BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Gök Sultan 2. Abdülhamid Han ve büyük Mehmet Âkif

Gök Sultan 2. Abdülhamid Han ve büyük Mehmet Âkif

Çok garip! Ne zaman bu sütunda Mehmet Âkif Ersoy’dan bahsetsem, bazı okuyucuların itirazlarıyla karşılaşıyorum. Şikâyetler şu noktada toplanıyor: “Mehmet Âkif, cennetmekân Sultan Abdülhamid Han’ı sevmiyordu. O velî padişahımıza hakaret yüklü şiirler yazdı. Ben de Âkif’i sevmiyorum!” diye yazanlar yanında, Mehmet Âkif’in 2. Abdülhamid Han aleyhine yazdığı şiiri bulup gönderenler de var. Sanıyorlar ki, ben Mehmet Âkif’i çok sevdiğime göre 2. Abdülhamid Han’ı sevmiyorum.



Çok garip! Ne zaman bu sütunda Mehmet Âkif Ersoy’dan bahsetsem, bazı okuyucuların itirazlarıyla karşılaşıyorum. Şikâyetler şu noktada toplanıyor: “Mehmet Âkif, cennetmekân Sultan Abdülhamid Han’ı sevmiyordu. O velî padişahımıza hakaret yüklü şiirler yazdı. Ben de Âkif’i sevmiyorum!” diye yazanlar yanında, Mehmet Âkif’in 2. Abdülhamid Han aleyhine yazdığı şiiri bulup gönderenler de var. Sanıyorlar ki, ben Mehmet Âkif’i çok sevdiğime göre 2. Abdülhamid Han’ı sevmiyorum. Yanlış. Milyon kere yanlış. Bizim resmî tarih kitaplarımız, 2. Abdülhamid Han’a hâlâ bir Ermeni veya Yahudi ağzıyla hakaretler yağdırıyor. Halbuki o, bizim Osmanlı tarihimizin çok büyük padişahları arasında. Ben, 2. Abdülhamid Han üzerine ilk aykırı yazıyı Nihal Atsız’ın kaleminden okudum. Atsız, ondan “Gök Sultan” diye bahsediyordu. Türk’e ve İslâma düşman bazı kişilerin ve Avrupalı yazarların Kızıl Sultan suçlamalarına karşı, Atsız, tarihimizin bu büyük padişahını Gök Sultan diye alkışlıyordu. Doğrusu 2. Abdülhamid Han’ı, bana önce Atsız sevdirdi. Sonra bu konuda Yılmaz Öztuna ağabeyim, önümü-arkamı aydınlattı. Öztuna’ya göre 2. Abdülhamid Han, bilhassa dış politikada, deha derecesinde başarılı bir hükümdarımızdır. Sonra başka kaynaklarla da bilgimi pekiştirdim. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin birinci sınıfında, adımın başına bir de “2. Abdülhamidçi” suçlaması eklendi. Arkadaşlarımla kavga ettim. Ve ömrümde ilk defa 2. Abdülhamid yüzünden cebimde bıçak taşıdım. Yani yeni bir kavga olsaydı, üzerime gelenleri bıçaklayacaktım. Bereket ki olmadı. 2. Abdülhamid Han’ın üç büyük suçu vardı: 2. Abdülhamid Han önce, Yahudi liderlerin bütün göz kamaştırıcı tekliflerine rağmen Filistin topraklarını onlara satmadı. Dolayısıyla, kendi zamanında, bir Yahudi devletinin kurulmasına göz yummadı. Onun ikinci büyük suçu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzda bir Ermeni devletinin kurulmasına fırsat vermemesiydi. Üçüncü çok büyük suçu da, çok akıllı ve bilgili olmasıydı. Etrafını çeviren çok vatanperver, ama çok cahil, çok tecrübesiz İttihatçı subaylar karşısında, çok bilgili ve tecrübeli olmasıydı. Nitekim, onu devirenler, koskoca imparatorluğu 10 yıl içerisinde paramparça ettikten sonra, yurt dışına kaçtılar. 2. Abdülhamid, dün olduğu gibi bugün de benim için Gök Sultan’dır. Mehmet Âkif Ersoy ise, bizim, Meşrutiyet ve Cumhuriyet devirlerimizin en büyük âbide şahsiyetlerinden biridir. Samimi inancıma göre, Âkif, bin yıl sonra bile, iki bin yıl sonra bile, hep âbide şahsiyet olarak selâmlanacaktır. Çünkü Âkif, ilhamını, Kur’andan ve sevgili peygamberimizin sözlerinden, yaşayışından alan, Kur’an ahlâkıyla ahlâklanan bir mütefekkir şairimizdir. Onun en büyük yanlışı, noksanlığı, ayıbı, devrin modasına uyarak 2. Abdülhamid Han’ı kat’iyyen sevmemiş ve hükümdarımızın aleyhinde çok ağır mısralar yazmış olmasıdır. Dahası var: Ben 15 yaşımdan itibaren Turancı olan, Turan mefkuresiyle yaşayan bir kimseyim. Turan üzerine yazdığım şiirlerim var. Türkistan Türkistan, Üsküp’ten Kosova’ya, Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır isimli kitaplarımı Turan sevdasıyla yazdım. Yeni Türk Cumhuriyetleri üzerine 101 (yüzbir) TV programı hazırladım ve sundum. Ama Âkif kat’iyyen Turancı değildi: “Turan, Turan diyerek bir efsane edindik/Efsane fakat gaye diyerek az mı didindik” diyerek Turancıları ciddiye almıyordu. Olabilir. Ben, tek ayağı seken bir küheylânı kesenlerle beraber değilim. 1986-1987 yıllarında Âkif’i 44 ilimizde anlattım. Komünistlerimiz, İslâm düşmanlarımız, vatanımıza, milletimize, istiklâlimize... kör bakan insanlarımız, Âkif günlerine âdeta batarya ile ateş açmışlardı. Şimdi görüyorum ki, bâzı mütedeyyin vatandaşlarımız da aynı cephededirler. Elbette çok yazık. Haftaya bu konuyu yine yazacağım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT