BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç sınıf insan

Üç sınıf insan

Hazreti Ebû Bekr Sıddîk buyurdu ki: “İbadet eden kullar üç sınıftır. Her sınıfın alâmetleri vardır. Bu alâmetlerle bilinirler:



Hazreti Ebû Bekr Sıddîk buyurdu ki: “İbadet eden kullar üç sınıftır. Her sınıfın alâmetleri vardır. Bu alâmetlerle bilinirler: Birinci sınıfta olanlar, Allahü teâlâya azâbından korkarak ibâdet ederler. İkinci sınıfa girenler, Allahü teâlânın rahmetinden ümîd ederek ibâdet ederler. Üçüncü sınıf insanlar ise, sırf Allahü teâlâyı sevdikleri için ibâdet ederler. Birinci sınıfta bulunanların alâmeti üçtür: Kendilerine kıymet vermezler. Yaptıkları iyilikleri az görürler, işledikleri günahları çok görürler. İkinci sınıf insanların da alâmeti üç tanedir: Bütün işlerinde insanlara rehberdirler, insanlara çok cömertlik yaparlar, mallarını sadaka olarak verirler. Allahü teâlâ hakkında hüsn-i zan sahibidirler. Üçüncü sınıf insanların alâmeti de üçtür: 1- Sevdikleri şeylerden verirler. Allahü teâlânın rızâsından başka bir şeye aldırmazlar. 2- Nefslerinin istemediği işleri yaparlar. 3- Bütün hâllerinde Allahü teâlâyı hatırlarından çıkarmazlar. Allahü teâlâ ile beraber olur, Allahü teâlânın emrini yerine getirir, yasaklarından sakınırlar.” Hazreti Ali bin Ebî Tâlib buyurdu ki: “Huşû’ bulunmayan namazda, faydasız sözden sakınılmayan oruçta, haram ve şüphelilerden sakınılmadan sahip olunan ilimde, cömertlik yapılmayan malda, hakkı gözetilmeyen kardeşlikte, devam etmeyen ni’mette, ihlâs bulunmayan duâda hayır yoktur.” Resûl-i ekrem efendimiz buyurdu ki: “Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma Tevrat’ta şöyle vahyetti: Hatâların aslı üçtür, 1- Kibir, 2- Hased, 3- Hırs. Bunlardan altı şey doğar. Böylece hepsi dokuz tane olur. Altı şey şunlardır: Tokluk, uyku, rahatlık, mal-mülk sevgisi, övgü ve medhi sevmek, başkan olmayı sevmek.” Abdülmu’tî Semlânî, Bedrüddîn’den şöyle nakletti: “Hased eden kimse şunlara mübtelâ olur 1- Herkes onu ayıplar, 2- Dâima üzüntülü olur, 3- Allahü teâlânın tevfîk kapısı ona kapanır, 4- Devâmlı musibete düçâr olur ki, başına gelen bu musibetten dolayı bir ecir ve sevâba da kavuşamaz. Hasedci kimse için rahat yoktur. Sabır, belâ ve musibetin; tevâzu, kişinin hilm ve ilminin; alçak gönüllülük, ilim öğrenmenin; yaptığı iyilikleri saymayı terk etmek, iyilik yapmanın; huşû’, namazın süsüdür.” > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT