BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şu bizim gericiler

Şu bizim gericiler

Yaşadığı devirden ürken, yenilikleri çözemeyen, bu ürküş ve çözemeyişler ardına saklanıp da ortalığa iğreti bakan komik insandır. Onlar komik olmakla kalsalar iyi. Bir de kendilerinden menkûl haklılık vehimlerine kapılarak doğru kafalara karşı çıkarlar.



KİMDİR gerici? Yaşadığı devirden ürken, yenilikleri çözemeyen, bu ürküş ve çözemeyişler ardına saklanıp da ortalığa iğreti bakan komik insandır. Onlar komik olmakla kalsalar iyi. Bir de kendilerinden menkûl haklılık vehimlerine kapılarak doğru kafalara karşı çıkarlar. Ve gericilik, çevreye zararlı bir saplantı haline gelir. * * * Gericiliğin parayla pulla, tahsille mekteple ilgisi yok. Daha tehlikelisi, bu tip uyumsuz ve devran ile akortsuz karakterler son derece kullanışlı adamlardır. Hep îtiraz, hep karşı çıkış ve dinmek bilmeyen “İstemezük” çığlıkları, onların yegâne hayat tarzları olmuştur. Hafife almayın. Çoğu kere baskın çıkarlar. Örgütlenip; orada burada eylemlere, gazeteleri rahatsız etmeye ve gündemlerle oynamaya bile kalkışabilirler. Uyumsuzlar hep vardır. Siz cesurlar ve şuur sahipleri, o yüzden gericiliğe karşı daima uyanık kalmak zorundasınız. * * * “Gökdelenleri istemeyiz!” Bu bir gerici çığlığıdır. “Nükleer teknolojiye hayır!” Bu bir gerici tepinmesidir. “Karayolu istemeyiz, otobüse hayır!” Bu bir gerici feryadıdır. “Altın cevherleri işletilmesin!” Bu bir gerici ahmaklığıdır. * * * Biliyorum. Böylesi; zaman dışı, akıl harici dellenmeleri son yıllarda çokça duydunuz. Boğaziçi köprülerinin tepesine çıkanlar, kendilerini zincirlere bağlayıp yollara yatanlar, Akkuyu nükleer santraline direnenler, polisle gösteriş olsun diye çatışıp duranlar yabancımız değil. Bir ân için şöyle düşünürseniz gerçeğe komşu olursunuz: “Acaba en ileri ülkelerde bunlardan yok mu? Yani, gökdelensiz, nükleer santralsiz, otoyolsuz, maden çıkarmaya düşman tek kalkınmış ülke gösterilebilir mi?” Cevap elbette “Hayır” olacaktır. Çünki aklın yolu bir. * * * Mesele insanın mutluluğu ise bu kaba seslere kulak tıkamak gerek. Mutluluk zenginlikle çıkagelir. Bollukla, refahla, güç ile. Eğer, 300 odalı gökdelen yapmazsanız, üçyüz işyeri için 300 ayrı yere ev kurmanız gerekir. Bu da tarım arazilerini ya da şehrin yeşilliğini talan etmek demektir. Şayet nükleer santral kurmazsanız, bu konuda acele etmezseniz; sanâyisiz, üretimsiz, ihracatsız kala kalırsınız. Bu sonuç ise, akılsızlığın vardığı çirkin bir adrestir. * * * Bebeler mamasız kalmasın, analar yokluktan ağlamasın, babalar işsiz dolaşmasın, her eve medeniyet ürünleri girsin, Türkiye mutlu aileler yurdu olsun isteniyorsa bu türlü, küflü ve kof gericiliklere yüz verilemez. Lütfen uyanalım, ayıp işlemeyelim. Mes’ut yaşayacaksak dünya ile uyumsuz gerici tayfasına arka çıkmayalım. ............. GÜNÜN KİTABI:“Türk Okçuluğu”. Yazan, Ünsal Yücel. Okçuluk, yay yapımı, tarihimizde önemli kemankeşler, inanılmaz bir sabırla araştırılıp, resimlerle zenginleştirilmiş. Müstesna bir kitap. Tebrikler. AKM Başkanlığı Yayınları, Tel: (0312) 231 23 48
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT