BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anne ve bebeği...

Anne ve bebeği...

Her geçen gün daha iyi anlıyorum annemin ne demek istediğini; “Anne olunca anlarsın...” Çok duydum ben bu cümleyi annemden... Haklıymış, anlamaya başladım bile...



Her geçen gün daha iyi anlıyorum annemin ne demek istediğini; “Anne olunca anlarsın...” Çok duydum ben bu cümleyi annemden... Haklıymış, anlamaya başladım bile... Ana hakkı ödenmez derler ya, çok doğru... Dokuz ay karnında taşımak aslında bence işin kolay yanı... Uykusuzluk da hikâye bana göre... Zor olan aslında evladının ağlamasına dayanamamak... Bir lokmacık ama, bir gaz sancısı bile o küçücük yavrucağımı ağlatmaya yetiyor... O ağladıkça sanki içimden bir bir parçalar kopuyor... Maalesef yapacak bir şey yok biliyorum, her bebek gibi benim bebeğim de gaz sancısı çekecek... Bu kaçınılmaz... Ama bu dönemler lütfen çabucak geçsin. Geçsin ki gaz sancıları sona ersin... Anneye “öf!” bile denmez denir... Nedenini anlamak hiç de zor değil... Hz. Resulullah efendimiz (S.A.V) buyuruyorlar ki: “Cennet anaların ayakları altındadır.” Bir gün peygamber efendimiz dediler ki Selman-ı Farisi’ye: “Ey Selman! Gel gariplerin ziyaretine gidelim...” Selman da dedi ki: “Garipler kimlerdir ya Resulallah?..” Efendimiz “Ya Selman! Kabristanda yatanlar gariplerdir” buyurdu... Geldiler bir kabrin başına... Ağlamaya başladı Resulullah... Gözlerinden yaşlar geliyordu efendimizin... Selman-ı Farisi dedi ki: “Ya Resulallah neden ağlarsın?..” Efendimiz dedi ki: “Hz. Cebrail yanıma geldi, bu kabrin içinde bir delikanlı yatıyor ateşler içerisinde. Bunun hâli beni yaktı ya Selman...” Selman-ı Farisi de ağlamaya başladı. Efendimiz dedi ki: “Kabir içinde yatan genç ölmeden önce annesinin kalbini kırmış. Ya Selman git Medine’ye, haber ver herkes kabristanda toplansın...” Selman-ı Farisi haber vermeye gitti, herkes toplandı kabristanda. Aradan bir zaman geçti ki elinde bastonuyla yaşlı bir anne geldi kabrin başına. Resulullah oturdu dedi ki: “Ey ana! Bu kabirde yatan senin yavrun mu?...” Ana “Evet yavrum” dedi... Resulullah efendimiz dedi ki: “Evladın kabrinde ateşler içinde yanıyor, ne yaptı sana?..” Ana başladı anlatmaya; “Ya Resulallah! O benim evladım. Yemedim yedirdim, içmedim içirdim. Ona baktım, ben onu yetim büyüttüm, ama o benim kalbimi kırdı. Bana zulüm etti. Ben ondan razı değilim...” Resulallah efendimiz dedi ki: “Ey ana; yavrun ateşler içerisinde yanıyor. Ona hakkını helal et!” Ana: “Etmem ya Resulallah...” Efendimiz o mübarek ananın gözlerine ellerini sürdü, gözlerindeki perdeyi kaldırdı ve o anda gördü ana, kabirde yavrusunu ateşler içinde yanarken. Ağlıyordu yavrusu “Anaaa... Anaa... İmdat ana... Ben ettim sen etme... Hakkını bana helal et ana...“ ...Ve ana dayanamadı... “Hakkım helal olsun yavrum” dedi ve yavrusunun kabri cennet bahçelerinden bir bahçe oldu. Sevgiyle...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT