BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hafta sonu Türkiye

Hafta sonu Türkiye

Haftanın ağırlıklı konusu gene Kürt açılımı idi. Kürt asıllı Türklerin İmralı’ya bağımlı ve bağlantılı olan bir bölümü, konfederatif, üstelik Marksist imtiyazlar (ayrıcalıklar) talep ediyorlardı.



Haftanın ağırlıklı konusu gene Kürt açılımı idi. Kürt asıllı Türklerin İmralı’ya bağımlı ve bağlantılı olan bir bölümü, konfederatif, üstelik Marksist imtiyazlar (ayrıcalıklar) talep ediyorlardı. Federatif isteklerin bile ötesinde palavralardı. Üstelik talep edenler, -bir kısmı olsun- yetişmiş politikacılarımızdı. Bu kabil isteklerin -muhatabının mizacına göre- ya kahkaha, ya öfke ile karşılanmaktan başka âkıbeti olamayacağını elbette biliyorlardı. Nitekim Millî Güvenlik Kurulu’nda bu talepler kınandı ve terörle mücadele vurgulandı. Ancak seçim dönemine girilmiş veya girilmek üzeredir. Seçmeni etkilemek için her türlü palavra meşru görülüyor, yani ceza görmüyor. Vatandaşın 5 ay boyunca bu atmosferi yaşaması, demokrasi gereği sayılıyor. Sayın Başbakan da, 2 muhalefet (CHP ve MHP) sayın genel başkanları da, Kürt istekleri diye yutturulmak istenen maskaralıklara ciddi, hattâ sert, kesin ve keskin karşılıklar verdiler. Ayrılıkçı taleplere yumuşak davranan partinin, ırkçı ve Marksist Kürtçülerden oy alsa bile, yalnız sahil kesimlerimizde değil, Anadolu’nun her yerinde oy kaybedeceği açıktır. Kışkırtmaların arkasında, zayıf ve karışık, mümkünse karmakarışık bir Türkiye’yi güçlü bir Türkiye’ye tercih eden dış mihraklar, istihbarat örgüt ve elemanları, hattâ hükûmet ve parlamentoları vardır. Her zaman vardı, bundan sonra da olacak. Bizim sıkı, güçlü, şuurlu, akıllı durmamız ve davranmamız gerekir. Tarih, her çağda, devletlerin kapışmalarının hikâyesidir. Türkiye Cumhuriyeti çok geç ve mahcubâne dışa açıldı. Kapanarak ve kapatarak savunmak yanılgısını tercih edip uyguladı. Kültür savaşının kudretini küçümsedi, hattâ duymadı bile... Kürt açılımını, elbette her kökenden gelip Türk adı altında şereflenerek oluşan milletimiz başaracaktır. Birleşik Amerika’daki zor model nasıl başarıya ulaştıysa, bu kadar karmaşık olmayan Türkiye de birlik, beraberlik içinde huzur ve refaha kavuşacak. Mızıkçılık edenleri elbette aşacağız, bertaraf edeceğiz. Yeter ki tavizsiz, ivazsız, hilesiz demokrasi hedefinden vazgeçmeyelim. Demokrasi içinde Büyük Türkiye’yi mutlaka oluşturacağız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT