BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dağda gündem

Dağda gündem

Hemen hemen her kış hem kar manzaraları keyfi yaşamak, hem de dağların ardına kaçmış ilham perilerini toplamak için birkaç günlüğüne Uludağ’a giderim.



Hemen hemen her kış hem kar manzaraları keyfi yaşamak, hem de dağların ardına kaçmış ilham perilerini toplamak için birkaç günlüğüne Uludağ’a giderim. Kendimi o olağanüstü beyazlığın ortasında bulduğumda (bir de lapa lapa kar yağıyorsa) Cenap Şehabettin’in o ünlü Elhan-ı Şita şiirinden aklımda kalan ilk mısraları okumağa başlarım: Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş, Eşini gaip eyleyen bir kuş gibi kar Geçen eyyam-ı nevbaharı arar... Eğer bu güzelim mısralar birdenbire içimde şahlanan şiir duygusunu kesmiyorsa (hele hele kar inceden inceye savrulmaya dönüşmüşse) Karacaoğlan coşkusu içinde; “İncecikten bir kar yağar,/Tozar Elif Elif diye”şarkısını mırıldanmağa koyulurum. Ordan Adamo’un buruk Türkçe’siyle söylediği: “Her yerde kar var...” parçasına geçerim. Bu şiir ve şarkı kaynaşması bana rüzgarla yarışırcasına kaymaktan, birçoklarının yaptığı gibi zirvelerde kızarmış sucuk ekmek yiyip sıcak şarap yudumlamaktan daha keyif verici gelir. Geçen hafta yine birkaç günlüğüne Uludağ’a gittim.Yer gök kardı sanki.. Nefis kar manzaralarının çıldırtıcı güzelliğine rağmen, nedense, o şiir duygusunu yakalayamadım. İçim, günlerce Hizbullah terörünün vahşet manzaralarını seyretmekten kararmıştı. Ayrıca yolculuk boyunca okuduğum “Sevdalinka” isimli kitaptaki Bosna mezalimi, öte yandan Rusların Çeçenistan’daki soykırımı insalcıl duygularımı incitmişti. Bir de gündeme takılıp kalmıştım. Gündem Cumhurbaşkanlığı seçimiydi. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın anayasa değişikliğinin açık oyla yapılması hususunda ikinci bir anayasa önerisi işleri karmakarışık etmişti. Yine malum Ankara kulisleri yoğunlaşmış, siyasi entrikalar başlamıştı. Medyada kızılca kıyamet kopuyordu. Köşelerde Demirel aleyhine çıkan yazılar gittikçe sertleşiyordu. Kriz dumanı her yeri sarmıştı. Herkeste yine bunalımlı günlere dönüyoruz endişesi başlamıştı. İlgilenmemek mümkün değildi. Ekonomisini güç bela toparlamağa çalışan, Balkanlar’da, Ortadoğu’da ve Kafkaslar’da gittikçe ağırlık kazanmağa başlayan; Avrupa Birliği’ne tam üye olmağa hazırlanan Türkiye için yeni bir kriz oluşturmamak amacıyla cumhurbaşkanlığı görevini iç ve dış dengeleri koruyarak başarıyla yürüten Demirel’in görevine devam etmesi istikrarı koruma adına gerekli gibi görünüyordu ama... Bir kişi için anayasayı değiştirmek hukukun özüne aykırı olduğu gibi yeni yüzyılda değişime yelken açmış genç nüfusun dinamik tablosuna ters düşen bir durum oluşturuyordu. Bazılarında Demirel’in görevine devam etmesi sanki hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi bir evham uyandırıyordu... Donmuş şiir duygusu kıpırdayacak halde değildi... Hasılı, gündem yüzünden dağdan hiç zevk almadım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92055
    % 0.4
  • 5.3503
    % -0.65
  • 6.1029
    % -0.51
  • 6.8555
    % -0.39
  • 210.983
    % -0.31
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT