BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > CHP’de kafa karışıklığı

CHP’de kafa karışıklığı

CHP’de ulusalcı çizginin yılmaz savunucusu Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum; “Amacımız, oradaki aydınları partiye alarak veya başka bir yöntemle, iktidara baskı kurmak olabilir.



CHP’de ulusalcı çizginin yılmaz savunucusu Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum; “Amacımız, oradaki aydınları partiye alarak veya başka bir yöntemle, iktidara baskı kurmak olabilir. Bunların hepsini uygulayacağız” açıklamasını yapmış. Silivri’deki Ergenekon Davası sanıklarından ünlü olanları CHP’den milletvekili adayı yapıp BDP’li Sebahat Tuncel modeliyle Meclis’e taşımayı planlıyorlarmış. Hızını alamayan Batum; 50 bin kişiyle Silivri’de mahkeme üzerinde baskı kurmayı da önermiş. Bunu öneren hem profesör hem hukukçu bir bilim adamı hem de sözüm ona “Yeni CHP”nin aydınlık yüzü. Yazıklar olsun! Bağımsız yargı talep edenlerin sarf ettiği sözlere bakın! Yargı üzerinde 50 bin göstericiyle baskı kurmayı öneren bir kafa. Allah, milleti bunların idaresinden korusun. Partinin genel başkanı önce ‘böyle bir çalışmamız yok, nereden çıkardınız?’ dedi. Birkaç gün sonra her zamanki gibi çark ederek aynı soruya ‘Allah kerim’ diyerek açık kapı bıraktı. Silivri’de tutuklu bulunan insanlar seçimle işbaşına gelmiş bir hükümeti anti-demokratik yollarla devirme teşebbüsünden yargılanıyorlar, suçlu veya masum olup olmadıklarını bilmiyoruz. CHP’liler de bunu bilmiyor. Hukuk yargılama süreci sonunda bir karar verecek. O kararın verildiği ana kadar demokrasiden söz eden, siyasi ahlaktan ve hukuk devletinden dem vuran hiçbir siyasi parti, hülle yoluyla kimseyi adalete hesap vermekten alıkoymamalıdır. CHP böyle bir yola başvurursa seçmenden çok ağır bir tokat yer. Bunun sandıktaki bedeli ağır olur. CHP’nin demokrasi ve hukuk söylemleri boşlukta kalır. Sayın Kılıçdaroğlu şimdi de tarikatlara selam çakmış. “Bunlara kötü bir şey söylemeyin yoksa gidip AK Parti’ye oy veriyorlar” diyor. Tarikatların siyasallaştığı filan yok. Onlar günlük hayatta inandıkları gibi yaşamak istiyorlar. CHP yıllardır onlara yaşama hakkı tanımadı. Her fırsatta baskı yaptı, fişledi, dışladı ve yaşam tarzlarına müdahale etti. Danıştay’ın baş örtüsü ile ilgili kararını saygıyla karşılayarak onların yaşam tarzına müdahale etmeye devam ediyor. Onları hamam böceklerinden farksız gören zihniyet CHP’de hâlâ egemen güç. ‘Biz onlara saygılıyız’ demekle iş bitmiyor. Söylemle eylem arasında çok ciddi uçurumlar var. Her fırsatta Silivri’ye selam çakan ve Ergenekon Davasının gönüllü avukatlığına soyunan CHP’nin, eski CHP’den ne farkı var?.. Ne değişti CHP’de, kafa aynı kafa. CHP liderinin içinde bulunduğu çelişkiler insanı şaşırtıyor. Bir taraftan ‘Baş örtüsü sorununu biz çözeceğiz’ diğer taraftan da Danıştay’ın baş örtüsü ile sınavlara girmeme kararını ‘saygıyla karşılıyoruz’ diyor. Bu ne samimiyetsizliktir? AYM’nin referandum kararını neden saygıyla karşılamadın? Danıştay’ın aldığı karar vicdanını sızlatmıyor mu? Bu kararı doğru mu buluyorsun? Eğer doğru buluyorsan ne diye ‘ben çözerim’ diye insanları kandırıp umutlandırıyorsun? Hepsi 3-5 oy için değil mi? Bu işler bu kadar ucuz mu? Ayrıca inançlarını özgürce yaşamayı talep etmek ve bunun için mücadele etmek siyaset yapmak değildir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT