BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yeni tramvay seçiminde bunlara dikkat edilemez mi?

Yeni tramvay seçiminde bunlara dikkat edilemez mi?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “tramvayını sen seç” kampanyasında, başka bazı hususların da bulunması gerektiğini düşünüyorum.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “tramvayını sen seç” kampanyasında, başka bazı hususların da bulunması gerektiğini düşünüyorum. “www.istanbultramvayiniseciyor.com” adresine girip, tramvayını seçmek isteyen İstanbullular, A ve B şıklarından birine tıklamak zorundalar. Beğenmedim şıkkı yok. Bunun ötesinde metrekareye 7 kişi düşünülmesi çok şaşırtıcı. 245 kişinin ayakta gitmesi gerektiğinin söylenmesi, tramvayın teknik özelliğinde belirtilen rakamlara ters düşmektedir. Bu ağırlıkta bir araç 245+40, toplamda 285 kişiyi çekemez. Düz yolda çekse de yokuşlarda zorlanacağından bu da aracın çok kısa zamanda yıpranmasına, arızalanmasına sebep olacaktır. Sitede en büyük eksiklik, iç tasarımından söz edilmemiş olmasıdır. Vatandaşın ne şekilde seyahat edeceğinden, koltukların durumlarından söz edilmemiş olması seçimin sağlıklı olmayacağını göstermektedir. Bizim halkımız öncelikle rahat seyahat etmek istemektedir. Bunun için geniş bir koridorun olması önemlidir. Tramvayın iç düzeneği geniş ve yüksek olmalıdır. Ferah bir ortamda seyahat etmek tercih sebebidir. Koltukların, yüz yüze yolculuk edilmesi şeklinde tasarlanmaması ve yerleştirilmemesi lazımdır. Halkımız neticede karısının, kızının karşısına yabancı bir kimseyle oturmak istemez. Ya da bayanlarımız tanımadığı bir erkeğin yüzüne bakarak oturmayı tercih etmez. Bu sebeple, otobüslerde ve mevcut tramvaylardaki koltukların sistemi değiştirilmelidir. Hâlihazırda muhafazakâr bayanlarımız, bu şekilde oturmaktansa, ayakta gitmeyi tercih etmektedirler. Koltukların arka arkaya oturacak şekilde tasarlanması ve yerleştirilmesi gerekir. Ayrıca, bazı insanların, aracın ters istikametine doğru oturması hâlinde, mide bulanması geçirmeleri de, ters koltukların konmaması için yeterli bir sebeptir. Araçta ayakta yolculuk edenler için, tutunacak yerlerin sayısı artırılmalıdır. Askıların, reklam taşımalarından ziyade, sağlamlığı ve yer değiştirme kolaylığı olmalıdır. Camların açılmayacak değil, gerektiğinde açılma kolaylığı sağlanmalı. Açılacak pencerelerin sadece hava dolaşımı sağlaması, kafa kol çıkartılmasına engel olması gerekecek şekilde tasarımı olmalıdır. Yoksa A ya da B diye seçmek, havanda su dövmeye benzer. Seçsek de olur, seçmesek de... Dış görünüşten ziyade, iç tasarımının halkımıza, örf ve âdetlerimize uygun olması daha önemlidir. Engelli vatandaşların ve bebek arabalarının da yolcuyu rahatsız etmeyecek şekilde konuşlandırılacağı yerlerin, kapıların yakınında olmaması gerekmektedir. Ancak çıkışlarının da o denli kolay olması sağlanmalıdır. Erol Kara-İSTANBUL Bu anlayış değişmeli Ülkemizde sürekli, eğitim sistemimizin bozukluğundan şikâyet edilir. Üniversitelerimiz dünyada ilk beşyüze giremedi diye hayıflanır dururuz. Ama nedense eğitim sisteminin düzeltilmesi için herhangi bir çaba gösterilmez. Hâl⠓böyle gelmiş böyle gider” dermişçesine, eski düzen devam eder. Üniversite mezunu oranı artıyor ama eğitimdeki kalite giderek düşmektedir. Üniversiteler, ortaokul ve lisede öğrenilen bilgilerin tekrar edildiği veyâ sadece insanları diploma sahibi yapan yerler değildir. Ayrıca sadece teorik bilgilerin verildiği yerler de olmamalıdır. Üniversiteler öğrencilere teorik bilgilerin yanında ayrıca araştırma yapma, inceleme ve olaylara farklı açılardan bakma yeteneği kazandıran, onları vizyon sahibi yapan yerler haline gelmelidir. Unutmayalım ki düşünmeyen, araştırmayan, incelemeyen ve sorgulamayan beyin körelmeye mahkumdur. İnsan hayatının en kıymetli döneminde olan gençlerimiz vatanını ve milletini seven, maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan kişiler olarak yetiştirilmelidir. Aksi halde geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz sınav kuyruklarında, kafelerde, eğlence yerlerinde vs. heba olacaklardır. Bir an önce eğitimdeki kalitenin artırılması için harekete geçilmeli, üniversitelerin problemleri çözüme kavuşturulmalıdır. Muhatabına yumurta atan değil, onu dinleyen ve yerine göre ona gül atan bir gençlik bu ülkeyi ileriye götürebilir. Mustafa Pilgir (Hukuk Fakültesi Öğrencisi) Evlerimiz bir an önce verilsin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek’in dikkatine; Ben ve benimle beraber yaklaşık 7 bin kişi, 2005 yılında, “Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi” kapsamında, arsa ve gecekondularımızın karşılığında, apartman dairesi için sözleşme imzaladık. O tarihlerde sözleşme imzalanırken, evlerimizin 2 yıl içinde teslim edileceğini söylediler. Bu sözleşmeyi imzalayanların bir kısmı kira yardımı olarak yaklaşık 250 TL almaktadırlar, büyük bir kısmına ise hiç kira yardımı yapılmamaktadır. Ben de kira yardımı alamayanlardanım. Ben devlet memuru emeklisiyim ve 6 yıldır kirada oturmaktayım. Aradan 6 yıl geçti ve hâlâ evlerimizi alamadık. 2 yıldır yetkililer her ay kura çekilecek diyor, hâlâ ne kura var ne de ev; mağdur ediliyoruz. Lütfen mağduriyetimize bir an önce son verin... Zekeriya Apaydın
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT