BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sezaryen
‘normal’ değil

Sezaryen
‘normal’ değil

Uzmanların tavsiyesi normal doğum. Yapılan araştırmalara göre sezaryen doğumda ölüm riski normal doğuma göre 4 kat fazla...



TÜRKİYE ÖZEL HABER ÖMER TEMÜR ÖZEL HASTANELER BAŞI ÇEKİYOR Sezaryen oranı eğitim ve gelir düzeyine göre artış gösterirken, batı illerinde bu oran yüzde 50’lerin üzerine çıkıyor. Özel hastaneler ise sezaryenle doğumda başı çekiyor. Türkiye’de her iki doğumdan biri neredeyse sezaryenle yapılır hâle geldi. Özellikle ticari kaygılar ve anne adaylarının rahat bir doğum isteği sezaryene olan ilgiyi sürekli artırıyor. Sezaryenin gerektiği durumlarda hayat kurtaran bir operasyon olduğunu dile getiren uzmanlar ise zorunlu olmadıkça hem anneyi hem de bebeği riske atan bu operasyonun yapılmamasını öneriyor. Türkiye’de 2002’de yüzde 21-22 olan genel sezaryen ortalaması 2010 yılında büyük bir artışla yüzde 45’lere kadar yükseldi. Bizdeki yüksek oranların aksine Hollanda, Belçika ve Fransa’da sezaryen yüzde 20-25’lerde seyrederken, Amerika’da yüzde 15’in altında kalıyor. Dünya Sağlık Örgütü de kabul edilebilir sezaryenle doğum oranının en fazla yüzde 15-20 olması gerektiğini söylüyor. SAĞLIKSIZ NESİLLER Mİ GELİYOR? Son yıllarda sezaryenin ‘moda’ gibi görülerek uygulandığını dile getiren kadın doğum uzmanları, bu yöntemin hem anneyi hem de bebeği riske attığını belirtiyor. “Bebek için en iyi kuvöz anne karnıdır” diyen uzmanlar, sezaryenin annenin isteğine göre değil, hayati durumuna göre yapılması gerektiğini ifade ediyor. Yapılan araştırmalar da doğumun normal yollardan olanının daha sağlıklı olduğunu gösteriyor. İsveç’te yapılan bir araştırma da sezaryenle doğan çocukların DNA’larında değişim yaşandığını ve bunun sonucunda şeker, kanser ve astım hastalıklarının görülme riskinin arttığını ortaya koydu. Normal doğuma oranla dört kat fazla ölüm riski taşıyan sezaryende annenin iyileşme süreci de normal doğuma göre daha fazla zaman alıyor. Hasta en az 3-4 hafta gibi bir sürede tamamen iyileşebiliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar, ilk çocuğunu sezaryenle doğuran annelerin ikinci hamileliklerinde, ilk çocuğunu normal doğumla doğuran annelere oranla daha çok problem yaşadıklarını gösteriyor. Sezaryende kan kaybı daha fazla olurken, 2. veya 3. defa yapılan sezaryenler 1.’ye göre daha riskli bir hâl alıyor. AKDAĞ: KABUL EDİLEMEZ Sezaryenle doğumun artması üzerine Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Bakan Recep Akdağ, neredeyse her iki doğumdan birinin sezaryenle yapılmasının kabul edilemez olduğunu, mutlaka azaltacaklarını belirtti. Bakanlığın çalışmaları kapsamında eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına hız verilirken, sezaryenin yoğun olarak görüldüğü hastane ve doktorlar incelemeye alınıyor. 2007-2010 (ilk 6 ay) yılları arasında toplam 1 milyon 858 bin 354 kadının sezaryenle doğum yaptığını söyleyen Akdağ, “2007’de 481 bin 677, 2008’de 526 bin 974, 2009’da 558 bin 295 ve 2010’un ilk 6 ayında 291 bin 408 sezaryenle doğum gerçekleşti. Oransal olarak bakıldığında 2007’de yüzde 36 olan sezaryenle doğum oranı 2010’un ilk 6 ayında yüzde 45.2’ye yükseldi. Yıllar itibarıyla sezaryen oranları artmakla beraber, primer sezaryen oranında yakaladığımız düşüş müdahalelerimizin doğru ve yerinde olduğunu göstermektedir” dedi. Sezaryenle doğum yapan anne adayları normal doğum için yurt dışına gidiyor Annelerin isyan ettiği bir konu da sezaryen sonrası normal doğum (SSVD). Türkiye’de ilk çocuğunu sezaryenle dünyaya getiren anneler daha sonraki çocuklarında da bu yöntemi kullanmak zorunda kalıyor. Türkiye’de neredeyse hiç bir doktor sezaryen sonrası normal doğuma yanaşmıyor. Maddi durumu iyi olan anne adayları da çareyi Avrupa’ya ülkelerine gitmekte buluyor. Almanya’da anne adaylarının yüzde 75’ine İsveç’te yüzde 53’üne ABD’de de yüzde 20’sine SSVD doğum öneriliyor. Tüp bebekle çocuk sahibi olmak isteyenlere yeni ümit Doğum uzmanı Prof. Dr. Timur Gürgan ve embriyolog Doç. Dr. Aygül Demirol tarafından Fransa, Yunanistan ve Rum bilim adamlarıyla ortak yürütülen çalışmada, iki ve daha fazla tüp bebek tedavisi başarısızlığı olan çiftlerde gebelik oranlarını önemli derecede artıran bir yöntem bulundu. Rahim içindeki endometrium denilen bölgedeki hücreler kullanılarak yapılan tüp bebek denemelerinde büyük artış sağladı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93263
    % -1.35
  • 4.7176
    % -0.38
  • 5.4736
    % -0.5
  • 6.248
    % -0.52
  • 194.299
    % -0.16
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT