BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Keşmir arabuluculuğu

Keşmir arabuluculuğu

TC Başbakanı Bülent Ecevit, yakında Hindistan’a resmî ziyaret yapacak. Yapsınlar. Hindistan, Soğuk Savaş’tan sonra yenilenen global stratejik dengelerde yükselen bir cazibe merkezi olarak Batı tarafından şişiriliyor.



TC Başbakanı Bülent Ecevit, yakında Hindistan’a resmî ziyaret yapacak. Yapsınlar. Hindistan, Soğuk Savaş’tan sonra yenilenen global stratejik dengelerde yükselen bir cazibe merkezi olarak Batı tarafından şişiriliyor. Biz de dünya ile hareket edelim. Hindistan’la dost olalım. Ama, Delhi’den de Kıbrıs konusunda siyaset değişikliği beklemek hakkımız değil mi? Hindistan’ın Makarios’a dayanan bir Rum sempatisi vardır. Sürdürülmektedir. Dahası, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Hindistan, hep Türkiye’ye karşı olmuştur. “Bağlantısızlık Hareketi” ile Nasır’ın Mısır’ı ile birleşerek, Sovyetler’e yaranayım diye, hep Türkiye’yi gagalamıştır. Bütün bu noktaların unutulması lâzım. Ama, Hindistan’la da ileride uluslararası ilişkilerde “kader birliği” yapacaksak, bazı “cemileleri” Delhi’den beklemek hakkımızdır. Sn. Ecevit Hindistan’a gidecekse, Pakistan’dan gelen davetleri de reddetmesin. İllâ bu sefer yol üzerinde uğramasına gerek yok. Ama, gitmeden bir açıklama yaparak “en kısa zamanda İslamabad’da olacağım” diyebilir. Bunu onlardan esirgemesin. Dahası, Delhi’de iken yine illâ göz çıkararak değil; ama ikili -başbaşa- görüşmelerde meslektaşına “Lütfen Keşmir Sorunu’na insanca yaklaşın” diyebilir. Bu onun gibi artık şöhretini pekiştirmiş lidere de yakışır. Ecevit, kendini aşmıştır. Bu sadece iç politikada eski bir sosyalist olarak sosyal piyasa ekonomisini uygulamasıyla sınırlı olmamalıdır. Hindistan’da iken, mazideki sadakatleri depreşerek III. Dünya tarafsızlığının sözüm ona liderliğini yapmış Nehru’nun ülkesine kendisini kaptırmamalıdır. Keşmir, Bosna’dan da Kosova’dan da daha acil çözüm bekleyen bir sorun. Tagor’un çevirmeni bunu anlamalıdır. Hindistan işgâl etmiş. İsrail’in bir zamanlar Filistin’de, Sırplar’ın Balkanlar’da yaptığından daha zalim bir elle Müslümanlar’ı idare ediyor. İnsan hakları ihlâlleri en Hitlerâne metotlarla gerçekleşiyor. Hele vahşiyane, toplu katliam ve ırza geçmelerin resmi geçidi insanlık adına utançtır. Biz Keşmir Sorunu’nu bilmeyiz. “Kaşmir” deyince havasımız ipek gibi yünden yapılan pahalı ceket, kazak ve paltoları hatırlar. Halkımız ise depremden ve vergisinden başka gündeme sahip değil. Ne var ki, bunlar bahane değil. Biz Milli Mücadele’yi yaparken, bugün Pakistanlılar’ın ecdadı olan Güney Asyalı Müslümanlar, bizim için para yollamış, gönüllü yollamış, Batı nezdinde kulis yapmış hatta Londra’ya “Türkler’e iyi davranmazsanız, şu sömürgede isyan ederiz” demişlerdir. Keşmir, Pakistan’ın Kıbrıs’ıdır. Pakistan’ın Kıbrıs Sorunu’nda bize sahip çıktığı kadar biz onların Keşmir Dramı’na sahip çıkmadık. Keşmirli Müslüman’ın trajedisi Kıbrıs Türk’ünün dramından daha ağır olmasına rağmen!.. Bence, Türkiye’nin Pakistan ile Hindistan arasında “arabulucu” olma zamanıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT