BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şundan bundan...

Şundan bundan...

Kürtler lisanları üzerinde devlet baskısı olmasından şikâyet ediyorlar. Şikâyetlerinde haklı olabilirler. Lakin müesses nizam sadece kürtçe üzerinde mi baskı kurdu? “Arı Türkçe” denilerek, bildiğiniz “dil faşizmi” yapılmadı mı yıllar yılı?



Kürtler lisanları üzerinde devlet baskısı olmasından şikâyet ediyorlar. Şikâyetlerinde haklı olabilirler. Lakin müesses nizam sadece kürtçe üzerinde mi baskı kurdu? “Arı Türkçe” denilerek, bildiğiniz “dil faşizmi” yapılmadı mı yıllar yılı? Kelimeler yasaklandı, yüzyıllar boyu pişen, olgunlaşan bir dilin yerine uydurulmuş bir dil ikame edilmeye çalışıldı. Bu zorlama tutmadı ama, bir kez deforme edilen lisan da sonrasında dikiş tutmadı. Bugün meramını anlatmak için yabancı kelimelerden medet uman, iki cümleyi üst üste koyup konuşmak için kıvranan bu ülkenin insanları, ne kadar Türkçe konuşuyorlar ki? Mesele Kürtçe veya başka lisanın engellenmiş olması değil... Mesele, müesses nizamın ideolojik kodlarında var olan, “formatlanmış toplum üretme” hedefinin varlığı... *** “Biz millet olarak”... Bu ifade ile başlayan ne kadar çok cümle kurulduğunun farkında mısınız? “Biz millet olarak çabuk unuturuz”; “biz millet olarak okumayı sevmeyiz”;”biz millet olarak toprağı kutsal biliriz; “biz millet olarak...” Bu kadar tekleştirici, genelleştirici konuşma hakkını kim veriyor Allah aşkına? Hayır efendim; çabuk unutanımız da vardır, hiç unutmayanımız da; okumayı seven de vardır, sevmeyen de; toprağı kutsal zanneden de vardır, mutlu ve özgür olduğum yer vatanımdır diyen de... En demokrat, özgürlükçü insanların bile zaman zaman düştüğü zehirli bir tuzak bu... Bu ülkenin yurttaşları onlarca farklı davranış, tercih, mizaç ve özellik taşırlar. Farklılıklar ne zenginliktir, ne korkulacak bir noksanlık... İnsan olmanın tabii ve normal sonucudur. *** Ulucanlar cezaevi müze olmuş. İşkence müzesi de denilebilir. O cezaevinde yapılan işkenceler -insanlık dışı işkence tabirini de anlamıyorum, işkence bizatihi insanlık dışıdır zaten- tasvir ediliyor, işkence aletleri sergileniyormuş. Müesses nizamın yaşattığı acılarla yüzleşmek için iyi bir adım... Ancak... İşkencehaneleri müze yaparken, o işkenceleri yapanlar, o emirleri verenler ne olacak? Onlar ifşa olmadan, yargılanmadan, cezalandırılmadan toplumsal vicdan rahatlayacak mı? Hiç sanmıyorum. ..... www.twitter.com/mustafaselcuk
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT