BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hikâyemiz var!

Hikâyemiz var!

“Yeni Türk Edebiyatında Öykü” adlı eseri önemli bir boşluğu dolduran Ömer Lekesiz, bizde hikâye türünün devâsa bir birikime sahip olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Öykücülüğümüz iyi yerde duruyor.”



Roman batı menşe’li, hikâye ise bizim... Bu görüş, romanın yabancı olduğunu, bizde henüz tam yazılamadığını, hikâyenin ise köklü bir geleneğe sahip olduğunu söyleyenlerin görüşü. Gerçekten de kıssalardan, menkıbelerden, mesnevilerden, Binbirgece Masalları’ndan beslenen köklü bir hikâye geçmişimiz var. Ömer Lekesiz, bu büyük birikimi gözönüne alarak “Yeni Türk Edebiyatında Öykü” (Kaknüs, 0 216 341 08 65) adlı eserini kaleme aldı. Yazar, beş ciltte tamamlamayı düşündüğü ve üçüncüsünü yayınladığı eserinde hikâyecileri ve sanat anlayışlarını ele alırken, seçme hikâyelerine ve tahlillerine de yer veriyor. MODERN ANLATIM Edebiyatın diğer türleri arasında hikâyemiz nerede duruyor? LEKESİZ: Bizden başka hiçbir topluma ve edebiyata nasip olmayan devasa bir “hikâye” birikimine sahibiz. Modern anlatım tarzlarını, kurallarını da biliyoruz. Bunlarla çok özel sentezlere açıldık, ulaştık. Simgesel anlatımdan, birebir gerçekliğin anlatımına kadar muhtelif “alt tür” anlatımların yelpazesini de elimizde tutuyoruz. Haliyle öykücülüğümüzün iyi bir yerde olması gerekiyordu ve o iyi yerde bulunuyor. Ben de, Kırıkkale Üniversitesi’nde çalıştığım yıllarda akademisyenlerle öğrencilerin çözümlemeli bir öykü antolojisine ihtiyaçlarını yerinde belirleme imkanı bulmuştum. Gerek zaman gerekse incelenen malzeme bakımından mevcut eserler ihtiyacı tam karşılamıyordu. Ayrıca çoğunlukla öykü eleştirisi yazan biri olarak daha metotlu çalışabilmemiz için kendimizin de yerli öykücülüğe mahsus eski/yeni malzemeleri derleyip toparlamamız gerekiyordu. Tüm bu ihtiyaçlar bizi bu çalışmaya sevk etti. 100 YILLIK HİKÂYE Eser, edebiyatımızdaki devirlerden hangilerini ihtiva ediyor? LEKESİZ: Kitap, 1890’dan 1990’a yani Karabibik’in (Nabizâde Nâzım) yayım tarihinden, Gidenler Gidenler’in (Cemal Şakar) yayım tarihine kadar geçen yüz yıllık süreyi kapsıyor. Birinci ciltte (1890-1937) yirmi iki, ikinci ciltte (1938-1954) onsekiz, üçüncü ciltte (1955-1965) yirmibir öykücüyü sunduk. 4. ve 5. ciltte ise hepimizin yakından tanıdığı önemli öykücüleri ele aldık. Ayrıca 5. ciltte hikâyeden öyküye geçişin sebep ve sonuçlarını irdeleyen yazımızla, tüm öykücüler üstüne genel bir değerlendirmemiz de yer alacak. Tahlil (çözümleme) metodunda titizlikle uyguladığınız hususlar neler? LEKESİZ: Çözümlemelerde öyküsel anlam, öz ve biçimin dil düzeyindeki tezahürlerini bir tür keşfe çalışıyoruz. Klasik, izlenimci, duygusal, pratik, yapısalcı vb. eleştirinin imkanlarıyla, akademik bakış açısını da göz ardı etmemekle birlikte daha çok analitik tarzı esas alıyoruz. Ayrıca kimi zorunlu uygulamalar nedeniyle bilimsel çalışmalarda ortaya çıkan kuruluğu, resmiyeti, soğukluğu sıcak bir söylemle aşmaya özen gösteriyoruz. Mehmet Kaplan, Tahir Alangu ve Cevdet Kudret’in eserlerinden kitabınızın ayrılan ve benzeşen yönleri nedir? LEKESİZ: Merhum Tahir Alangu ile değerli bilim adamı merhum Mehmet Kaplan’ın bu işin ilk emektarları olarak haklarını öncelikle teslim etmeliyiz. Bizi bu çalışma için cesaretlendirmekten öte bu çalışmaya sevk eden birikim onların birikimidir. Alangu’nun “Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman” adlı çalışması 1919-1950 tarihlerine münhasırdır; bu dönemde yer alan yazarların hayatını, edebi hayatını, eserlerini ve eserler üzerine kendi düşüncelerini işlemiş ve örnek metinler sunmuştur. Kaplan ise, Oğuz Kaan Destanı’ndan 60’lı yılların eserlerine Türk edebiyatının geniş bir bölümünü büyüteci altına almış, metinlerden tip çözümlemelerine kadar birçok önemli çalışmayı gerçekleştirmiştir. Biz Alangu’nun ve Kaplan’ın öykü merkezli çalışmalarını da mümkün olduğunca ihtiva edecek ve güncelleştirecek şekilde yeni bir çözümlemeli öykü antolojisi sunmaya çalıştık. Cevdet Kudret’ten de beslenmeye çalıştık ancak o, analitik tutum yerine kategorik tutumu benimsediğinden ondan sınırlı bir oranda beslenebildik. Bu arada bir diğer besin kaynağımızı, Ahmet Kabaklı’nın çalışmalarını da özellikle zikretmeliyiz. Lekesiz bir hayat Ömer Lekesiz, 1958, Yozgat/Akdağmadeni doğumlu. Orta öğrenimini Yozgat’ta, yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. Resmi ve özel kuruluşların çeşitli kademelerde çalıştı. Kitapları: Hasan Aycın Çizgilerinden Örneklerle Çizgi Sanatında Dil ve Mesaj (İnceleme, YediGeceKitapları, İstanbul 1995), Mimlerin Abecesi (Eleştiri/Deneme/Değini, İnsan Yayınları, İstanbul 1995), Sevgilinin Evi / Ev/Kabe Simgeciliği Üzerine Bir Çözümleme (YediGece Kitapları, İstanbul 1997), Şirazeden Şirazeye (Eleştiri/Deneme/Değini, Timaş Yayınları, İstanbul 1997), Yeni Türk Edebiyatında Öykü (Çözümlemeli Öykü Antolojisi, Kaknüs Yayınları, Birinci Cilt: İstanbul 1997, İkinci Cilt: İstanbul 1998, Üçüncü Cilt: İstanbul 1999).
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT