BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta Doğu’daki gücümüz ve AB

Orta Doğu’daki gücümüz ve AB

Türkiye Orta Doğu’nun parlayan bir yıldızı olarak her geçen gün bölgesel gücünü arttırıyor. Elbette Türkiye’nin bölgesel etkinliğini arttırması hiç tesadüf değil.



Türkiye Orta Doğu’nun parlayan bir yıldızı olarak her geçen gün bölgesel gücünü arttırıyor. Elbette Türkiye’nin bölgesel etkinliğini arttırması hiç tesadüf değil. Yakın döneme kadar neredeyse tüm komşularımız ile kavgalıyken bugün hepsi ile oldukça güçlü ekonomik ilişkilerimiz var. Sosyal ve kültürel etkileşimimiz günden güne gelişiyor. Bu gelişim de ülkemizin, bulunduğu coğrafyada gücünü arttırmasına neden oluyor. 2010 yılı Türkiye’nin Orta Doğu’da etkinliğini çok yükselttiği bir yıl oldu. Türkiye ne zaman yükselse ona çelme takmaya niyetlenenler olur. Yurt içinde ve yurt dışında ülkemizin dış politikasında gerçekleştirdiği başarılı hamleler bazı kesimleri rahatsız etti. Bu rahatsızlığın entelektüel tartışması “eksen kayması” olarak karşılık buldu. Oysa Türkiye uzun yıllardan bu yana bağımsızlığı ilk kez bu kadar ciddi bir şekilde hissettiriyordu. Bulunduğu bölgenin siyasi, ekonomik ve sosyal anlamda merkez ülkesi konumuna geldi. Türkiye Orta Doğu’da gücünü arttırdı. Çünkü Avrupa Birliği tam üyelik hedefi konusunda kararlılığımızdan vazgeçmedik. Özellikle genç bakan Egemen Bağış ve ekibi zor bir yılı geride bıraktı. Türkiye Orta Doğu’da yükselirken bu durumdan rahatsızlık duyan bazı Avrupalı liderler Türkiye’ye karşı uyguladıkları çifte standartlar konusunda çizgiyi fazlası ile aştılar. İçeride ise muhalefetin bazı temsilcileri, Avrupa hedefimizi istismar ederek, Avrupalı liderlerin tezlerini kullanarak genç bakanın karşısında yer aldılar. O kadar sert ve manasız eleştiriler ürettiler ki, genç bakanı yıpratmak için, Avrupa hedefimizin milli bir mesele olduğunu dahi unuttular. Muhalefet bu sefer sert bir kayaya çarptığını yıl sonuna gelince anladı. AB karşıtlığını kendi kişisel siyasi hedeflerine malzeme etmeye gayret eden herkes misli ile cevaplarını aldı. Netice olarak ne içeride AB karşıtlığı yer etti. Ne de halkımız bazı Avrupalı liderlerin kışkırtmalarını dikkate aldı. Her şeye rağmen Türkiye kararlılığından vazgeçmedi. Bu kararlılık Orta Doğu’da da Türkiye’nin elini güçlendirdi. Bugün Orta Doğu siyasetinde bir Türkiye liderliği varsa bunun önemli nedenlerinden birisi de ABGS ve Bakanlık yetkilileri başta olmak üzere milli hedefimize sahip çıkan tüm “Güçlü Türkiye” gönüllülerinin emeğidir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT