BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Komplo mu?

Komplo mu?

Mısır’da halk hareketi, düzenlenmiş bir ihtilâl görüntüsüyle sürüyor. Kahire’nin Tahrir meydanında -milyonlar olduğu şeklinde abartılan- toplantılarda istek bellidir:



Mısır’da halk hareketi, düzenlenmiş bir ihtilâl görüntüsüyle sürüyor. Kahire’nin Tahrir meydanında -milyonlar olduğu şeklinde abartılan- toplantılarda istek bellidir: Mübârek gitsin! Mübârek, Kahire’de değil, Kızıldeniz kıyısında Sarmu’ş-Şeyh’teki -gerçek bir saraya benzeyen- köşkünde. Hayatı güven altında. Tunus ve Mısır diktatörlerinin, hayat boyu iktidarla bile yetinmeyip yerlerini oğullarına bırakmak istemeleri, ihtilâl provasını başlattı. Bir rejim ya monarşidir, ya cumhuriyet. Cumhuriyet ise, devlet başkanlığı aynı ailede irsî hâle gelemez. Aksi halde rejim çöker. Hayat boyu devlet başkanlığı hükümdarlara mahsustur. Cumhuriyetlerde başkanlar -ekserisi seçimle- gelip giderler. Hayat boyu başkanlık, acayip bir uygulamadır. Cumhuriyete ihanettir. Meşru monarşilerde hükümdar, devleti kuran hanedandan iner. Bir cumhurbaşkanının babası ise devlet kurucu falan değildir. Tunus ve Mısır halk hareketleri dışarıdan mı planlandı? Bu komplo teorisi er geç tartışılacaktır. Bu coğrafyada egemen güç Birleşik Amerika’dır. Ve başka hiçbir devlet değildir, rakipsizdir. Genişletilmiş Orta Doğu ve de Kuzey Afrika projesini Bush uygulayamadı, yüzüne gözüne bulaştırdı. Ama hareket, Kuzey Afrika’da başladı. Tunus da, Mısır da Kuzey Afrika ülkeleridir. Bu suretle Bush projesindeki “Kuzey Afrika” tanımı gerçeğe dönüştü. Amerika bu işi, Tunus ve Mısır orduları vasıtasıyle yapmış olabilir. Her iki ordu ile yıllar boyu iç içedir. Bizim 1960, 1971, 1980 darbelerimiz de Amerika okey’i ile yapıldı. Washington, Tunus ve Mısır’da daha çağdaş, daha yaşıyabilir rejim kurmak istiyor. Bu çabada, baskıdan bunalan halkların gerçek ihtilâle dönüşecek eylemlerini önlemek endişesi vardır. Zira bu takdirde Amerika’nın Asya ve Afrika’da kalması zorlaşır. İhtilâllerin ne getirip ne götüreceği önceden planlanamıyor. Washinton’un bu kıt’alardan kopması ihtimali gerçekleşebilir. Gelişmenin Tunus ve Mısır’la bitmeyeceği âşikârdır. İktidarı küçük bir azınlığa dayanan ve babadan miras kalan Beşar Esad’ın acele reformlara girişmesinde, sıranın kendisine gelebileceği endişesi açıktır. Bu takdirde işe İran da karışabilir. Washington’da zaten İran, gündemin başındadır. İhtilâl provaları diğer Arap ülkelerine sıçrar mı? Yarın sunacağım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT