BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşkence

İşkence

Adaletin Filistin Askısı ile temini teşebbüsü Ortaçağ metodudur ve Türkiye bunu terketmek durumundadır. TBMM İnsan Hakları Komisyonu bu noktada ciddi bir hizmet yapmıştır. Evet işkenceye şiddetle karşı çıkacağız ama bütün polis teşkilatını işkenceci diye ilan etmek de yanlış.



Adaletin Filistin askısı ile temini teşebbüsü Ortaçağ metodudur ve Türkiye bunu derhal terketmek durumundadır. Diyeceksiniz ki hadise münferit. Buna ben de inanıyorum ama münferit de olsa böyle bir şeye katlanmak ya da onu görmezden gelmek olacak şey değildir. Avrupa Birliği’nin kapısında olan çağdaş Türkiye’de işkence adalet aracı olamaz. Üçüncü dünyanın adalet vasıtası olan Filistin Askısı ve benzeri işkence aletleri artık Türkiye’nin gündeminden çıkmalıdır. BRAVO KOMİSYONA Buradan bakınca TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nu kutlamak istiyoruz. Küçükköy Karakolu’nda ele geçirilen işkence aletleri ve tutanakla yapılan muhtelif tespitler, çirkinliğin aşılmasına kuşkusuz katkı yapacaktır. İki de bir maksatları başka olsa da kapımızı çalan Avrupa’ya bu komisyon en güzel cevabı vermiş oluyor. Tabii bundan sonra görev İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’dadır. Sadettin Bey teşkilattan gelen ve orayı bilen biri olarak bu rezilliği kavrayıp çözebilecek durumdadır. Diyeceksiniz ki, efendim CMUK’la beraber adalet yeterince tecelli etmiyor. Hayır. Böyle bir şeyi seslendirmek hukuksuzluğu talep etmek olur ki, Türkiye’de o dönem artık geride kalmalıdır. İSTİSMAR Gelelim istismar hadisesine. Doğrudur, işkence kavramı Türk sol’u ve hatta PKK için bile en önemli istismar argümanıdır. Nitekim falakanın TBMM Komisyonu’nca bulunması ile beraber bazı çevreler hemen Manisa ve Metin Göktepe davalarını tefrika etmeye başladılar. Bu olaylardaki işkence olgusunun tespitini yargı yapmıştır. Herkes bağımsız yargının hükmüne saygılı olmak durumundadır. Bulunan bir falakayla sol ve bölücü örgütleri bütün çılgınlıklarından beraat ettirmek yanlı bir hüküm olur. Her hadiseyi işkenceyle izah ederseniz Adaleti zaafa uğratırsınız. İşkence nasıl adalete vasıta olamayacağı gibi istismarı da olamaz. Mesela şu HADEP’li Başkanlar olayını sorgulayalım. Evet adamların gözaltına alınış biçiminde uygunsuzlukların olduğu doğrudur. Ama bir başka doğru da bu insanların belli gerekçelerle gözaltına alındığıdır. Yargılama devam ettiği için başka bir şey söylemeyeceğiz ama şayet bu belediyeler PKK’yla kolkola girmiş ve kaynaklarını oraya aktarmış ise buna ne denilecektir. Gözaltına alınıştaki uygunsuzluk; eğer PKK’ya yataklık mahkemece ispatlanırsa, esasa gölge etmemelidir. Nasreddin Hoca’nın hikayesinde olduğu gibi hırsızın suçu işkence velvelesi ile görmezden gelinemez. EMNİYET TEŞKİLATI Bir başka nokta şiddetle karşı çıktığımız falaka olayının yukarıda belirttiğimiz gibi münferit olmasıdır. Evet bu rezilliğe koro halinde karşı çıkalım ama işkence olayını da bütün Emniyet Camiasına şamil kılmayalım. Böyle bir yaklaşım fedakarlığı tescilli bu kurumumuzu yaralar ve en önemlisi normal yollardan adaletin tecellisi bile zaafa uğrar. Münferit densizlikler ABD ve Avrupa polisinde de görülüyor ve zaman zaman bunlar medyaya malzeme oluyor. Sonuç: Sadettin Tantan işkence ayıbı için lafla değil eylem koyarak harekete geçmelidir. Geçmelidir zira münferit çirkinlikler pek çok şeyi gölgeliyor...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT