BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Düzeltme

Düzeltme

Türkiye’nin yakından takip ettiği iki önemli dava var.



Türkiye’nin yakından takip ettiği iki önemli dava var. Biri Balyoz davası, diğeri Ergenekon davası. Dava, mahkeme deyince insanın aklına ilk ne gelir? Adaletin tecellisi.. Adalet ne, demeyeceğim.. Cevabını ben de bilmiyorum. Ama siz, adalet deyince haklının hakkını alması, suçlunun cezasını çekmesi anlıyorsanız.. Bu iki davada böyle sonuçlar beklemeyin. Bu olayın tarafları davalılar ve davacılar değil. Böyle davalarda adalet takıntısından kurtulmak lazım. Filan delil bulmuş da, falan delilleri karartmış da, filanca iyi savunma yapmış da, falancanın ensesi kalınmış da, tam enselerine çökülecekken feşmekan müdahil olmuş da.. ile başlayan hikâyeler böyle davalarda ancak fon müziği veya dolgu maddesi olur. Siz temel olarak bir kurumdan birilerinin tasfiyesine, o kuruma yeni bir şekil vermeye karar vermişseniz, asıl amaç kurumu dönüştürmek ise, bu tasfiyeyi ooo piti piti, karamela sepeti oynayarak yapamazsınız. Böyle davalık gerekçelere ihtiyacınız olur. Dava sürecinde tıkanan taraflara yardım edenler olur. Delillerin çoğunu elinizle koymuş gibi bulursunuz. Bu dönüşümü engellemek isteyen taraf da önünüzde hazır bulduğunuz delilleri çürütecek delilleri bulur. Ve nihayetinde eğer proje sahibi muvaffak olursa dava ve deliller bahane edilerek belli isimler tasfiye edilir, kurum hem zihniyet olarak hem de fonksiyonları bakımından yeniden yapılandırılır. Ergenekon davası bu işten biraz farklı... Ülkenin her tarafına uzanan örtülü bir yapılanma düşünün. Bu yapılanma görünürde her işini ülke için, vatan için yapıyor.. Düğmeye basan belli değil. Ama adamlar düğmeye basınca ülkenin çeşitli yerlerinde ampuller yanıyor. Tadilat esnasında yanıp sönme işine engel olmak için ampulleri söküp bir kenara koymak gibi.. Düzenleme bitince ya yeni tesisat çekerler ya da aynı tesisata yeni ampuller takarlar. Bu işin de haklısı haksızı, olmaz. Ne olur, herkes kendini yakın hissettiği tarafa göre pozisyon alır. Sizden bizden de zaten bunu bekliyorlar, daha fazlasını isteyen yok. Sorunun cevabını bulmadan sevinmeyin Mısır’da gösteriler başlayınca bazılarının içi kıpır kıpır oluyor. Seviniyorlarmış. Efendim, diktatörlük yıkılacakmış da onun için seviniyorlarmış. Peki niye yıkılacakmış? Mantıklı bir açıklamanız var mı? 30 sene gıkını çıkarmayan halka ne olmuş da birdenbire canlanmış? Tunus da öyle.. Aynı adam aralıksız 23 sene ülkenin başına çöreklenmiş, sonra birdenbire ne olmuşsa gitme vakti gelmiş. O güzergâhta diktatörlüklerin devrilmesine karar veren kim, uygulayan kim.. Onların devrilmesi bir başarı ise kimin başarısı? Herhalde 23 sene, 30 sene boynunu büküp oturan yerli halkın değil. Başarı başkasının ise siz kimin adına seviniyorsunuz?
Reklamı Geç
KAPAT