BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Genç Türkiye’yi öğrenciler hazırlıyor

Genç Türkiye’yi öğrenciler hazırlıyor

Gençlik sayfamızı her hafta iletişim fakültesi öğrencileriyle hazırlıyoruz.



> Sayfanın editörü Fatih Selek, gençlerle yazı işlerinde toplantı yaptı. Sevgili Genç Türkiye okurları, sayfamızı bir süreliğine her hafta “okullu gazeteciler”le hazırlayacağız. İşe, Türkiye’nin köklü üniversitelerinden biriyle başladık. Sayfamızı, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde okuyan bir grup arkadaşımızla inşa ettik. Gazetemizin yazı işleri servisinde önce haber toplantısı yaptık ve sayfayı şekillendirdik. Ardından bilgisayar başına geçip uygulama yaptık. Haberleri onlar yazdı, fotoğrafları onlar çekti. Toplantıya İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı’nın başında bulunan Yrd. Doç. Dr. Şebnem Çağlar ve Araştırma Görevlisi Ayşe Cengiz Temizkan ile öğrencilerden Tuğçe Ağırlar, Elif Akkan, Özgür Deniz Kaya, Savash Porgham Rezaeieh, Nagihan Alan, İlknur Sargut ve Özge Özkul katıldı. Çalışmamızı, İhlas Medya Grubunun diğer kurumlarına yaptığımız ziyaretle tamamladık... 180 adımda İstanbul ayaklarımın altında İstanbul Üniversitesi’nin tarihî kampüsünün içerisindeki Yangın Kulesi’nden şehri 360 derece görmek mümkün. Ama bunun için 180 adımda 360 derece dönmek gerekiyor. Yani buraya çıkmak baş döndürüyor. Özgür Deniz Kaya / Sinem Çalışkan / Elif Akkan İstanbul Üniversitesi’nin merkez kampüsünde okuyup da yerleşke içinde yer alan Yangın Kulesi’ne çıkmayı hayâl etmeyen öğrenci var mıdır? Biz, ‘herhalde yoktur diye’ düşünüyoruz. Her ne kadar, kampüsün giriş yapısı kadar insanların akıllarına ilk gelen yer olmasa da İstanbul’un tarihî silüetini tamamlayan önemli simgelerden birisidir burası. Beyazıt Yangın Kulesi, İstanbulluların olduğu kadar yolu İstanbul Üniversitesi’nden geçmiş öğrenciler için de çok büyük anlamlar ifade eder. Bu sebeple, Bâki’nin o ünlü dizelerini buraya yorumlayıp “Bâki kalan bu kulede hoş bir sadâ imiş” diyebiliriz. ŞİMDİ IŞIL IŞIL Bir üniversite kampüsü içerisine kurulmuş tek kule olan yapı, Tarihî Yarımada’yı 360 derece görebileceğiniz tek yer. Tarihî Beyazıt Yangın Kulesi, geçtiğimiz haftalarda ışıklandırma sistemiyle donatıldı. Işıklar, şehirdeki hava durumu hakkında bilgi verirken bir yandan da göze hitap ediyor. Renklerin baş harflerinden de anlaşılacağı gibi, yeşil ışık havanın yağmurlu, sarı ışık sisli, kırmızı ışık karlı, açık mavi ise ertesi gün açık olacağını bildiriyor. TURİZME AÇILACAK Kule hakkında bilgiler veren İ.Ü. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Doç. Dr. Ergün Yolcu, “Kule, 1828 yılında Sultan II. Mahmut döneminde yangın gözetlemek için yaptırıldı. Teknolojinin gelişmesi ve hava durumlarının verilmesinden dolayı, 1995 yılında ışıklandırmaya ara verildi. 2009 yılında üniversitedeki tarihi yapıların restore edillip halka açılması gündeme geldi. Bunlardan ilki Beyazıt Yangın Kulesiydi. Işıklandırma işlemi 3 ay sürdü ve 24 Ocak’ta açıldı. Ertesi gün de restorasyona başlandı. Bu da yaklaşık 5 ay kadar sürecek. Ardından kule, ilk önce cumartesi ve pazar olmak üzere yerli ve yabancı tüm ziyaretçilere açılacak” dedi. 27 Mayıs 1960’ta güvenlik gerekçesiyle kapatılan İstanbul Üniversitesi’nin Süleymaniye Kapısı’ının bu yıl sonuna kadar açılacağını ifade eden Yolcu, “Süleymaniye Kapısı’ndan turizme hizmet eden ana bölgelere gidilebilecek. Yerleşke içerisindeki herkes, rektörün olmadığı zamanlarda onun odası da dâhil olmak üzere turistlere gezdirilebilecek” diye konuştu. İYİ KONDİSYON İSTİYOR Doç. Dr. Ergün Yolcu, öğrencilerin kuleyi gezip gezemeyecekleri yönündeki sorumuza şöyle cevap verdi:?“1984 yılında, İstanbul Üniversitesi’ne öğrenci olarak adım attım. Ben de çok merak ediyordum kuleyi. Araştırma görevlisi olana kadar çıkamadım. Çünkü çok büyük izinler almak gerekiyordu. Eğer öğrencilerimizden talep gelirse, her hafta cuma günü 15’er kişilik gruplar halinde, restorasyondan sonra bütün öğrencilerimizin rahatlıkla gezmesine izin vereceğiz. Prosedür yok, yalnız 180 merdiven var. İyi bir kondüsyona sahip olmak lazım. Gerçekten de 360 derecelik İstanbul’un çok güzel bir manzarası var. Eşsiz bir manzara diyebilirim.” NÜKHET DURU’DAN TAVSİYE: Gençliğinizin tadına varın Savash Porgham Rezaeieh Türk Popu’nun en özel seslerinden ve 5 Pop Diva’sı arasında gösterilen sanatçı Nükhet Duru’ya verdiği mini bir konser sırasında sorular yönelttik. Ünlü sanatçı, üniversite gençliğine parlak umutlarla yaklaşamadığını söyledi. Duru, “Çok güzel ve genç bir ülkeyiz ama bu genç, okuyan, taze ve pırıl pırıl çocuklarımın nerede istihdam edileceğini ve rekabet savaşının vahşileşmediği bir ortamda nasıl yükseleceğini bilemiyorum. Kendi çocuğum da okulu bitirip gelecek, nerede çalışacağını çok merak ediyorum, inan ki bunlar ebeveyn için büyük bir dert. Gençlerin politik olarak birbirlerine düşürülmeleri, bir takım simgelerin baskı yönünde kullanılıp mutsuz edilmesi beni çok üzüyor. Gereksiz düşmanlıklar, kavgalar ve dövüşler olmadan, gençliklerinin tadına vararak yaşasınlar diyorum” dedi. İܒlüler yarışıyor Kareni belirle makineyi kap İstanbul Üniversitesi, akademik, idari personeli, öğrencileri ve mezunlarına yönelik ‘Benim Karem’ başlıklı bir fotoğraf yarışması düzenledi. Konu sınırlamasının bulunmadığı yarışmaya an fazla 3 fotoğrafla başvurulabilicek. DSLR fotoğraf makinesinin verileceği yarışmaya son başvuru tarihi ise 14 Şubat benimkarem@istanbul.edu.tr 1’EYSEL SOSYAL OLDUK! Bir anda vazgeçilmezlerimiz arasına giren sosyal paylaşım siteleri, “sosyal ilişki” kavramını sorgulatır oldu. Sokakta selamlaşmayanlar, hiç düşünmeden birbirini arkadaş listesine ekliyor. Biz de oturduk bu durumu tartışmaya açtık. Daha özgür daha cesur ama yalnız! Coşkun Saitoğlu / Erkan Çetin / Özge Zengin Son beş yıl içinde patlak veren sosyal paylaşım siteleri bir anda hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girdi. Facebook, twitter, myspace derken sosyal ilişkiler anlayışımız da değişikliğe uğradı. İlelitişimin; beden, mekan ve zamandan bağımsız olarak kelimeler aracılığıyla gerçekleştiği bu elektronik ortamda sanal kimlikler yeniden inşa ediliyor. ARKADAŞSIZLARIN İŞİ İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nurdoğan Rigel, bu ağların, “arkadaşlık nedir bilmeyen kişilerin yaptığı uygulamalar” olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Rigel, şöyle diyor: “Sosyal ağlar, kişilerarası iletişim bulunmadığı için ortaya atılmıştır. Amaçları yeni arkadaşlıklar edinilmesi, marketing gibi ticari faaliyetlerdir. Burada kurulan arkadaşlıklar yalnızca mekansal ve ileriye yönelik değil. Ağlar, popüler kültür içinde zaman anlamında ve güvenlik alanında zararlı ortamlardır.” İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ayla Okay ise, “Sosyal ağları, kısa ve anlık olarak bilgilerin aktarılması açısından faydalı bir araç olarak görüyorum” diyor. Kendisinin de bunlardan birkaçını kullandığını ifade eden Prof. Dr. Okay, kullanım oranının kişinin elinde olduğunu belirtiyor. Doç. Dr. Arzu Kihtir ise bu ağların özellikle çocuklar üzerinde kötü etki yaptığını söylüyor. Kihtir, öte yandan bazı sitelerin demokrasi için önemli olduğunu ve kişilerarası iletişimi hızlandırdığını ifade ediyor. BİZE GÖRE SOSYAL AĞLAR > Nagihan Alan: Sosyal ağlar, sosyalliğimizi tek tipleştiriyor. İnsanı karşına alıp tanıma, dinleme kültürü kalmadı. Bir insan hakkında, paylaştıklarına bakarak bilgi sahibi olabiliyor, onun ayrıntılarını yakalamaya çalışıyorum. Ama bu karşılıklı değil. Karşılıklı olsak anlatmaz. > Özgür Deniz Kaya: Paylaşım siteleri, insanları, asosyalleştirirken bireyselleştiriyor. Bir şeyi paylaşmak, anlık bir hoşnutluk oluşturuyor. Ama bu durum kullanıcıları özgürleştirmekten çok tutsaklaştırıyor. > Tuğçe Ağırlar: İnsanlar kendi iç dünyalarını rahat bir şekilde ifade ediyor. Yüzyüze bu kadar başarılı değil. Kontrollü olduğu sürece olumlu olduğunu düşünüyorum. > Elif Akkan: Sosyal ağlar, özgürlüğümüze yeni bir boyut kazandırdı. Paylaşımlar, insanlar hakkında tanıma ve yorum yapmamızı sağlıyor. Özgürlüğün başka bir tanımıdır bu. > İlknur Sargut: Bu sosyal ortam kişiyi fazla özgürleştiriyor. Bu arada Türkçe de yitip gidiyor. “Ok”, “by” gibi ifadeler dilimizin standardında kullanılmasını engelliyor. > Özge Özkul: Bir genç ailesi yanına geldiğinde ekranı kapatmaya çalışıyor. Kendi ailesine bile “Burası benim alanım, buraya girme. Beni benimle bırak” demek istiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93574
    % 0.96
  • 6.594
    % -5.78
  • 7.5079
    % -5.85
  • 8.2693
    % -5.72
  • 253.112
    % -4.01
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT