BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karakûşi hal

Karakûşi hal

Türkiye’mizin kendine özgü siyasî sistemi, içerden ve dışarıdan devamlı eleştirilmektedir. Bakınız; biz, demokrasi ile yarım yüzyıldır tanışığız.



Türkiye’mizin kendine özgü siyasî sistemi, içerden ve dışarıdan devamlı eleştirilmektedir. Bakınız; biz, demokrasi ile yarım yüzyıldır tanışığız. Adına, çok partili parlamenter sistem dediğimiz demokrasimiz, içerden ve dışarıdan yeterli bulunmuyor. Hatta, göstermelik deniyor! Demokraside, iki ana parti ile yola çıktık: CHP ve DP. Uzun seneler, miletin oyları, yüzde 70’iyle sağda, yüzde 30’uyla da solda temerküz etti. Gerçi bu kaotik sistemde, sağ ve sol partiler isim olarak sağda ve solda idi. Ne yazık ki, dünyadaki sağın ve solun konumundan bugün dahi bihaberiz!.. Bu gidişle; yani, yüzde 70’lik sağ oy geleneği ile sola iktidar şansı hayaldi. Daha adı sol olmadan CHP’ye iktidar şansını 1960 darbesi verdi. 1965’teki normal seçimlerle, yine sağ kahir ekseriyetle iktidar oldu. 1969 seçimleri hâkeza... Ta ki, 1971 muhtırasına kadar.. Bu arada sağ blok, kendi içinden ve dıştan gelen zorlamalarla çatlatıldı. 70’li senelerde sağ, yine yüzde 70’ti ama, bölük pörçüktü. 70’li seneleri ara rejim hükümetleri ve koalisyonlarla geçirdik. Derken... 80 müdahalesi ve 1983’te Özal’ın 4 eğilimli tek başına iktidarı... Partiler ve siyasiler yasaklı çünkü... Yasakların kalkması ile birlikte, eski siyasiler ve partileri tekrar sahnede ve koalisyon dönemleri.. Burada şeytanın ayağı kırılıyor; ilk kez, dışardan müdahalesiz sağ-sol koalisyonu kuruluyor. 50 senelik demokrasinin 22 senesi tek başına iktidar dönemi; 10 sene DP, 5 sene AP, 7 sene de ANAP. 28 sene ise, askeri yönetimler ve koalisyonlar!.. Siyaset neden bazına oturmuyor, niçin siyasetçi yetişmiyor ve demokratik sistemimiz neden tenkit ediliyor suallerinin cevabı bu tabloda vardır. Yine, 50 senelik çok partili hayatımıza bakın ki, mevcut en yaşlı partimizin yaşı 17!.. Demek ki, bu ülkede aynı dili konuşsak da, anlaşamadığımız ortada! Doğrularımız hep aynı ve müşterek olsa; parti, dolayısıyla demokrasi olmaz. Ama, bu doğruların bir asgarî müştereği olmalı ki, azamileri üzerinde tartışılabilsin.. Asgarî müşterekler Anayasa, kanunlar ve kurumlar olarak belirlenmiştir. Bunların yekûnuna, kısaca devlet diyoruz. Her devletin olduğu gibi, demokratik devletin de olmazsa olmazları vardır. Bunlar, bizim Anayasamızın başlangıç maddelerinde var ve değiştirilmelerinin teklifi bile suçtur. O halde siyasetçi, bu asgarî müşterekler üzerinden siyaset yapacaktır. Yani bunları kollayıp, geliştirecektir. Bunlara karşı siyaset, devletin temeline dinamit koymak olur. Hiçbir demokrasi, demokrasiyi yok edecek hürriyeti bahşedemez. Bu, evvelemirde kendini inkar ve iptal olur ki, dünyada emsali yoktur. Dünyadaki hemen bütün demokrasiler sancılı olmuştur. Hürriyetlerin zincirlerini kırmak kolay olmamıştır. Ama, bizim demokrasimizin sıkıntısı kendi içinden kaynaklanıyor, yani yapısal... Sistem, yetki ve sorumluluklar açısından adil bir baza oturtulamadığı gibi, bu karmaşa ve hengameden beslenenler “böyle gelmiş böyle gider”de ısrarcı! Halbuki böyle gitmediği, dünyanın bizi zorlamasıyla da apaçık, ortada... Bakalım bu karakûşî hale, daha ne kadar dayanabileceğiz?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT