BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Barış için çözüm üretiyoruz"

"Barış için çözüm üretiyoruz"

Irak’a giden Dışişleri Bakanı “Bölgede Türkiye’nin içine girmediği bir denklem düşünülemez” diye konuştu.



> BAĞDAT - Nuri ELİBOL PRESTİJ PEŞİNDE DEĞİLİZ Türkiye’nin hiçbir zaman prestij politikası takip etmediğini belirten Bakan?Davutoğlu: Bölge halkı bize güveniyor, eğer müdahil olmazsak, şu anda birbirine bağlı birçok şey çökebilir. Dişişleri Bakanı Ahmet Davut-oğlu, Lübnan krizinden kaygılandıklarını belirterek, “Biz, bölgede parçalanmayı önlemek istiyoruz. İki kutuplu bölge istemiyoruz” dedi. Irak’a giderken gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Bakan Davutoğlu çok önemli açıklamalar yaptı. Önümüzdeki hafta diplomasi trafiğini özetleyen Bakan Davutoğlu, “Lübnan krizi dışında P5+1 ile İran görüşmeleri var. Tunus’ta nereye doğru gideceği belli değil. Macaristan seyahati var. Rusya Dışişleri Bakanı geliyor. Perşembe günü öğleye kadar Rus Dışişleri bakanı ile görüşeceğiz, öğlen Kıbrıs için Downer geliyor, öğleden sonra da İran ve P5+1 temsilcileri ile görüşmeler yapacağız. Galiba bu kara perşembe olacak ama inşallah ak perşembe olur” diye konuştu. KRİZ TIRMANMAMALI Bakan Davutoğlu, Lübnan konusunda nasıl bir temasın yürüyeceği yolundaki soruya da şu cevabı verdi: “Önceliğimiz krizin tırmanmasını engellemek. Kriz geçen pazartesi yani biz Yemen’deyken patlak verdi. Yemen’e indim, Suriye Dışişleri Bakanı aradı. Suudi Arabistan’ın anlaşmadan çekildiğini haber verdi. O gece sonra fark ettim ki, ben uçaktayken, Saad Hariri aramış. Lübnan’ın Suriye ile ilişkilerini iyi tutması lazım. Ben Saad Hariri ile konuştum. “Durum kritik, her an istifalar olabilir” dedi. Tekrar Suriye tarafıyla görüştük. Başbakanımız Katar’daydı. O gece Başbakanımızla konuştum. Başbakanımız aynı gece Beşar Esad ile konuştu. Genel durumu değerlendirdiler ama ok yaydan çıkmıştı” TELEFON DİPLOMASİSİ Yemen’de iken Yunan Dışişleri Bakanı, Senegal Dışişleri Bakanı ve İran Dışileri Bakanı ile telefon diplomasisi yürüttüğünü belirten Davutoğlu, “Dışarıda gören Yemen’de rahat geziyorlar der. Ama yorucu bir tempoydu. Türkiye’ye döndüm, Çarşamba günü Lübnan’da bakanlar istifa etti. Saad Hariri hemen aradı “durum gergin” dedi. Onun üzerine biz bir eylem planı çerçevesinde bölgesel faktörleri ve içeriği nasıl krize döndürmeden durdururuz diye baktık” şeklinde konuştu. Tüm bu temaslarda Türkiye’nin kavşak noktası olduğunun altını çizen Davutoğlu, “Çünkü herkes bir kanalda etkin İran, Hizbullah kanadı ile, Suriye Şii ve emel kanadıyla etkin. Suudi Arabistan Saad Hariri ve sünniler üzerinde etkin. Bütün bunların kesiştiği yerde de Türkiye var. Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini en çarpıcı biçimde gösteren tablo buydu. Dolayısıyla bize dönük bir beklenti oluşuyor. Türkiye müdahale ederse netice alınabilir diye bakıyor” dedi. TOPLANTI DOĞRU ADIM Lübnan için Fransa’nın bir uluslararası toplantı teşebbüsü olduğunu belirten Davutoğlu, “Toplantıyı doğru buluyoruz ama Suriye’nin katılımı büyük önem taşıyor. Eğer Suriye katılmazsa, bu sefer Suudi Arabistan, Fransa, ABD, Katar ve Türkiye’nin katıldığı bir toplantı eksik olur” dedi. Türkiye’nin bölgede parçalanmayı önlemek istediğine dikkat çeken Davutoğlu, şunları kaydetti: “İki kutuplu bölge istemiyoruz. Böyle bir tablo Irak ve Lübnan’da büyük sıkıntı doğurur. Lübnan’daki 2006 savaşının arkasında biraz da böyle bir durum vardı. Tam bu konuyla uğraşırken Tunus patladı bu defa. Biz aynı zamanda Lübnan siyasetinde de bir parçalanma istemiyoruz. Nasıl olsa bir Sünni olur değil. Sünni başbakan olması tek başına yeterli değil. Toplumsal tabanı olan birisi başbakan olmalı.” HARİRİ DEVREDE OLMALI Davutoğlu, Lübnan’da Hariri’nin toplumsal tabanının varlığına dikkat çekerken, “Kim olursa olsun, taban desteği olan kişi önemli. Hariri kritik bir isim. Parlamentodaki en büyük grup onun grubu. Saad Hariri’nin devredışı kalmasını istemiyoruz. Zaten demokrasi de bunu gerektiriyor. Öbür tarafta Hizbullah ve Emel’in de, yani Şii kanadının da mutlaka etkin şekilde hükümette olması lazım” diye konuştu. İran’la müzakerelerde olumlu gelişmelerin Lübnan’ı da olumlu etkileyeceğini savunan Davutoğlu, “Bu krizin bir hafta ertelenmesi bize P-5 artı bir müzakerelerinde bir hafta zaman kazandırır. Biz müdahil olmazsak, şu anda birbirine bağlı birçok şey çökebilir. Irak’ı erteleyemez, Lübnan’ı ihmal edemeyiz” şeklinde konuştu. Bölgede şu anda Türkiye’nin içine girmediği bir denklem düşünülemeyeceğinin altını çizen Davutoğlu, “Biz taraflarla konuşarak krizi yumuşatabiliyoruz. Çözüm üretecek formüller geliştirebiliyoruz” diye konuştu. Davutoğlu, Türkiye’nin bölgedeki en önemli başarı öyküsü olduğunu belirterek, “Bütün siyasal faktörlerin siyasetin içinde yer aldığı, demokratik rekabetin bulunduğu, ekonomik kalkınmanın sağlandığı bir model. Bu bir başarı hikâyesidir” dedi. “Lübnan krizi için Suriye’ye gidiyoruz” Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Lübnan’daki gelişmelerin hız kazanması üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Şam’a gideceklerini belirterek, bu sebeple Irak ziyareti çerçevesinde gitmeyi planladığı Kerkük ve Necef’e gidemeyeceğini söyledi. Davutoğlu, “Lübnandaki gelişmeleri Suriye lideri Beşşar Esad ve Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Tani ile değerlendirme zarureti dolayısıyla bu akşam Ankara’ya döneceğim. Sayın Başbakanla da bugün Şam’a intikal edeceğiz” dedi. Türkiye-Irak ilişkilerinin son yıllarda çok geliştiğini, Bağdat’a sık sık ziyaretler yaptıklarını hatırlatan Davutoğlu, Irak’ta yeni kurulan hükümetin Irak halkına hayırlı olmasını diledi. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Irak Başbakanı Nuri El Maliki ve Dışişleri Bakanı Hosyar Zebari ile görüşmesinde bölgedeki gelişmeleri de gözden geçirdiklerini söyleyen Davutoğlu, “Gerçekten, başta Lübnan ve Tunus olmak üzere çok hareketli günler yaşanıyor. Bu çerçevede görüşlerimizi paylaştık” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT