BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Esnafın problemlerine acilen el atılmalı

Esnafın problemlerine acilen el atılmalı

Ben 28 yıldır esnaflık yapıyorum. Esnaf kesiminin içine düştüğü zor durumları ve çözüm önerilerimi 7 yıldır ilgili makamlara yazıyorum. İlgili memurlar da bana yürürlükteki kanun maddesini hatırlatıyor, kendilerince resmî olarak bize cevap vermiş oluyorlar. Esnafların sorunlarını kökten çözmeyi hiç kimse düşünmüyor, çözüm üretilmiyor...



Ben 28 yıldır esnaflık yapıyorum. Esnaf kesiminin içine düştüğü zor durumları ve çözüm önerilerimi 7 yıldır ilgili makamlara yazıyorum. İlgili memurlar da bana yürürlükteki kanun maddesini hatırlatıyor, kendilerince resmî olarak bize cevap vermiş oluyorlar. Esnafların sorunlarını kökten çözmeyi hiç kimse düşünmüyor, çözüm üretilmiyor... Yaşanan sıkıntıları, son olarak Sayın Başbakan’a yazıp gönderdim. Bu defa iş Sanayi Bakanlığı’na intikal ettirilmiş, ilgili Genel Müdürlüklerden tarafıma yazılan yazılarda, yeni mevzuat çalışmalarında, belirttiğim görüş ve önerilere de yer verileceği belirtiliyor. 1989 yılından beri küçük esnaflar maddi ve manevi olarak her krizde ezilerek, eriyerek bugünkü aciz ve perişan duruma getirildi. Ülke olarak eski günlerimize göre çok iyiyiz. Fakat bilhassa gıda maddeleri satan esnaflar kötüye gidiyor. Büyük marketleri şehir dışına çıkartacak kanuni düzenleme yapılmadığı gibi, bu marketler şehir dışına çıkarılma ihtimaline karşı âdeta her sokakta küçük mağazalar açtılar. Ülke genelinde binlerce şubesi bulunan bu marketler toplu mal alıyorlar ve birçok özel imkân ve indirimlerden faydalanıyorlar. Bu mağazalar sattıkları malların en az yarısını yurt dışından getiriyorlar. Bir vergi imtiyazından faydalanan bazıları, kazandıkları paraları yurt dışına götürüyorlar. Bunlarla rekabet etmek, “üzerinize gelen tanka karşı yumruk atmaya” benzer. Küçük esnafları birleştirip, büyük bir şirket hâline getirmek, bütün dünya ülkelerine örnek olacak bir harekettir. Mükemmel ve uzun ömürlü bir birleşme olması için, masa başında oturarak veya kağıt üzerinde esnafların temsilcisi gözüken, bulundukları makamları babalarından kalan mal gibi kullanan ticaret odaları ve esnaf derneklerinin başkanlarını dinlemekle olmaz; bizzat küçük esnafları ziyaret edip dinlemek ve birleşmedeki kaygıları ve problemleri dinleyip, bunları ortadan kaldıracak projeler üretmekle olur. Esnafların kendilerini geliştirmedikleri, değişim ve yeniliğe açık olmadığı, söyleniyor. Peki bunun tek suçlusu, yüzde 90’ı ilkokul mezunu olan, sadece aile ve ustasından gördüklerini uygulayan esnaflar mıdır? Bunun en büyük ve tek suçlusu yıllardır üyelerinin yüzde 90”ına hiçbir hizmet veremeyen ticaret odaları ve esnaf dernekleridir. Bundan iki asır önce kurulan esnaf loncaları ve gedik sistemi, o günkü esnafların bütün ihtiyaçlarını mükemmel karşılıyorlardı. Bir saygınlığı vardı, kalitesiz mal üretenlerin pabuçlarını dama atıyorlardı. 21. yüzyıl bilgi çağına geldiğimizde, bu ticaret odaları ve esnaf dernekleri yozlaştı. Sadece üyelerinden para tahsil ediyorlar ve hiçbir hizmet vermiyorlar. Bizlerden zorla topladıkları üye aidatlarını ve harçlarını, bizlerin mesleki gelişmelerine harcayacakları yerde, başka yerlere harcıyorlar. Bizleri yurt içi ve yurt dışı fuarlara götürmek, yeni çıkan makine ve teçhizatları tanıtmak, kurumsallaşmak ve markalaşmak gibi önemli bilgileri vermekten acizler. Ticaret odaları ve esnaf derneklerine kayıt mecburiyeti getirilmesi yüzünden onlar bu hâle düşürülmüştür. KAYIT MECBURİYETİ KALKSIN!.. 28 yıldan beri bana hiçbir hizmet vermeyen bu ticaret odaları ve esnaf derneklerine kayıt mecburiyeti adil midir? Hak mıdır? Devlet vergiyi cebren alıyor, fakat karşılığında bize hizmet veriyor. Peki, bizlerin mesleki bilgilerimizi, ihtiyaçlarımızı ve beklentilerimizi karşılamak için kurulmuş bu ticaret odaları ve esnaf dernekleri bizlere ne veriyor, neden kuruluş amacına uygun hizmet etmiyor? Artık hantal, vizyonu misyonu olmayan, düşünce özürlü, fikir üretmekten aciz ticaret odaları ve esnaf dernekleri başkanlarını istemiyoruz... Yıllardır hiçbir hizmet almadan, karşılıksız aidat ödeyen üyelerin yüzde 90”ı, kızgınlıkları yüzünden seçimlere gitmiyorlar, gidenler ise bir şeyi değiştiremiyorlar. Ticaret Odaları ve Esnaf Derneklerinde âdeta bir kast sistemi kurulmuş, belli kişiler devamlı yönetimde kalabiliyorlar. Bu odalar ve dernekler, sayıları yüz binleri bulan üyelerine artık hizmet veremezler. Kayıt mecburiyeti kaldırılsın, isteyen istediği derneğe üye olsun, o zaman rekabet olacağı için ilgili oda ve dernekler hizmet yarışına girer. Serbest piyasanın da gereği bu değil mi? Esnafın bir sıkıntısı da; bir sokak veya caddede aynı işi yapan 6-7 esnafın bulunmasıdır. Merkezî yerlerde, ana caddelerde birden fazla olabilir, ama diğer yerlerde sayının çok olması, hepsinin zarar etmesi neticesini veriyor. Harç, vergi gibi sebeplerle bu usulsüz izinler verilmemeli, bu iş mutlaka disipline edilmelidir. Bütün bu olumsuz şartlar sebebiyle, bugün esnafın büyük bir kısmı zarar etmekte, başka çare bulabilenler de dükkânlarını kapatmak zorunda kalmaktadırlar. Bu olumsuz gidişe bir an önce dur denmelidir!.. > Yüksel Cihan İstatistik mezunlarına hak ettikleri değeri verin Bizler, dünyada en iyi meslekler arasında bulunan, bütün bilim dallarına yol gösteren, ancak Türkiye’de bir türlü hak ettiği yeri bulamayan İstatistik mezunlarıyız.... Yetkililer, ilgililer bu mesleğin önemini bir daha düşünüp, biz İstatistik mezunlarının çığlığına kulak versinler. Şöyle ki; Devlet Memurluğu Kanununun 90. Maddesinin eki olan 40. Maddede yer alan Uzman İstihdamı ile ilgili olarak, tanımlama yapılırken, biz İstatistik mezunlarına yer verilmemiştir. Amacımız bu tanımlama yapılırken, biz İstatistik mezunlarına da hak ettiğimiz yerin verilmesidir. Bütün ilgililerin konuya hassasiyet göstereceğini umuyoruz. > İstatistik Mezunları > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT