BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Atık su
hazine gibi

Atık su
hazine gibi

Atık sudan elde edilen arıtılmış su birçok ülkede birbirini izleyen çeşitli havuzlardan oluşan bir deniz çiftliğinde kullanılıyor.



YENİDEN KAZANIM ZAMANI Teknoloji ve bilim geliştikçe günümüzde artık her atık maddenin yeniden kazanımı söz konusu olabiliyor. Hiç şüphe yok ki, Türk insanının kıvrak zekâsı, atılganlığı ve teşebbüs kabiliyeti, benzeri sistemlerin ülkemizde de kısa zamanda kurulmasına imkân sağlayacaktır. ATIK SU ARITMA TESİSLERİ Atık su arıtması, evlerden, iş yerlerinden ve endüstri bölgelerinden gelen kanalizasyon şebekesiyle bunları bir merkezde birleştiren tesislerde gerçekleştirilir. Sevgili okurlar, çeşitli evsel ve endüstriyel amaçlar için kullanılan su, bu esnada kirlenir. İçinde bulunan katı maddeler, çeşitli kimyasal tuzlar, besinler, bakteri gibi oksijene ihtiyaç duyan mikroorganizmalar ise olumsuz etkilenir. Kanalizasyon sistemlerine verilen bu kirli sulara “Atık Sular“ denir. Atık suların iyileştirilmesinde günümüzde çok ilginç uygulamalar, yeni yaklaşımlar geliştirilmiştir. Bu suların yeniden kullanımı yanında, Akuakültür birçok ülkede başarıyla tatbik edilmektedir. Arıtma metotları genellikle üç kademede gerçekleşir: FİZİKSEL ARITMA Gelen işlenmemiş atık su, tesise kanalizasyon şebekesinden girer ve ilk olarak amacı yüzen büyük parçaları ayırmak olan çeşitli büyüklükteki elek veya ızgaralardan geçirilir. Atık su daha sonra, kum, küçük parçacıklar ve tortuların ayıklandığı bölüme aktarılır. Bu aşamadan sonra atık su parçacıkları, çamur (balçık) oluşturacak şekilde sedimantasyon tankına alınır. BİYOLOJİK ARITMA Bu sistemde tanklara pompa ile hava verilir veya yatay pervanelerle su sirküle edilerek sudaki organik maddelerin yüksek oksijen eşliğinde mikroorganizmalar yoluyla ayrışması sağlanır. Bu ayrışma sonucu, organik madde içindeki azot ve fosfor, inorganik nitrat ve fosfatlara dönüşür. KİMYASAL ARITMA Fosfat ve nitratların, organik kimyasal maddelerin veya ağır metallerin uzaklaştırılması bu kirleticiler için özel olarak hazırlanmış arıtma işlemleri gerektirir. Bu yardımcı metotlar, Kum ve Karbon Filtrelerinin veya Kimyasal Maddelerin uygulanmasını içerir. Üçüncü Kademe denilen bu safhada suya çeşitli kimyasallar eklenerek, besleyici mineraller çökertilir. Buradan çıkan su oldukça berraktır. Kalan zararlı bakterileri yok etmek için klorlama ve ozonlama sistemleri geliştirilmiştir. AMERİKA BAŞI ÇEKİYOR Arıtılmış sular, özellikle ABD’de birbirini izleyen çeşitli havuzlardan oluşan bir deniz çiftliğinde kullanılıyor. Her havuzda değişik bir deniz ürünü yetiştiriliyor. Birinci Havuzda bulunan bitkisel plankton (tek hücreli bitkiler), gelen atık suyun içinde inorganik halde bulunan besleyici mineralleri alarak ve güneş enerjisiyle beslenip büyüyor. Hızla büyüyüp havuzu kaplayan bu plankton grubu, ikinci havuzdaki istiridye ve midyeleri beslemek için kullanılıyor. Bu sistemin devamında suda bulunan besleyici minerallerle, tıbbi ve ticari değeri olan Chlorella, Spirulina gibi tatlı su ve deniz yosunları yetiştiriliyor. Organik kalıntı ve tortu olarak dibe çöken balçık ise, balıkçılara yem olarak satılan deniz kurtlarını besliyor. Böylece atık sulardan, üç ayrı satılabilir deniz ürünü elde ediliyor. Bu sistemi değişik yerlerde, çeşitli ürünler yetiştirecek şekilde uygulamak mümkün. Kanalizasyonla denize taşınan besleyici mineraller sorununa ekolojik yönden çözüm getirdiği, diğer yandan ekonomik açıdan masrafları karşılayabilmesi açısından böyle bir yatırım büyük potansiyele sahip bulunuyor. Bu uygulamaya benzer şekilde Çin, Singapur, Tayland ve Vietnam gibi pek çok ülkede, dünyaya pazarlanan süs balığı yetiştirmeciliği başarıyla yapılıyor. BİZ NİYE BAŞARMAYALIM! Kanalizasyon arıtmasından elde edilen katı atıkların kompostlanması da giderek önem kazanıyor. Kompost, organik atıkların bakteriler aracılığı ile biyolojik olarak arıtılmaları sonucu ortaya çıkan kokusuz, toprağa benzer madde. İçindeki besleyici mineral oranı yüksek değil ama, organik madde oranı çok yüksek olduğundan toprağa yararlı oluyor. Avrupa Birliği’nde eğimli topraklarda yapılan bağcılıkta erozyonu önlemek için kompost kullanılıyor. Komposttan, madencilik gibi nedenlerle aşınmış ve çıplak kalmış bölgelerin onarılmasında da yararlanılıyor, bitki örtüsünün tutunabileceği üst toprağın yeniden oluşması sağlanıyor. Sevgili okurlar, görüldüğü gibi teknoloji ve bilim geliştikçe günümüzde artık her atık maddenin yeniden kazanımı söz konusu olabiliyor. Hiç şüphe yok ki, Türk insanının kıvrak zekası, atılganlığı ve teşebbüs kabiliyeti, benzeri sistemlerin ülkemizde de kısa zamanda kurulmasına imkan sağlayacaktır. Size neşe içinde geçireceğiniz sağlıklı bir hafta diliyorum. MODERN?ARITMA TESİSLERİNE TOKAT’TAN GÜZEL BİR ÖRNEK Ülkemizin şirin kentlerinden Tokat’ta geçtiğimiz aylarda hizmete geçen Atık Su Arıtma Tesisi göz kamaştırıyor. 18 milyon liraya mal olan tesis, 200 bin kişinin evsel atık ve 33 bin kişinin de endüstriyel atığını mekanik, kimyasal ve biyolojik olarak arıtabilecek kapasiteye sahip. Tokat Belediye Başkanı Adnan Çiçek, “Yeni tesisimiz sayesinde artık Tokat’ın atık suları Yeşilırmak’a temizlenerek bırakılacak, dolayısıyla Yeşilırmak kirletilmemiş olacak” diyerek mutluluğunu dile getirmişti. DOÇ. DR. ÇAĞAN ŞEKERCİOĞLU: Kuşlar için paniğe gerek yok! ABD’de yaşanan toplu kuş ölümleriyle ilgili bilgi veren Şekercioğlu, “Yılbaşı gecesi patlatılan havai fişekler kuşları ürküttüğü için panikle çarpma sonucu öldüler” dedi KuzeyDoğa Derneği Başkanı Ornitolog (kuş bilimci) Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, ABD ve İsveç’teki toplu kuş ölümlerinin her zaman yaşandığını belirterek, “Toplu kuş ölümleri sıkça yaşanır ve paniğe gerek yoktur. Fakat 21. yüzyılda doğanın yok olmasının sonuçları insanları da etkileyecektir” dedi. HAVAİ?FİŞEK KURBANI? ABD’de sadece 2010 yılında bilinen 124 toplu kuş ölümü vakasında en az 34.520 kuşun öldüğünü ifade eden Şekercioğlu, şunları söyledi: “Yani ortalama her 3 günde bir kuş toplu ölüm vakası yaşanmıştır ve toplu yaban hayatı ölümlerinin çoğunu kuşlar oluşturmaktadır. ABD’deki son olayda 5 bin Kırmızı Kanatlı Karakuş (Agelaius phoeniceus) ve bir miktar Sığırcık (Sturnus vulgaris) öldü. Bu kuşların gece görme yetenekleri yoktur. Uyurken yılbaşı gecesi patlatılan havai fişeklerin gürültüsüyle korkan bu kuşların toplu halde panik içinde uçarak karanlıkta binalara, tellere ve diğer cisimlere çarparak öldüğü düşünülmektedir.” ERKEN UYARI SİSTEMİ Dünya insan nüfusunun bu yıl 7 milyara ulaşacağına dikkati çeken Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, şu uyarılarda bulundu, “Kişi başına düşen tüketim de sürekli artmaktadır. Bu yüzden doğada diğer canlılara giderek daha az yer kalmaktadır ve her sene yüzlerce yaban hayatı ölüm vakası yaşanmaktadır. Canlılar, özellikle de kuşlar, çevre sağlığının çok önemli göstergeleri olduğundan, doğadaki türlerin sayılarını ve sağlığını bu şekilde sürekli olarak araştırıp takip etmek, insan sağlığına da zarar verecek hastalık, zehir ve diğer faktörleri erkenden tespit için büyük önem taşımaktadır.” Öte yandan, toplu kuş ölümlerinin yaşandığı ABD’nin Arkansas eyaletinde onbinlerce ölü tambur balığı da bulundu. Kaya Kartalı’nı kanadından vurdular Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde avcılar tarafından silahla kanadından vurulan Kaya Kartalı Van’da tedavi altına alındı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Lokman Aslan, Üniversite Hayvan Hastanesi’nde tedavi altına alınan kartalın durumunun her geçen gün iyiye gittiğini söyledi. Hakkari’nin dağlık alanlarında kanadından silahla yaralanan kartalın ölmek üzereyken Tarım İl Müdürlüğü’ne getirilerek yetkililere teslim edilğini söyleyen Aslan, buradaki ilk müdahalenin ardından kartalın hastanelerine gönderildiğini belirterek, “Kaya kartalları doğada çok ender olarak görülen canlılardır ve nesilleri koruma altındadır. Genellikle yüksek kesimlerde yaşar. Doğanın en görkemli kuşlarından biridir” dedi. > Şabettin Akkuş VAN İHA Kızının doğduğu topraklara 2 milyon dolar bağışladı Angelina Jolie ve Brad Pitt, küçük kızlarının doğduğu ülke, Namibya’nın doğası için 2 milyon Amerikan doları bağışta bulundu. Bağışın sebebi ise çiftin küçük kızları Shiloh. Bağışla ilgili konuşan Angeline Jolie “Kızımızın doğduğu ülkenin gerçeklerini bilip, onların sorunlarına katkıda bulunmak için harekete geçmeliyiz” dedi. Brad Pitt ve Angelina Jolie 6 çocuğuyla beraber Namibya’daki bu doğal yaşam alanında tatil yapmıştı. Orada yetim kalan bebek Babunları (maymun), tilkileri görüp, doğadaki yaşama salıverilen bir leoparı da izlemişlerdi. Sinop Bazalt Kayalıkları korunacak Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat güzelliklerimizin korunarak gelecek nesillere milli bir miras olarak bırakılması maksadıyla bir önemli çalışmaya daha imza atıldı. Bu bağlamda Türkiye’nin 106.’cı Tabiat Anıtı, Sinop’un Boyabat ilçesindeki Bazalt Kayalıkları oldu. Bazalt Kayalıkları Tabiat Anıtı, ilçenin 15 km uzağındaki Kurusaray Köyü yakınlarındaki Fındıklık mevkiindedir. 30-40 m. yüksekliğinde, 4-5-6 köşeli sütunlardan oluşan kayalıklar, birbirine yakın 3 vadide yer almaktadır. Kayalıkların genç döneme ait, yaklaşık 3-5 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilmektedir. Çocukları PİL zehirliyor Çin’de iki pil fabrikası 24 çocuğu zehirlediği gerekçesiyle kapatıldı. Ülkede iki batarya fabrikası yüzünden 24 çocuğun zehirlendiği ortaya çıktı. Çin’in Huaining bölgesinde 200 çocuktan kan örnekleri alındı. Çocukların hepsinde yüksek oranda kurşun bulundu. Kimisi 9 aylık kimisi ise 16 yaşında. Toplam 24 çocuk batarya fabrikası nedeniyle zehirlenip hastanelik oldu. Bu durumun ortaya çıkmasının ardından resmî yetkililer fabrikaları kapattı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT