BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ölümü gerçekten tanımak!..

Ölümü gerçekten tanımak!..

Abdülkâdir Berzencî hazretleri buyurdu ki: “Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünyâ belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir.”



Abdülkâdir Berzencî hazretleri, Hazret-i Hüseyin’in soyundan olup, seyyiddir. Kuzey Irak’ta yaşamıştır. Zamânının usûlüne göre ilim öğrendikten sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. Onun kalplere şifâ olan sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlık makamına ulaştı. Hocası ona irşâd yâni insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak husûsunda hilâfet ve icâzet verdi... “BANA HİZMET EDENE HİZMETÇİ OL” Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: “Allahü teâlâ, dünyâya emretti ki: Ey dünyâ, bana hizmet edene, sen de hizmetçi ol! Senin peşinden koşana da zahmet, sıkıntı ver!” “Allahü teâlâ insanlara çok iyilikler ve hayırlar gönderiyor. Fakat bunları gören azdır.” “Öldükten sonra, kendisi yüzünden ceza ve mükâfat göreceğiniz amellerinizi ıslâh edip, düzeltiniz.” “Yaratmak Allahü teâlâya mahsûstur. İyilikte bulunana teşekkür edilir. Bütün iyiliklerin sahibi Allahü teâlâdır. Öyleyse O’na şükür, kulluk vazîfesidir.” “Hakiki, hayat öldükten sonra başlar. Dünyâ hayatı, hayâl ve geçicidir. Âhiret hayatı ise devamlıdır.” “Allahü teâlânın afvı ile Cehennemden kurtulursunuz. Rahmeti ile Cennete girersiniz. Amellerinize göre mertebeniz ve dereceniz olur.” “Allahü teâlânın beğendiği işleri yaparken mütevâzı ve alçak gönüllü olunuz.” “EĞER MÜNÂFIK OLSAYDIN!..” Birisi gelip, ona “Ben münâfık olmaktan korkuyorum” diye endişe ettiğini söyledi. O da cevâbında “Eğer münâfık olsaydın, bundan korkmazdın” dedi. “Bir kimse, sevdiği bir malının elinde devamlı kalmasını isterse, ona baktıkça, ‘Mâşallah, lâ havle velâ kuvvete illâ billah’ (ya’nî, Allah’ın dilediği olur, kuvvet O’nundur) desin!” “Malı ve evlâdı çok olmasını isteyen, nebatı (sebze) çok yesin!” “Namaz, her takvâ sahibi için yakınlıktır. Hac, her güçsüzün cihâdıdır. Bedenin zekâtı oruçtur. Amel (ibâdet, hayırlı iş) yapmadan karşılık bekleyen, yaysız ok atana benzer.” “Ana-babasını üzen, onlara isyan etmiş olur. Musibet zamanında dizini döven, sevâbından mahrûm olur. Allahü teâlâ sabrı, musîbet miktarınca indirir.” Abdülkâdir Berzencî hazretleri, vefatına yakın buyurdu ki: “Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünyâ belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT