BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sözümüz kime?

Sözümüz kime?

Sözümüz ahirete göçmüş birine değil. O, şimdi ilahi hesapta. Sözümüz, bu tarafta vahim yanlışlar yapanlara. Bir kadın, evli ve çocuklu. İsmi ve işiyle gündemdeki bu kadın, bir gece bir bekâr insanın evinde ölü bulunuyor... Hadise, sadece dinimize, örfümüze ve cemiyetimize aykırı değildir.



> Washington, DC Sözümüz ahirete göçmüş birine değil. O, şimdi ilahi hesapta. Sözümüz, bu tarafta vahim yanlışlar yapanlara. Bir kadın, evli ve çocuklu. İsmi ve işiyle gündemdeki bu kadın, bir gece bir bekâr insanın evinde ölü bulunuyor... Hadise, sadece dinimize, örfümüze ve cemiyetimize aykırı değildir. Bu tercih ve bu son insani değer kırıntısı taşıyan herkesin vicdanını kanatacak bir felakettir. Böyle bir başıboşluğa hiçbir millet ve hayat tarzı hoşgörü ile bakmaz. Ne Vietnamlı, ne Moğol, ne Yahudi, ne Kenyalı, ne Fransız... İşte şöhret ve işte şehvet... Bu genç kadının vahim akıbetini savunanlar ya ahmaktır ya içinde bulundukları topraklarla alakasız köksüzler. Birçoğu da ikiyüzlü sahtekâr. Bazılar için kör ölmüş badem gözlü olmuştur. Bu sebeple dedikleri ve yazdıkları yalandır. Dirisini aldattıklarının ölüsü karşısında da riyakârlık yapıyorlar. Bu utanmazlıkla nerede ise bu kadının veya sahnede hoplayıp zıplamak nasıl sanatçılıksa, ‘bu sanatçının Ucube Heykelin yanına heykelini dikelim’ diyecekler. Peki alkışlarınızın mağduru o bahtsızın yerinde kendi eşiniz, kızınız, ananız olsun ister miydiniz? Asla değil mi? Biz de Allah korusun diyoruz. Öyleyse yüceltme adına neden başkalarını aşağılıyorsunuz? Siz, överken yerdiğinizi de mi anlamaktan mahrumsunuz? Zinayı suç olmaktan çıkartanlar utansın, cemiyeti böylesine zehirleyenler utansın. Her türlü disiplini gericilik sayan çağdaş maymunlar aynaya baksın! Evlat yetiştirmenin hakkını vermeyenler düşünsün. Yine diyoruz, bu TCK tekrar ele alınmalı. Politik kişi adıyla anılan ihanet çapında aflarla sosyal dengeyi sarsan sorumsuzlar, aynı dönemde imal ettikleri mevzuatla bu milleti ve onun istikbalini cezalandırdılar. Başkasına yol göstermek kolay, her ne kadar vebal, günah, suç şahsi ise taraflardan birinin babası olmak sıfatıyla Ahmet Altan da bir şeyler demeli. Nerede yanlış yaptık? Bunu irdelemeli. Müptezel yirminci yüzyıldan bir veba gibi hangi hastalıkları kaptık? Bunları yazmalı. Bir zelzele gibi bu cemiyeti silkelemeli ki hiç olmazsa başkalarının çocukları bu çukura düşmesin. Ne var ki... Bugün, şu cemiyette bazı arsızlar, gece kulübü, disko, bar, pavyon yollarından gelip hiç sıkılmadan ‘alkolik hareket engellenemez!’ diye yürüyüş yapabiliyorsa benzer facialar devam edebilir. Zira ismiyle yüz buruşturan internet sözlüklerine aşağılık fikirlerini atık su gibi döken daha gençken çürümüşler, şu olayı kınayan yazarlara demediklerini bırakmıyorlar. Aileden Sorumlu Bakanlık daha etkin hale gelmelidir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT