BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zıkkımın kökü..

Zıkkımın kökü..

Tükettikleri rakı ve şaraptan dolayı yüzlerinin akordu bozulmuş bazı kişiler özellikle içki meselesinde AK Parti‘nin müdahaleci bir tutum sergilediğini iddia ediyorlar..



Tükettikleri rakı ve şaraptan dolayı yüzlerinin akordu bozulmuş bazı kişiler özellikle içki meselesinde AK Parti‘nin müdahaleci bir tutum sergilediğini iddia ediyorlar.. Başbakan Tayyip Erdoğan da geçen hafta İstanbul‘da genişletilmiş İl Başkanları toplantısında o kişilere şöyle seslendi; “8 yıldır kimin yaşamına müdahale ettik?.. Kime, sen ne kadar şarap içtin, rakı içtin, viski içtin, dedik!.. Herkes istediği gibi giyiniyor. Herkes istediği gibi içiyor. Hem de aksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyor..” Doğru mu?.. El Hak, doğru.. Hem de öyle içiyorlar ki suratlarının Rabbi yessiri silinmiş.. Değerli okuyucularım; Ülkemizde her gün trafik kazaları oluyor ve bu kazalarda kimileri sakat kalıyor, kimileri ise ölüyor.. Daha 20‘sine bile girmemiş bir genç, kaza yapıyor, arabasının kilometre göstergesi 180‘de takılmış.. Bir başka ifadeyle, hız kurbanı olmuş.. Bir de bakıyorsunuz; arabasından içki şişeleri çıkıyor.. Kendisinin telef olması bir yana günahsız insanların da ocaklarını söndürüyor.. Bu memlekette rakı, şarap, votka, bira vs imal eden fabrikalar var.. Bu fabrika sahipleri sanki şerbet satıyorlarmışcasına, sanki vücuda fayda sağlayan matah bir ürün pazarlıyorlarmışcasına reklâm üstüne reklâm yapıyorlar.. Bunlara takılan memleket evlâtlarının da akli muvazeneleri bozuluyor..Yetmiyor, bu müesseseler bir de spor kulüplerine, hatta Milli Takımlarımıza bile el atıp sponsor oluyorlar.. Böylece bir bakıma meşruiyetlerini ilân ediyorlar.. Bir başka deyişle de, sporun özü olan “helâl ter” ile alkolun mayası olan “zıkkım” birbirine karışıyor.. Bir garabet daha.. Meyhane sofralarında haddini aşan bir çapsız çıkıyor ortaya, İstanbul‘a dil uzatıyor.. Güya İstanbul’u tarif ediyor; balık diyor, boğaz diyor, ardından bir de rakıyı ekliyor.. Aziz İstanbulumuzu içkiyle özdeşleştiriyor.. Meseleye sarhoş salyasıyla yaklaşıyor.. Doğru dürüst bakabilse, tarih görecek, medeniyet görecek, şuur görecek, edep, şefkat, merhamet, adalet, görecek!.. Ama kafası bulanık olduğundan sapla samanı birbirine karıştırıyor.. Halihazırda İstanbul’un kalabalık ilçelerinden birinde belediye başkanlığı yapan bir zat ise yakın geçmiş yılbaşılarından birinde gençlere bedava bira ikramı yapınca kafayı bulan yüzlerce genç topluca havuza girmeye kalkmıştı ve pandomino kopmuştu.. Alkol, şişede, kutuda, durduğu gibi durmayınca gençler darmaduman olmuştu.. Sonuç olarak; aziz milletimizin tertemiz evlâtlarını alkol denen zararlıdan uzak tutmanın her yolu denenmelidir.. Evet, çocuklarımızı rakıdan, şaraptan, biradan, kısacası her türlü kötülüğün anası olarak nitelendirilen içkiden kesinlikle uzak tutmalıyız.. Bunu yapabilmek için de dost seçerken dikkat etmeliyiz.. Bu işin şakası yok!.. Eğer içki müptelâsı bir komşunuz ya da arkadaşınız varsa, elbette dışlamak yerine önce samimi yaklaşımlarla destek olmak insani bir davranıştır.. Eğer dikkate alınmazsa o zaman ipin ucunu salmak doğru harekettir.. Zira, kişiyi tamir etmek beygiri tımar etmekten zordur..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT