Küvvirat [et-Tekvîr] sûreleri ihtiyârlattı) buyurdular.” Berâ bin Azîb’den (radıyallahü anh) rivâyet etti: “Resûlullah Efendimiz yumuşak bir elbise giymişlerdi. Eshâb-ı kirâm, bu elbisenin yumuşaklığını çok beğenmişlerdi. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz; (Bu elbisenin yumuşaklığı çok mu hoşunuza gitti? Fakat Sa’d bin Muaz’ın Cennetteki mendilleri, bundan daha iyi ve daha yumuşaktır) buyurdular.” Ebû İshâk es-Sebiî hazretleri, vefat etmeden bir müddet evvel buyurdu ki: “İbâdet maksadı dışında fıkıh öğrenenlere, şüphelilerle haramları helâl göstermeye uğraşanlara yazıklar olsun.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT