BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Analiz, beklentiler, fırsatlar

Analiz, beklentiler, fırsatlar

Euro’da bir miktar daha gerileme görüldükten sonra yükselişler görülebilir. Ancak Euro’nun şu anki yükselişi tamamen beklentilere dayalı. Evet, problem yaşayan ülkelerin rahat borçlanabilmesi piyasaları rahatlattı ama sorun orta vadede halen devam ediyor...



Çin’in bugün sabaha karşı açıkladığı büyüme oranı beklentileri de aşarak %9.8 olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda piyasada Çin’in ilerde ekonomiyi soğutmak amacıyla daha fazla faiz artırımına gidebileceği beklentisi doğurdu. Çin bankalara uyguladığı zorunlu karşılık oranlarını tekrar artırabilir ya da/ve faiz oranlarını tekrar yükseltebilir. Isınan ekonominin soğuması ki Çin şu an dünyanın en büyük ikinci ekonomisi küresel büyümeye sekte vurabilir. Piyasa alınan ya da alınacak önlemlerin hedefi aşabileceği ve küresel büyümeye büyük ölçüde sekte vurabileceğinden endişe ediyorlar. Elbette Çin’in faiz artırımına gitmesi ya da buna benzer bir önlem alması en çok emtiaları ve emtia ilintili para birimlerini etkiliyor. Avustralya Doları, Dolar karşısında 0.9925’lere kadar gerilerken, Kanada Doları da Dolar karşısında oldukça değer kaybetti. Altın uluslar arası piyasalarda 1362’ye kadar gerilerken Ham Petrol de küresel talebin azalacağı endişesi ile değer kaybetti. Piyasada risk iştahının gerilediğini ve yatırımcıların güvenli liman olarak kabul edilen Dolar ve Yen’e yöneldiklerini görüyoruz. Çin’de yılın ilk yarısında enflasyonun %6’lara ulaşabileceği haberleri Çin’in daha büyük bir faiz artırımına gidebileceği beklentisi meydana getiriyor. Çin faiz oranlarının %5.80’den %6.81’e çıkarılması beklenmekte bu yıl. Euro, dün USD karşısında 1.3540’lara kadar çıkarken, daha sonra bir miktar gerileme gördü. Bunda Çin’den gelen verilerin etkisi elbette aşikar. AB’deki borç krizi ile ilgili beklentilerin olumlu olması Euro’ya talep getirirken Çin faktörü ise satış getirdi. İkisini aslında karıştırmamak lazım. Biri kendi iç dinamiklerinden, diğer ise dış faktörlerle ilgili bir durum.Euro’da bir miktar daha gerileme görüldükten sonra yükselişler görülebilir. Ancak Euro’nun şu anki yükselişi tamamen beklentilere dayalı.. evet problem yaşayan ülkelerin rahat borçlanabilmesi piyasaları rahatlattı ama sorun orta vadede hala devam ediyor. Piyasanın bu tedirginliğini azaltması beklentilerle ilgili ve bu beklentilerin değişmesi Euro’da tamamen farklı bir resim ortaya koyabilir.Burada AB liderlerine büyük görev düşüyor. Pound ise Euro karşısında gerilerken dün Dolar karşısında değer kazandı..Dün açıklanan veriye göre İşsizlik başvuruları Aralık ayında geriledi ancak Genç İşsizlerin sayısının artması da dikkatlerden kaçmadı. Pound için dalgalı günler yakın zira gerçekten alınan sıkı mali önlemler ki rekor bütçe açığını kapatmak için uygulanıyor ekonomik büyümeye sekte vururken enflasyon verilerinin beklentilerden yüksek gelmesi faiz artırma olasılığını artırıyor. Faizlerin artırılmasının bu kadar sıkı maliye politikalarının uygulandığı bir dönemde etkisi ekonomi için yıkıcı olabilir. Diğer yandan da enflasyonun bu kadar yüksek olması Merkez Bankasını endişelendiriyor. Bu nedene beklentiler tamamen ikiye ayrılmış durumda. 3. Çeyrekten sonra bir %0.25 puan faiz artırımı gelebilir. İsviçre Başbakanı, Frank’ın aşırı değerli olması ile ilgili derin endişelerini diler getirirken bu yıl zayıf bir büyüme beklediklerini açıkladı. Bu açıklamalardan sonra Frank, Euro karşısında oldukça değer kaybederken daha sonra Çin’den gelen haberler üzerine Frank tekrar kayıplarını toparladı. İsviçre ekonomisinin bu kadar fon akışını absorbe etmesinin çok zor olduğunu geçtiğimiz günlerde hep söyledik. İhracat odaklı bir ekonomiye sahip olan İsviçre ekonomisi bu aşırı değerlenmeden oldukça büyük zarar görüyor. Ve elbette ihracat sektöründen hükümete bir baskı oluyor. AB’deki kriz nedeniyle Euro karşısında oldukça değer kazanan Frank, gene AB krizinin bir miktar yumuşaması ile şu an biraz zaman kazanmış durumda. Piyasalara müdahale şu an Merkez Bankası’nın elindeki en son koz olarak görülüyor. Aynı şeyler Yen için de geçerli. Hükümet ve MB yetkilileri Yen’deki değer artışını dikkatle izlediklerini ve herhangi bir müdahale olursa bunu önceden söylemeyeceklerini belirterek nerdeyse aba altından sopa gösteriyorlar. Ancak zaten iç talebi son derece az olan Japon ekonomisinin tek çıkış yolu elbette ihracat..Yen’in daha da değerlenmesi oldukça fazla biçimde spekülatif haberlerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Ortalık ısınıyor. Birçok faktöre aynı anda bakmak gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT