BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zihniyet bozukluğu

Zihniyet bozukluğu

Haftalardır, hatta aylardır, Cumhurbaşkanlığı seçimine takılıp kaldık. Sıradan, rutin bir olay olması gereken Cumhurbaşkanlığı seçimi, her nedense bizde mesele... Ve hem de, neredeyse her meselenin başı!..



Haftalardır, hatta aylardır, Cumhurbaşkanlığı seçimine takılıp kaldık. Sıradan, rutin bir olay olması gereken Cumhurbaşkanlığı seçimi, her nedense bizde mesele... Ve hem de, neredeyse her meselenin başı!.. Halbuki içerde ve dışarda yığınla gerçek meselemiz var ve her birisi, bir an önce çözüm bekliyor. Biz ise Cumhurbaşkanlığına adeta kilitlendik. Gözlerimiz ondan başka birşey görmüyor. Artık, bizi ne Kafkaslar ilgilendiriyor, ne Balkanlar, ne AB ve ne de dünyanın başka yerlerindeki hayatî çıkarlarımız! Biz, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile uğraşırken, Bosna Hersek Cumhuriyeti ile Makedonya, Güney Kıbrıs’taki Rum Devleti’ni tanımaya ve hatta orada Büyükelçilik açmaya teşebbüs etti. Rusya, bir yandan Çeçenistan’da taş üstüne taş komazken diğer yandan, Türkiye’nin hayat damarlarından birini kesercesine Türkmen gazına bütünüyle talip oldu. Türkmenistan’dan alacağı doğalgazı 3-5 misli fiyatla bize satacak! Irak’a giden Türkiye Bakanı ve heyetine, Kuzey Irak’ta peşmergeler tarafından pasaport soruluyor ve (Burası Kürdistan toprağıdır!) deniyor! Yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız HADEP’li Belediye Başkanlarının tutuklanmaları yüzünden başta, ABD olmak üzere bütün AB ülkelerini karşımıza aldık. Acayip bir şekilde tutuklanmaları yetmezmiş gibi, daha sorguları bile yapılmadan görevlerinden alındıkları açıklandı! Ne olup ne bittiğini anlamadan da, üç gün içinde, salıverildikleri gibi, görevlerine de iade edildiler. Hükümet etmedeki adalet anlayışımız bu ise, varın gerisini siz hesap edin! Bu arada Ankara’ya gelen Avrupalının ardı arkası kesilmiyor. Gelenler, resmî kişiliklerine rağmen, önce sivil teşkilatları ziyaret ediyor. Akılları sıra, Türkiye hakkındaki en olumsuz görüşleri alıp, devlet ve hükümet yetkililerini sıkıştıracaklar! Bu arada İstanbul’un bir karakolunda, bir işkence aleti (Filistin askısı) bulunuyor! Bulan da karakol veya emniyet yetkilileri değil, Meclis’ten gelen İnsan Hakları Komisyonu üyeleri!.. Doğrusu; Avrupa’dan gelip Türkiye’yi suçlayan, baskıcı zihniyetin eline iyi bir malzeme verildi. Hem de tam zamanında!.. Türkiyemizde, kendine aydın süsü veren iki kesim yarışarak çarpışıyor. Her ikisi de suret-i hak’tan gözüküyorlar. Bunlardan bir tanesi Jön Türk zihniyetidir ki, işi gücü Türkiye’yi Avrupa’ya ve dünyaya gammazlamaktır. Diğeri ise, İttihat Terakki zihniyetidir. Bu da, millete rağmen milletçi, devlete rağmen devletçi bir anlayış sergilemektedir. Bu anlayışların tipik örneği de işte o işkence aleti olan Filistin askısıdır. Halbuki bu toplum, ne işkenceyi ve aletini istiyor ve ne de bu insanlık ayıbı nesnenin ve benzerlerinin, televizyonlarda dakikalarca teşhir edilip Türkiye’nin küçük düşürülmesini... Bütün çektiklerimiz, içerdeki bu iki zihniyetin devleti ve milleti kurtarıcılığa kalkışmasındandır. Kurtuluş, önce bu kurtarıcılardan kurtulmakla olacaktır. O da, bu gündem saptırmalarla ve havanda su dövmelerle çok uzak bir ihtimal olarak gözüküyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT