BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bekaa Vadisi
kazılsa kemik fışkırır!

Bekaa Vadisi
kazılsa kemik fışkırır!

Terör örgütünden ayrılan PKK’lılar, sözde mahkemeleri anlattı: Örgütün, savcı, hakim ve gardiyanları var.



ÖZEL HABER OSMAN SAĞIRLI - ADEM?DEMİR osman.sagirli@tg.com.tr - adem.demir@tg.com.tr PKK’nın gardiyanları hapishane önünde nöbette... HAKİM BAY Y., PKK’NIN İNFAZLARINI BU ÇARPICI SÖZLERLE DİLE GETİRDİ: Eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, “Haliç’te Yaşayan Simonlar” isimli kitabında, “Onlar, empoze edilmiş, beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlar. Bu uğurda ölümü göze alıyorlar, haksızlıklara ses çıkarmıyorlar” diye tarif ediyor Simonları. Kitaba ismini veren Simon eski bir PKK’lı. Gerçek ismi Yılmaz Çelik. Avcı’nın aktardığına göre Simon örgüt içindeyken mahkeme başkanlığı yapmış. Yani PKK’nın yargı sisteminde hâkimlik yapmış ve birçok kişi hakkında idam kararı vermiş biri. Öyle ki; aynı örgütte yer alan “Halide” kod adlı ablası Güler Çelik’i bile “baygın baygın bakmak suretiyle erkek kadroların kafasını karıştırmak, devrimcilikten soğutmak” suçuyla yargılayıp idama mahkûm edecek kadar iradesini örgüte teslim etmiş bir militan. Çelik, daha sonra örgütle yollarını ayırdı ama PKK’da etkin olan Simonların sayısı bugün bile az değil. Üstelik bu kişiler, sadece PKK militanlarını değil, Hakkâri, Şırnak, Siirt, Mardin, Diyarbakır, Van, Bitlis ve Muş illerinde de bazı kişileri yargılayıp cezalar verebiliyorlar. Zaman zaman konu edilen PKK yargısı bu defa farklı bir boyutuyla gündemde. Demokratik açılımla birlikte pek çok argümanı elinden alınan örgüt, son zamanlarda sivillere yönelik saldırılarıyla çok eleştiriliyor. Özellikle Batman, Hakkâri ve İstanbul Taksim’de sivilleri hedef alan saldırılar sebebiyle kendi kitlesinin de tepkisini çeken örgüt, olumsuz imajını düzeltmek için, çocukları öldürülen Kürtleri Kandil’e çağırarak yüzleşme gerçekleştiriyor. Bunun son örneği Batman’da üç oğlu PKK tarafından öldürülen Süleyman Özdemir’in Kuzey Irak’a götürülerek örgüt üst düzey yöneticileriyle görüşmesi oldu. ESKİ PKK’LILAR ANLATIYOR Gerçekten PKK’nın bir yargı sistemi var mı? Yargılananlar neyle suçlanıyor ve hangi hukuka göre cezalandırılıyorlar? Verilen cezalar nasıl uygulanıyor? Örgütte iken yargılanan, ya da duruma göre gardiyanlık, savcılık ve hâkimlik yapanlar, örgütün insaf sınırlarını aşan adaletine ilişkin ilginç anekdotlar aktardılar. Bunlardan biri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan. Zeli Kampı’nda yöneticilik yaparken 300’den fazla militanın öldürülmesine yol açmak, ardında da örgütü sivilleştirmekle suçlanıp hakkında şartlı idam kararı verildi. Öcalan işte bu mahkumiyetini anlattı. Gardiyanlık yapan ise Şükrü Gülmüş. O da hücrelere atılan örgüt mensuplarına nasıl muamele yapıldığına dair bilgiler verdi. Ancak herkes Öcalan ve Gülmüş kadar rahat konuşamıyor. Özellikle Zaho, Duhok, Erbil ve Süleymaniye’de yaşayan eski PKK’lılar hâlâ örgütün kendilerini infaz etmesinden korkuyorlar. Zira PKK bunlara yönelik saldırılar gerçekleştirmişti. Kimisi bu saldırılarda yaralı kurtuldu. Eski arkadaşlarının kurşunuyla can verenler de oldu. Tıpkı Kani Yılmaz gibi. Bunun için de isimleri yazılmasını istemiyorlar. Bundan dolayı savcılık yapan eski yöneticiye Bay X, hâkimlik yapana ise Bay Y diyeceğiz. “BAYIK 20 KİŞİYİ İNFAZ ETTİ” Eski PKK’lıların anlattıklarına göre duruma, şartlara ve suçlamalara göre örgüt yöneticilerinin talimatlarıyla mahkemeler oluşturuluyor. Söz konusu mahkemelerde sürekli görev yapan savcı ve hâkimler yok. Ancak bu literatür bilinçli olarak örgütün adeta bir devlet büyüklüğünde olduğunu göstermek maksadıyla kullanılıyor. Öcalan’a göre, her kampta üç ya da beş kişilik bir yargı heyeti oluşturuluyor. Bunlar hiçbir hukukî düzenleme olmaksızın insanları yargılayabiliyorlar. “PKK’nın hiçbir zaman kalıcı ve kurumsallaşmış bir yargı heyeti olmamıştır” diyen Öcalan şunları söyledi: “Kampta bulunan ve örgütün çizgisini bilenler, kamp yöneticileri tarafından savcı ve hâkim olarak atanır. Bunların hukuk bilip bilmemesi önemli değil. Zaten hüküm, örgütün genel anlayışına ve ideolojik eğilimlere göre verilir.” Kendi davasında aralarında Duran Kalkan’ın da bulunduğu üç savcı ve beş hâkimden oluşan bir heyetin hesap sorduğunu belirten Öcalan, “PKK’nın yargılama usulleri ve metotları en faşizan ve en diktatör yönetimlerde bile yoktur. Bunlar kafalarına göre insanları yargılayıp idama mahkûm edebiliyorlar. Şimdiye kadar pek çok kişiyi idam ettiler. Mesela 1997 kışında Cemil Bayık’ın sorumlusu olduğu Zap ve Garı Kamplarında 20 kişi infaz edildi. Örgüt 1999’da Apo’nun idamına karşı çıkarken bile iç bünyede pek çok idam kararları verdi ve infaz yaptı” diye konuştu. “SAVCI” BAY X: ÖRGÜTÜN YASALARI YOK Örgütteki 20 yılında pek çok kere savcı olarak tayin edilen Bay X ise 1980’den 1995’e kadar yargılamanın olmadığını söylüyor. Bu süre içerisinde pek çok infazın gerçekleştiğini ifade eden Bay X, basit gerekçelerle suçlamalar yapıldığını vurguladı. En ağır suçlamanın, lidere boyun eğmemek, örgüt çizgisine gelmemek, talimatları uygulamamak olduğunu belirten “savcı” Bay X, “Yargılama işlemleri 1995’te 4. kongreden sonra yavaş yavaş hayata geçti” dedi. Daha önce pek çok kişinin sorgusuz sualsiz öldürüldüğünü kaydeden Bay X, “PKK’nın yasaları yok. Sadece bazı ilkeler ve ideolojik çizgiler var. Hükümler hep örgüt ve liderlik çizgisine göre veriliyordu. Yani mahkeme, savcılık, hâkimlik hep uydurulmuş kavramlardı. Zaten dilediklerini affedip dilediklerini öldürüyorlardı. PKK, zulüm yapmakla eleştirdiği güçlerin durumuna düştü. Kendi çizgisinde olmayan herkes hain. Kürtler o çizgiye gelmeyince başlıyor insanları cezalandırmaya” diye konuştu. AĞLAYANA CEZA GÜLENE CEZA Keyfi kararlarla yapılan infazların zamanla tartışma konusu olduğunu vurgulayan Hakim Bay Y. ise örgütte kopmaların önüne geçmek için kararların sonradan hafifletildiğini söylüyor. Bay Y., “Örgütte ağırlıklı olarak teşhir ve tecrit cezaları verilir. PKK’da yaşananlar çok zorlayıcıdır. Zira geçmişte çok idam cezaları verildi. Bugün Bekaa Vadisi’ndeki kampı kazsalar kemikler fışkıracaktır” ifadelerini kullandı. “PKK’da ağlayan ve gülen insanlara bile cezalar verilir” diyen Bay Y, insanların kişiliksiz tipler haline getirildiğini söyledi. Bay Y, “Ceza alanların silahları ellerinde alınır ve bazı yerlerde kontrol altında tutulurlar. Simon olmayı kabul etmeyenler ayrıldı, diğerleri kaldı” dedi. “GARDİYAN”: ÖCALAN İSTEDİĞİNİ ÖLDÜRTÜR Örgütün saflarındayken mahzenlere kilitlenen suçluların hikâyelerine tanık olduğunu belirten Şükrü Gülmüş, “Öcalan’ın temel felsefesi kişiliksizleştirme üzerine kurulmuştur” görüşünü dile getirdi. Gülmüş, “Ben idama mahkûm edilenlerin başında nöbet tutan bir gardiyandım. Ama idamlık militan Öcalan tarafından affedildi ve kendisini ispat etmesi istendi. Bu ‘Sana verilecek yeni emre harfiyen uy! Gereklerini yap!’ demektir. PKK’nın adaleti bana gülünç gelir. Çünkü terazisi yok. Ben gardiyan olarak nöbetteydim. Silahım vardı ama kurşunlarım yoktu. Akademide hiçbir gerillada mermi olmazdı. Mermisi olanlar yönetim ve Öcalan’ın Muhafız Birliğiydi” diye konuştu. MUSTAFA KARASU HAKİM Örgütün en meşhur Apo’cusu olarak biliniyor. 18 yıldır Kandil’de olmasına rağmen Kürtçe bilmiyor. Karasu cezaevi şartlarını bilmesine rağmen pek çok örgüt mensubunun hücrelerde açlıktan ölmesinden sorumlu tutuluyor. ŞÜKRÜ GÜLMÜŞ GARDİYAN Örgütteyken kısa süreli de olsa gardiyanlık yapan Şükrü Gülmüş, PKK’nın yargı sistemini gülünç bulduğunu söylüyor. Gülmüş, “öldürmek ya da affetmek Öcalan’ın iki dudağı arasında” dedi. OSMAN ÖCALAN MAHKÛM Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan örgüt tarafından şartlı idama mahkûm edilmiş biri. Apo’nun kardeşi olduğu için infazı gerçekleştirilemedi. “Örgütte çok infaz gerçekleştirildi” dedi. DURAN KALKAN SAVCI PKK’nın merkez komite üyesi Duran Kalkan en çok savcılık yapanların başında geliyor. Kalkan’ın birçok militanın öldürülmesinde rolü var. İNFAZ EDİLENLER “Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulmasını talep eden PKK’nın, gerçekleştirdiği idamların hesabını nasıl vereceği merak konusu. Bugüne kadar pek çok kişi Öcalan’ın çizgisine göre hareket etmediği gerekçesiyle öldürüldü. İnfaz edilen merkez komite üyeleri ve üst düzey yöneticilerden bazıları şunlar; Mehmet Turan, Murat Bayraklı, Çetin Güngör, Abdullah Kumral, Resul Altınok, Mehmet Karasungur, Şahin Dönmez, Mehmet Şener ve Kani Yılmaz. EN MEŞHUR SAVCILAR Eski PKK’lılara göre, yargılama Öcalan’ın belirlediği kriterlere göre yapılıyor. Üst düzey yöneticilerin pek çoğu yargılama heyetinde yer aldı. En çok savcılık yapanların başında Duran Kalkan ve Mustafa Karasu geliyor. Bunların dışında Cemil Bayık, Ali Haydar Kaytan, Rıza Altun, Tekin Bozan, Bahoz Erdal, Nuriye Kesbir gibi isimler de militanlar hakkında verilen kararları onaylamış kişiler arasında. PKK’NIN SÖZDE MAHKEMELERİ Uluslararası kuruluşların terör listesinde yer alan PKK’nın, sırları yavaş yavaş çözülüyor. Bu sırların başında ise örgütün karanlık yüzü olarak bilinen sözde mahkemeleri geliyor. Sözü edilen mahkemelerde insanların hangi sebeplerle ve ne şekilde yargılanıp cezalandırıldıkları hep merak konusu oldu. Bu merakı kısmen de olsa gidermek için örgütten kopan ve Kuzey Irak’ta ikamet eden eski PKK’lılarla konuştuk. Savcılık ve hâkimlik yapan eski PKK’lılar isim vermek istemediler ama anlattıkları iç bünyedeki yargılama rezaletinin boyutlarını ortaya koymaya yetti.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT