BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Masaj kaygısı

Masaj kaygısı

Elektrikli, pilli masaj aletlerinden ürkerim. Vakti zamanında şu dokuz voltluk pille çalışan titreşimli masaj yastıklarından kullanmış, haftalarca torpido üzerinde kafa sallayan oyuncaklar gibi dolaşmışlığım var... Yine de alışveriş merkezlerindeki masaj koltuklarına karşı garip bir ilgim mevcut.



Elektrikli, pilli masaj aletlerinden ürkerim. Vakti zamanında şu dokuz voltluk pille çalışan titreşimli masaj yastıklarından kullanmış, haftalarca torpido üzerinde kafa sallayan oyuncaklar gibi dolaşmışlığım var... Yine de alışveriş merkezlerindeki masaj koltuklarına karşı garip bir ilgim mevcut. Bu masaj koltukları, merkezin alışverişten yorulan müşterilerine ‘hele otur bi soluklan yiğenim” hizmeti mi, tuzak mı bilemiyorum. Ama rağbet büyük. İlk gördüğümde üzerinde yaşlı teyze maketi var zannetmiştim, lakin onlar maket değil koltukla bütünleşmiş canlılarmış. Hiç boş kalmıyor azizim! Müdavimleri, bağımlısı, sapığı bile var. Misal bizim mahalledeki Kamile Teyze, nerede görse biniyor arkadaş. Masaj koltuklarına yatırdığı parayı toplasa ev bile alırdı. Atıyorsun çil çil bozukları, gömülüyorsun koltuğa. Komple kütürdetiyor, gevşetiyor... Yaşlıların suratında “Biraz da omuzlarımı, oh pek güzel, sırtımı da azıcık” ifadesi beliriyor... Kolay gıdık alanları, ki hemen belli oluyorlar, bir kıkırtı tutuyor. Gelen geçen de onlara gülüyor... Utanıp sıkılan hanımlar yanındakine “Mücella, çok faydalı bu” benzeri laflar geveleyip ciddi olmaya çalışıyor. Koca koca adamlar gözler kapalı asidi kaçmış kola şişesi kıvamında rehavette. E tabii, insan özeniyor... Dayanamadım kıydım paraya, gömüldüm koltuğa. Tam rahatlayalım, kulunçları kırdıralım, stresi atıp pir-ü pak olalım derken, alttan gelen bir darbeyle irkildim. “Nooluyor?” dememe kalmadan bir tane de belime! Kürek kırdı sanki, ay ay omurilik gitti! Sırtımda toplar dolaşıyor, ittiriyor kaktırıyor. Daha da fenası; uzun boyluların boyun kısmına gelen bölüm, minyonların ‘kafasına’ denk geliyor! Ve buuu, oldukça ‘hırpalayıcı’ oluyor! Masaj aparatı, boyun zannettiği kafamı yoğurdu, tokatladı, salladı, attı!! Haber bültenleri gözümde canlandı; -Özyolucular Alışveriş Merkezinde masaj koltuğuna kurşun yağdıran saldırgan kaçarken yakalandı. İlk ifadesinde “Kafamı sıktı, ben de ona sıktım! Pişman değilim” diyen saldırgana, çevresi tarafından “Çok sakin ve hanımefendi bir insandı, nasıl böyle bir şey yaptı inanamadık” yorumları yapıldı. -Pancar gibi surat, belertilmiş gözlerle debelendiğimi bir güvenlik görevlisi fark etti de işkence bitti. Ez cümle; minyonsanız hele de narin yapılıysanız masaj koltuklarına ilişmeyin. Israrcıysanız buyurun, tutmayayım lakin sorarım; eski yöntemlerin suyu mu çıktı? Yorulunca adabınca yatarsın yere, etraftan bir hayırseverden istersin yardımını, gelir sırtını da çiğner, gelir bardak da çeker değil mi? En azından daha az riskli... Ni­nem diyor ki: Acemi katır kapı önünde yük indirir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT