BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Heykel ve dizi

Heykel ve dizi

Okuyucularım, -benim şahsen ilgim olmasına rağmen- bazı aktüel konulara hiç girmeyişimin sebebini soruyorlar. Soru yoğunluk kazanınca, bu yazıyı kaleme aldım.



Okuyucularım, -benim şahsen ilgim olmasına rağmen- bazı aktüel konulara hiç girmeyişimin sebebini soruyorlar. Soru yoğunluk kazanınca, bu yazıyı kaleme aldım. Heykel ve resimle ilgim olmadı. Müzik estetiğinde uzmanım. Mahut heykele gelince, Türkiye’de değil, bir Avrupa ülkesinde yadırganmayabilir. Seçkin bir beldemiz tâlib olmuş. O belediye başkanının tekrar seçilmesi mümkün değildir, partisine de oy kaybettirir. Millî zevke dikkat edilmelidir. Kaanûnî Sultan Süleyman dizisine gelince: Sinema, her devirde birinci hobimdir. Dikkat ve zevkle izlemişimdir. Yerli dizilerin çok azını seyrettim. Sayıları fazla ve konular gereksiz yere uzatılıyor. Ama biz gazetecilerin nasıl tiraj derdimiz varsa, televizyonların da reyting derdi bulunduğunu unutmamalıyız. Tarihî filmlerin hiçbiri, hiçbir ülkede tarih gerçeklerini aynen yansıtmaz. Senaryo da roman gibi bir edebî türdür. Hepsi tarihî gerçeklere aykırılıklarla dolup taşar. Masraflı prodüksiyonlardır. Yabancı tarihî filmlerin bazılarına büyük harcamalar yapılmıştır. Bununla beraber bu türün de şâheserleri vardır (Ben Hur, Rüzgâr Gibi Geçti gibi). Batı’da imkânlar fazladır. Her döneme ait kıyafet ve eşya, stüdyoların elindedir. Sultan Süleyman’a ait diziye inanılmaz boyutlara varan tepkinin sebebi şudur: Cumhuriyet döneminde, Osmanlı çok aşağılandı. Cumhuriyeti de Osmanlılar’ın kurduğu gerçeği pas geçildi. Eskiye tepki bütün yeni rejimlerde mevcuttur. Bir müddet sonra hafifler, nihayet normalleşir ve sona erer. Bizde bitmek bilmedi. Geçmişimize, bilhassa devletimizi bu topraklarda kuran Osmanlı’ya hakaretlerin arkası kesilmedi. Osmanoğulları’nın, 2700 yıllık Türk tarihinin en büyük ailesi olduğu kesin gerçeği bilhassa karartılmak istendi. Alçakça iftiralar, yakıştırmalar, yalanlar, yetkisiz kalemlerce yapılan câhilâne sözde değerlendirmeler gırla gitti. Çocuklarımıza saçma sapan yanlış şeyler öğretmeye çalışarak gûyâ tarih okuttuk. Hititler, Sümerler gibi kavimlerin Türk asıllı oldukları gibi saçmalar... Birtakım aşağılık kalemler (şu hain padişahlar) edebiyatında direndiler. Bu topraklarda sayelerinde yaşadığımız insanlara saygısızlığa karşı sabırlar tükendi. Tepkiler sertleşti. Tarihî şahsiyetleri bütün kusurlardan arınmış kişiler gibi sunmanın da yanlış tarih oluşturduğunu vurguluyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT