BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanserli hastaların eli ayağı olduk

Kanserli hastaların eli ayağı olduk

Tedavide hastalardan hiçbir ücret talep etmeden yardımcı olup yol gösterdiklerini belirten KÖKDER Başkanı Doç. Dr. Sarper Diler, onlara psikolojik destekle birlikte gerektiğinde hukuki danışmanlık vererek kanserli hastaların eli ayağı olduklarını söyledi...



YAZI DİZİSİ KANSERSİZ HAYAT İÇİN -5- HAZIRLAYAN: İNAN ARVAS/CÜNEYT BİTİKÇİOĞLU inan.arvas@tg.com.tr / cuneyt.bitikcioglu@tg.com.tr Her meslek grubundan gönüllü insanlarla bir araya gelip kanserli hastaların eli ayağı olmaya çalıştıklarını söyleyen KÖKDER (Kanser ve Kök Hücre Nakilleri Öncü Koordinasyon Derneği) Başkanı, Myeloma Avrupa Ağı Başkan Yardımcısı, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sarper Diler, hiçbir ticari ve siyasi kaygıları olmadan kanserli hastalara dernek olarak yardımcı olduklarını belirtti. Dernek olarak yurt dışında ağırlıklarının daha fazla olduğunun altını çizen Diler, aynı zamanda Uluslararası LenfomaYönetim Kurulu Üyesi. Halen çalışan veya emekli olmuş gönüllü insanların bir araya getirerek oluşturduğu dernek, hastalara moral vererek yalnız kalmamalarını sağlıyor. Dernek aynı zamanda hastalara sosyal ve hukuki haklarından, psikolojik desteğe kadar yardımcı oluyor. HASTALAR EĞİTİLMİYOR Kanserli hastayı normal bir havuza girmemiş yüzmesini bilmeyen bir insana benzeten Diler, “Bu insan kanser olunca sanki bir gün tutup okyanusa atıyorsunuz. Yani normal havuzda yüzmesini bilmeyen bir insanı okyanusa atıp kurtul diyorsun” dedi. Doç. Dr. Diler, öncelikle insanların kanserden korkmaması için, kanseri onlara tanıtmak gerektiğini söyleyerek şunları anlattı; “Toplumumuz kanseri, çizgi filmlerdeki gibi kolları bacakları olan bir canavar gibi görüyor. Kanser hastası olan bir yakınınızı gördünüz mü ona acıyorsunuz. Yakın zamanda ölecekmiş gibi, ona iyi bakayım diyorsunuz. Ona bakmakla sorumlu olan aile de psikolojik bir travma geçiriyor ve psikolojik olarak hastaya nasıl davranacağını bilmiyor. Okumuş kültürlü olsa bile hastaya normal zamandan daha çok ilgi gösteriyor. Bu yanlıştır, çünkü siz hastaya bu şekilde ‘gidicisiniz’ mesajı veriyorsunuz. Türkiye’de maalesef ne hastalar eğitilmekte ne de hasta yakınları eğitilmektedir. Bunu doktorlar sağlayamaz, vakitleri de olmaz. Çünkü günde 200 veya 250 hasta muayene ediyorlar. Ancak teknolojinin bulduğu ilaçları kullanın deyip geçiştiremezsiniz. Hastanın inancını, motivasyonunu güçlendirmediğiniz takdirde bu tedavilerin çok başarılı olması mümkün değildir. Tersten söyliyelim, kullanılan kemoterapi ilaçlaraının ve kanser tedavisinin başarılı olmasına en büyük destek hasta ve yakınlarının psikososyal olarak desteklenmeleridir. Bu bilimsel olarak da ispatlanmıştır. Hastanın morali motivasyonu, vicdanı, inancı gibi insani değerlerinin güçlendirilmesini yurt dışında dini gruplar da yapıyor. Ama biz dernek olarak her hastanın ihtiyacına göre çalışma yapmak durumundayız. Kadın aile sağlığı merkezlerine psikologlar yerleştirilmesi İstanbul için çok önemlidir. Eğer bu gerçekleşirse bize başvuran psikoloğa ihtiyaçları olanları buraya yönlendireceğiz. İstanbul’da Okmeydanı ve Şişli Etfal’de protokol çerçevesinde çalışmalar yapıyoruz. Hatta çalışmalarımızdan bir tanesi de hastalara yatak başında psikososyal destek veriyoruz. Gönüllülerimiz hastalara moral verip yalnız kalmamalarını sağlıyorlar. Bu gönüllüler de emekli olup depresyona girip canı sıkılacağına böyle bir projede yer alıp kendilerini geliştiriyorlar. Bu gönüllülerin sayısının artması için gazeteniz aracılığı ile çağrı yapıyorum. Emekliyseniz, ya da çalışmıyorsanız gelin hem kendinize bir iyilikte bulunun, hem de kanserli hastalara.. Bu yaptığınız iyiliğin manevi boyutu o kadar büyük ki..” DEVLET TARAMAYI BEDAVA YAPIYOR Hastaları derneğe kayıt yaparken hiçbir ücret almadan onlara destek verdiklerini belirten Doç. Dr. Diler, bazı üyelerinin maddi imkânlarını derneğe vererek buranın yaptığı hizmetin de arttığını söyledi. Kayıt yaptıkları hastaların bir şeye ihtiyaçları olduğunda ya dernek olarak biz karşılıyoruz ya da karşılayacak kurumlara yönlendiriyoruz diyen Doç. Dr. Diler, sözlerini şöyle sürdürdü; “2011 yılında kanser hasta odalarını sınıflayarak yapmayı düşünüyoruz. Çünkü akciğer hastasıyla meme kanseri hastalarını aynı odaya koyup eğitim veremezsiniz. Cinsiyetleri, kullandığı ilaçlar her şey farklıdır. Bizim amacımız her kanser tipinden en az 30 hasta oluşturduktan sonra onları alt, üst birim oluşturup çalışacağız. Çünkü tedavi olmuş, kemoterapi olmuş bir hastanın yeni kemoterapi olacak hastaya “ya korkma ne var” demesi bizim dememizden daha etkilidir. Çünkü bir atasözünde olduğu gibi eşekten düşeni en iyi eşekten düşen anlar. Bizim her gün facebookta, internette insanlara mesaj ulaştırmamız lazım. Bu mesajlar bir çok insanı kanserden kurtaracak. Türkiye’de kanserden ölüm oranı diğer ülkelere göre çok fazla, bunun da sebebi teşhisin geç konmasıdır. Artık hükümetimiz inisiyatifiyle kanser taramasını bedava yapmaktadır. Burda büyük bir iş yapılmıştır. Çünkü bir taramada çekilen film 4 lira, bununla kanser vakasını tespit edip, tedavi yaparsınız. Ama kanser yayılıp artınca tedavisinde 250 bin TL devletin kasasından çıkıyor. Bu tedaviyi devlet karışılıyor, bizim devletimizin böyle parasını sokağa atma lüksü yok ki. İnsanlarımızı kanser taramalarına yönlendirmeliyiz.” HASTANIN ŞİKAYETİ DİNLENMELİ Dernek olarak hastalara hukuk desteği de verdiklerini hatırlatan Doç. Dr. Diler, bu konuda şunları söyledi; “Hastalara bazı doktor arkadaşlar aman ha hukuka bulaşma bu avukatlar ve hastalar bizi mahkemeye verir diye bakıyorlar. Vatandaş olarak düşünün hastaneye bir şikayetiniz var. Siz halkla ilişkiler bürosuna şikayete gitmezsiniz. Orada güvenilir bir sivil kuruluş olursa ona gidersiniz. Hasta gerçekten mağdursa başhekimlikle beraber problemi çözersiniz . Şikayet gerçek dışı ise yine hastayı alıp, durumu anlatıp ikna edersiniz ve şikayet ortadan kalkar. Böylece hastanenin verimini de artırmış oluruz. Hastanın hakkını korurken oradaki çalışan doktorun, hemşirenin de hakkını korumuş oluruz. Hasta hakları vardır ama bu hasta haklı, doktor, hemşire ve sağlık çalışanları haksız gibi görmemek gerekir .” Riski azaltan 7 altın kural Doç. Dr. Sarper Diler, hayatımızda çok küçük şeyleri değiştirerek KANSER RİSKİ‘ni azaltabileceğimiz 7 altın kuralı okuyucularımız için verdi. İşte Doç. Dr. Diler’in kanser riskini azaltan 7 altın kuralı; 1. Vücudunuzun verdiği sinyalleri dikkate alın 2. Hem sigara hem alkole yaklaşmayın 3. Fiziksel olarak aktif olun 4. Sağlıklı beslenin 5. Güneş ışığından doğru faydalanın 6. Elektromanyetik cihazlarla temasınızı azaltın 7. Moral motivasyonunuzu artırın ve inancınızı güçlendirin Sanki her gün bir uçak düşüyor! Doç. Dr. Sarper Diler, “Ülkemizde günde 250 vatandaşımız kanser sebebiyle ölüyor. Yani Türkiye’de her gün bir uçak düşüyor, 250 kişi ölüyor. Bunun önüne geçmek için çok çalışmak lazım” dedi Bir uçak düşüp içindekiler ölünce günlerce güdemde kalıyor. Ama her gün Türkiye’de 250 kişi ölüyor yani hergün 1-2 uçak düşüyor. Kimsenin buna değinmediğini belirten KÖKDER Başkanı Doç. Dr. Sarper Diler, ‘Bunun önüne geçmek için halkımızın bilinçlendirilmesi lazım’ dedi. Bir kanser tedavisi için hastanedeki yer darlığında çok uzağa günveriliyorsa, İstanbul’un çevre illerinden bağlantıya geçerek başka illere yönlendirip hastanın kalacağı yeride ayarlayıp tedaviye gönderdiklerini söyleyen Doç. Dr. Sarper Diler; Burada belediyeleri de arayıp onların misafirhane ve lojmanından faydalanıyoruz. Onlarda yardımcı oluyor. Para harcamadan sadece koordine edip işi çözüyoruz. Çünkü altyapı var ama sistemin koordinasyonu eksik” dedi. Ülkemizde her yıl kanserden 100 bin vatandaş kaybediyoruz diyen Doç. Dr. Diler, şunları söyledi; “Günde 250 vatandaş kanser sebebiyle ölüyor. Yani Türkiye’de her gün bir uçak düşüyor 250 kişi ölüyor. Bunun önüne geçmek için artık halkımızı bilinçlendirip kanserden korkmamalarını sağlamalıyız. Eskiden ödemelerle ilgili sıkıntı vardı, şimdi artık ödemeler yapılıyor. Hastaların en büyük sıkıntısı psikolojik destek alamamalarıdır. Çünkü ben öleceğim diye bir çöküntüye giriyorlar. Kurtulanları örnek gösterip bunları ayağa kaldırmak için çalışmalıyız. Amerika’da üye derneklere iş çevrelerinin ve firmaların desteği var. Burda da olmalı peçete imalatı yapandan bisküvi imalatçısına kadar hepsinin ürünleriyle yardımcı olmaları lazım. Vicdan ve inanç sahibi tüm firmaları da aracılığınız ile bu projeye desteğe davet ediyorum. Burada basına çok iş düşüyor. Tanıtım yapıp derneklerin faaliyetlerini artırmalıyız. Daha çok kanser hastasının elinden tutmalıyız”. - BİTTİ -
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 117144
    % 0.47
  • 3.8026
    % -0.1
  • 4.6443
    % -0.34
  • 5.2574
    % -0.51
  • 162.471
    % -0.32
 
 
 
 
 
KAPAT