BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zarif bir genç kız indi arabadan...

Zarif bir genç kız indi arabadan...

Küçük lacivert araba bir çiçekçi dükkanının önünde durdu. İclal hemen indi aşağıya. Gözlerini kısarak baktı dükkana. Hızlı adımlarla yürüdü kapıya doğru. Arkasından telaşla yetişti Oktay: - Bana bak büyük, şatafatlı şeylere gerek yok ha!



Küçük lacivert araba bir çiçekçi dükkanının önünde durdu. İclal hemen indi aşağıya. Gözlerini kısarak baktı dükkana. Hızlı adımlarla yürüdü kapıya doğru. Arkasından telaşla yetişti Oktay: - Bana bak büyük, şatafatlı şeylere gerek yok ha! Genç kız başını çevirip ters ters baktı delikanlıya: - Sana ne canım, ne beğenirsem onu alırım ben! Mahcup bir tavırla boyun büktü Oktay: - İyi ya, ben senin için söylemiştim. Sen bilirsin, istersen çelenk yaptır... Küçük bir kahkaha attı İclal. Dudaklarını ısırdı hemen mahcup olarak. Usulca fısıldadı genç adama: - Allah iyiliğini versin senin, hiç güleceğim yoktu... Gri bir etek ceket giymişti. İçinde de tıpkı gözlerinin renginde yeşil, ipek bir bluz vardı. Saçlarını her zaman olduğu gibi arkasında toplamış, düzgün bir şekilde bağlamıştı. Yüzünün bütün şekli meydana çıkmıştı. İri yeşil gözleri dünyayla barışık bir şekilde parlıyordu. Çok güzel bir saksı çiçeği beğendi vitrinden. Salonda yetişen, fazla güneşten hoşlanmayan, iri yeşil yapraklarıyla her zaman hoş bir görüntüsü olan çiçeği güzelce parlak jelatinle süslediler. Parasını ödeyip dışarı çıkınca sordu Oktay’a: - Nasıl, beğendin mi? - Evet, çok hoş. Annem bayılır böyle şeylere. Kalbini en başta bu çiçekle fethettin bile... Durakladı genç kız. Yan gözle delikanlıya baktı. Onun asıl amacının ne olduğunu biliyordu aslında ama her ikisi de bunu açıkça ortaya koymaya cesaret edemiyorlardı. Yine de dayanamadı: - Niye fethetmem gerekiyor ki? Sadece bir ziyaret değil mi bu? Fethetsem ne olur, etmesem ne olur? Bocaladı Oktay... Dudaklarını ısırdı motoru çalıştırırken. Dikkatle kaşlarını çattı, dikiz aynalarına bakıp hareket etti. - Lafın gelişi söyledim canım, hani, öyle denir ya! Onun telaşlı hali hoşuna gitmişti genç kızın. Bu duygusunu belli etmemek için başını camdan yana çevirdi ve için için güldü. Yaklaşık bir haftadır başının etini yemişti Oktay. Mutlaka genç kızı annesiyle tanıştırmak istiyor, her gün papağan gibi durmadan “ne zaman bize geleceksin, ne gün annemle tanışacaksın?” deyip duruyordu. Sonunda dayanamadı İclal. - Tamam, Salı günü öğlene kadar ders. O gün gideriz annene! Diyerek rahatlatmıştı genç adamı... Oktay o gün eve oldukça heyecanlı gelmişti. Perihan hanıma adeta kucaklarcasına sarılmış, heyecanla anlatmıştı olanları: - Anne, Salı günü, Salı günü geliyoruz. İclal’i getireceğim, seninle tanıştıracağım. Bak çok beğeneceksin. Ne olur güzel şeyler hazırla bize. Çok methettim senin kurabiyelerini, keklerini. Perihan hanım oğlunun coşkusunun nedenini anlıyor, bu genç kızın Oktay’ın yüreğinde özel bir yeri olduğunu tahmin edebiliyordu. O gün sabahtan koyulmuştu işe. Bir gece önce gülümseyerek bahsetmişti kocasına olanlardan. Doktor Doğan bey başını sallamıştı olumlu bir şekilde: - Ben çok beğendim İclal’i. Çok hanım bir kız... diyerek bu arkadaşlığı başından tasdiklemişti. Perihan hanım iki çeşit kurabiye yaptı. Birisi un kurabiyesi ki Oktay’ın en çok sevdiği şeydi, bir de elmalı kurabiye. Çikolatalı kek ve poğaça pişirmişti yanında da... Öğlen bitirmişti işini. Güzelce giyindi. Saçlarını taradı beklemeye başladı. Birden heyecanlı olduğunu fark etti. Gülümsedi kendi kendine. Oğlunu heyecanlandıran genç kızı tanımak onun duygularını da coşturmuştu. Merakla pencereden bakmaya başladı. Saat iki buçuğa doğru lacivert küçük araba durdu bahçe kapısının önünde. Gözlerini kısarak baktı. Uzun boylu, ince ve zarif bir kız indi arabadan. Öteki kapıdan da oğlu Oktay. Genç kızın elinde bir çiçek vardı. Gülüyorlardı. - Maşallah, sülün gibi... diye söylendi kapıya doğru giderken. Heyecandan ayakları dolanıyordu. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98380
    % -0.92
  • 6.1084
    % -1.11
  • 7.1674
    % -1.43
  • 8.0382
    % -1.06
  • 235.035
    % -1.25
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT