BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bugün Avusturya... Yarın kimbilir neresi?

Bugün Avusturya... Yarın kimbilir neresi?

Avrupa Birliği, Avusturya’da oyların % 27’sini alarak iktidara ortak olan Jörg Haider’e ve sağcı Özgürlük Partisine, tepkilerini ve eylemlerini, Haider’in Parti Başkanlığından istifa etmiş olmasına rağmen, sürdürüyor.



Avrupa Birliği, Avusturya’da oyların % 27’sini alarak iktidara ortak olan Jörg Haider’e ve sağcı Özgürlük Partisine, tepkilerini ve eylemlerini, Haider’in Parti Başkanlığından istifa etmiş olmasına rağmen, sürdürüyor. Bu istifanın taktik bir manevra olduğunu iddia ederek, Avusturya’ya karşı cezai tedbirler uygulanmasında ısrar ediyorlar. Kısacası mesele Haider’in kişiliği ve Nazi taraftarlığı değil. “sağcı Özgürlük Partisi”! Dışardan beslenen bu hareket yüzünden, Avusturya içinde şiddetli protestolar devam ediyor. Bir Avrupa Birliği üyesi ülkenin içişlerinden de öte, iç politikasına ve seçimlerine görülmemiş ölçüde müdahale etmekte olan Avrupa ülkeleri, Avusturya ile ilişkilerini dondurdular. Bu tepkiler yüzünden Valsler kenti Viyana’nın geleneksel muhteşem Opera Balosu’na yabancı ülkelerden ünlü konuklar her zaman olduğu gibi katılmadı. İçerden de ünlü Avusturyalılar katkıda bulunmadılar. Balo bu yüzden sönük geçti. HAİDER VE PARTİSİ Haider’in ve partisinin aşırı sağcı düşüncelerini ve yabancılara karşı düşmanlığını (gerçi Türklere karşı bir ifadelerini işitmedim ama) tasvip etmek mümkün değil. Ancak Haider’i ve Partisini desteklemeleri Avusturyalıların bilecekleri birşey. Hem görebildiğim kadar, Avusturyalıların % 27’sinin ne sebeple böylesine bir partiye oy vermiş olduklarını soran yok. Bu seçmenlerden biri Haider’e, Thatcherizm yaptığı için, Devlet müdahaleciliğine, bürokrasiye karşı olduğu ve geniş kapsamlı bir özelleştirme yapacağı için oy verdiğini söylüyor. Bir başkası “düşüncelerini iyi pazarladığı için!” diyor... Anlaşılan Avusturyalı seçmeni Nazi taraftarı oluşu pek etkilememiş. ÇİFTE-ÜÇLÜ STANDART Şu veya bu sebeple, Avusturyalı seçmenlerden bu kadar fazla oy alan bir partiyi, AB hoşlanmıyor diye, iktidardan menetmeye çalışmak, uluslararası platformda “cezalandırmaktan” söz etmek, Avrupa’nın demokrasi ölçülerine ve ünlü “Kopenhag Kriterlerinin” ruhuna uymayan bir hareket gibi geliyor, bana! Asıl, burada bir çifte hatta üçlü standarda tekrar dikkati çekmek istiyorum: Haider’in Partisi Nazi kökenli ve Hitler taraftarı diye kınanıyor. Ancak, Avusturya’da veya başka bir Avrupa veya dünya ülkesinde seçimlerde komünistler aynı şekilde kazansalar ve iktidara gelselerdi, sizi temin ederim ki, AB’nin ve bilumum liboşların, gıkları çıkmayacaktı, aynı müeyyedileri uygulamaları söz konusu bile olmayacaktı. Halbuki komünizm bir siyasi çıban olarak, demokrasi düşmanı olarak, Nazizmden ve Faşizmden aşağı kalmaz. Dünyaya ve uygulandığı ülkelere en az Faşistler ve Naziler kadar pahalıya mal olmuştur ve Stalin ve halefleri de cinayetlerinde Hitler’le en azından aynı hizadadırlar. Öyle ise bu çifte ölçü neden? Çoğu sola meyyal enteller, bizde ve dünyada, Stalin döneminde de sonra da, hatta bugün, Komünizme, liderlerine ve cinayetlerine karşı daha yumuşak, “anlayışlı” davranmışlardır. Çünkü Stalin’in dediği gibi, onlar hep kendisinin ve Komünistlerin hizmetine koşmuş “budalalar”dır! Komünist baskı rejimi ile Kübalıları hâlâ ezen Castro, bizimkiler dahi, entel liboşların sevgilisidir. Ama bir dönemde Şili’yi Komünizmin pençesinden kurtaran Pinochet’nin yakasını bir türlü bırakmazlar! TÜM SAĞ PARTİLER NAMLUNUN UCUNDA Ölçünün veya ölçüsüzlüğün bize de dokunan, bir boyutu var: Haider’e ve partisinin karşıtlıklarında Avusturya’nın içişlerine, seçmenlerin oylarına karışanlar, ellerinden gelse Özgürlük Partisini kanun dışı kılacak olanlar, Türkiye’de HADEP konusunda yasalara göre hareket etmemizi kınıyorlar. HADEP’in PKK ile işbirliği sabit olur da mahkeme yoluyla kapatılırsa herhalde kıyameti koparacaklar. İşin ilginç yanı Avrupalıların Haider’in Parti Başkanlığından ayrılması ile yetinmemeleri, İngiltere hükümeti, açıkça söylüyor: “Bizim için önemli sakınca Özgürlük Partisinin iktidarda kalmasıdır!” AB Dönem Başkanı olan Portekiz Başbakanı Antonio de Gueres de, “asıl mesele Özgürlük Partisinin sağcı bir parti olmasıdır!” demiş. Liberallik ve demokratlık hususunda kendi geçmişlerinin kefaretini ödemek gayretinde olan Almanlar da, “Herhangi başka bir ülkede, mesela İtalya’da sağcı bir parti hükümete ortak olursa aynı müeyyidelerle karşılaşacaktır” tehdidini savurmuşlar. Anlaşılan, tarifini kendi belirleyecekleri “sağcılığı” temsil eden bir parti ve hükümetlerde ortaklığına bundan böyle AB geçit vermeyecek. Bu ne garipliktir? Herhalde AB üyeliğimize ve üye adaylığımıza bundan sonra “sağcı” Milliyetçi Hareket Partisi “iktidar ortağıdır” diye karşı çıkabilecek. Görüyor musunuz bizi bu Avrupa yolunda bekleyen engelleri ve sorunları! Anladık, bundan böyle, Avrupalı olacağımız için, içişlerimiz ve içişlerimize müdahale diye, takıntımız olmamalı, çünkü artık içişlerimiz, dışişlerimizle birbirine karıştı... Ama, bütün iplerin ucunun böyle, Avrupalıların elinde olmasının sonu nereye varır, yol yakınken düşünmemiz de gerek! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Vatanseverlik, başkalarının vatanseverliğini inkar etmek anlamına gelemez!” İngiltere Kraliçesi II. Elizabet
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT