BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aman ‘madara’ olmayalım

Aman ‘madara’ olmayalım

Sanayi çağının en önemli olgusu kitlesel üretimin gerçekleştiği ‘fabrikalar’ olmuştur.



Sanayi çağının en önemli olgusu kitlesel üretimin gerçekleştiği ‘fabrikalar’ olmuştur. Buhar gücünün makinelerle buluşması sonucunda birdenbire büyüyen ve gelişen şirketleri yönetmek zorlaşmıştır. Çünkü hızla gelişen ‘sanayi’ kuruluşlarını ‘tarım‘ çağının alışkanlıkları ve ‘yönetim kültürü’ ile yönetmenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Mesela tarımda esnek bir çalışma tarzı hâkim idi. ‘Sabahleyin aşağı tarlayı süreriz, öğleye doğru yukarı bağa geçer orayı çapalarız, ikindiye vakit kalırsa birkaç bağ hayvanlara ot yolar akşam vakitlice eve döneriz.’ Bir klasik sanayi işletmesinde bu tarz bir çalışma düzeni düşünülemez. Burada her şey belirli olmak, görevler tanımlanmış olmak, her sürecin zaman akış şeması yapılmış olmak, başlama bitiş duruş kalkış kontrol altında olmak zorundadır. Bu zorunluluk yeni bir yönetim modelini gerektirdi. Bu modelin prototipi olarak ‘orduların hiyerarşik yönetim tarzı’ benimsendi. Orduların ‘piramit tarzı’ yönetim modeli geliştirilerek uygulandı. Bu arada ‘yürüyen bant’ tarzı üretim tekniği bu hiyerarşik yapıyla uyumlaştırıldı ve sanayi çağı altın dönemini yaşamaya başladı. Sistem aynı orduda olduğu gibi çalıştı. Strateji ve taktikler üst kademede yönetici ve kurmaylar tarafından belirleniyor, bununla ilgili emir ve komutlar alt kademelere gönderiliyor, alt kademelerin bütün hareketleri üstler tarafından kontrol ediliyor, gerekli düzeltmeler üstler tarafından alt kademelere emredilerek üretim süreci sürdürülüyordu. Bu model klasik sanayi tarzı üretim yapılan işletmelerde halen geçerlidir. Ancak işin içine bilgi girdikçe, insanoğlu bilgi çağına doğru yol aldıkça özellikle bilgi-yoğun çalışan şirketlerde bu anlayışın sürdürülmesi imkânsızdır. Bu tür şirketlerde çalışanların işin içine daha çok katıldığı, strateji ve planların alttan üste doğru geliştirildiği, çalışma düzeninin daha esnek olduğu bir şirket yönetim kültürüne ihtiyaç duyulmaya başlandı. Bu günlerde bütün dünya yeni yönetim tarzları geliştirmeye çalışıyor. Bu konuda yine ‘ordu’ imdada yetişebilir. Malum son zamanlarda ortaya çıkan savaş şekilleri orduları ‘gerilla tarzı’ yapılanmalara zorlamaya başladı. Çünkü ‘klasik hiyerarşik komuta modeli’ ile Amerikan ordusu Vietnam’da, Rus ordusu Afganistan’da ‘madara oldular.’; İş dünyası da son zamanlarda ‘gerilla tipi şirket yönetim tarzını’ konuşmaya başladı. Herkes ne tür bir ortamda kimlerle savaştığının farkına vararak ‘yönetim tarzını’ belirlemek zorundadır. Yoksa stratejisini iyi belirlemiş, inovatif (yenilikçi) bir kültürü benimsemiş, esnek ve hızlı minicik şirketlerin ‘büyükleri’ madara ettiklerine daha çok şahit olacağız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT