BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne yorulun ne de bizi yorun

Ne yorulun ne de bizi yorun

Her şeyi bilmek, anlamak, tarif edebilmek şart değil. Duyduğunuz bir kelimenin sizde neyi çağrıştırdığı da önemli. İşin aslı şuymuş, öyle değil böyleymiş sonraki fasıllar. Mesela sıradan insan adalet kelimesini duyunca ne tahayyül ediyor.



Her şeyi bilmek, anlamak, tarif edebilmek şart değil. Duyduğunuz bir kelimenin sizde neyi çağrıştırdığı da önemli. İşin aslı şuymuş, öyle değil böyleymiş sonraki fasıllar. Mesela sıradan insan adalet kelimesini duyunca ne tahayyül ediyor. Gözünde canlanan sahne ne? Eğer gidip görmemişse, o kapılardan (mahkeme, savcılık, avukat bürosu) geçmemişse muhtemelen bir iki sene öncesine kadar ekranlardan aşina olduğu mahkeme salonları canlanıyordur. Yabancı filmlerdeki yargılama sahneleri canlanıyordur. Son birkaç senedir; Hukuk, Adalet, Hukukun üstünlüğü, Yargıtay, Danıştay, Temyiz, Karar,?Yüce Mahkemenin kararı vs. haberleri artık zihinlerimizde başka sahneleri canlandırıyor. Erzincan eski savcısının tutuklanmasıyla başlayan sahneler. Erzurum tutukluyor, Ankara Erzurum’da bu kararı verenleri görevden alıyor. İstanbul’da filan numaralı mahkeme tutukluyor, bir başka numaralı mahkeme itirazı kabul edip salıveriyor. Bir başkası gidip daire başkanı ile pazarlık ediyor. 6 yıl önce CMUK’ta yapılan düzenleme 6 yıl boyunca dikkate alınmıyor, altı yıl sonra tutukluluk süresi dolanlar serbest bırakılıyor. 6 gün sonra tekrar tutuklanma kararı veriliyor. Eskiden, referanduma ve ses kayıtlarına kadar bağımsız yargı sloganları ile korkular bastırılırdı.. Şimdi slogan da atamıyorlar. Çünkü bu acayip ve garaip sahnelerin hiçbirisi bağımsızlıkla kastettikleri yerlerle ilgili değil. YÖK karar alıyor, Danıştay iptal ediyor. YÖK karar alıyor Danıştay iptal ediyor. Üç ya da dördüncü seferden sonra iptalden vazgeçiyor, onay veriyor.. Ağız alışkanlığına bakın, onay diyorum.. Sanki orası onay makamıymış gibi.. Yerindelik incelemesi yapabilirmiş gibi. Size bu yaşananların sorumlusu kimler deseler belki masum bir şekilde bir iki kurum, öne çıkan bir şahıs adı aklınıza gelir. Ama emin olun onlar da çaresiz.. Bunun eli mahkum bir dönüşüm projesi olduğunun farkında değiller. Kurumların görev tarifleri yeniden yapılıyor. Artık yargı sefer görev emri formatında çalışmayacak. Düşmanları denize dökmek gibi bir görevi olmayacak. Ordu da kendi işini yapacak, yargı da. Üç sene öncesine kadar YÖK seferberlik tetkik kurulu gibi çalışıyordu.. Görev tanımı yeniden yapıldı.. Ne oldu kıyamet mi koptu? Hiç olmazsa kendi işlerini konuşuyorlar.. Yargı da birkaç sene içinde sadece kendi işine kafa yoracak. Bu kötü bir şey değil ki.. Kendi çevrenizin dışında gidişatı gören birileriyle konuşun, dertleşin, hem rahatlarsınız hem de rahatlatırsınız. Yormayın bu milleti.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT