BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TSK, CHP’nin arka bahçesi değildir

TSK, CHP’nin arka bahçesi değildir

AA’nın haberi şöyle: -CHP Genel başkan yardımcısı Süheyl Batum: “Koca bir askeri yıktılar, meğer kâğıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP’yi yıkamadılar.”



AA’nın haberi şöyle: -CHP Genel başkan yardımcısı Süheyl Batum: “Koca bir askeri yıktılar, meğer kâğıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP’yi yıkamadılar.” Sınıf kürsülerinde, açık oturum saatlerinde konuşmakla politika kürsülerinde konuşmak çok farklı. Sayın Batum, sahip olduğu bazı avantaja rağmen seçildiğinin neredeyse haftasında genel sekreterliği kaybetti. Ardından da ‘yıkılmadım ayaktayım’ türküsünü söylercesine sivri dilli bir üslup kullanmaya başladı. Önce 50 bin kişi ile Silivri Mahkemesi’ne baskından dem vurdu. Hızını alamadı Ergenekon sanıklarını genel seçimlerde aday göstererek TBMM’yi zanlıya yardım ve yataklık suçuna itmeye çalıştı. Derken Zonguldak’a uzandı. Burada özgül ağırlığı düşük laflar etti. Necmettin Erbakan, dedi veya demedi, kesin değil. Buna rağmen ‘sen İmam-Hatipler bizim arka bahçemizdir’ dedin diyerek 28 Şubat Darbesi yapıldı. Peki, kanunlar kişilere göre mi işler? Yargıtay Başsavcısı, sağ taraftaki liderlerin konuşmaların hassasiyetle takip ederken şu sözlerin sahibi en azından ‘ne demek istedin?’ diye niçin çağrılmaz? Bazı partiler, parti kapatma davalarından muaf mıdırlar? Bu sözleri bir akademisyen diyor. Onun ayrıca bir de politik kimliği var. Öyleyse sade vatandaş, inanmakta mazurdur. Artık evlerde, kahvelerde, iş yerlerinde şunlar dile gelmez mi? ‘Görüyor musunuz? Bizim kahraman diye güvendiğimiz ordu, meğerse kâğıttan kaplanmış. Bunu koca bir üniversite hocası diyor. Dediğine göre Amerika da içini oymuş, o da kof kütük gibi devrilmiş. Bu ordu mu savaşacak?..’ Bu mealde konuşmalar kaçınılmazdır. Zihinler bulandırılır, TSK, politik malzeme yapılmak uğruna böylesine haksız bir ithama maruz kalırken Başsavcılıktan ses-seda çıkmıyor. Bunu derken sayın Batum da içeri tıkılsın gibi nahoş bir teklifte bulunmuyoruz. Fikrine baş vurulsun, bir hata düzeltilsin. Sözün sahibi de biraz derlenip toparlansın. Hazımsızlık şundan, asker, bir kesim Beyaz Türk tarafından oldum olası Tek Parti zihniyetinin muhafız kuvvetleri gibi hesap edildi. Türk Ordusu, uzak olmayan geçmişte zaman zaman CHP tepelerinden gelen işaretlere göre hareket etmiştir. O günkü askerin elini kana bulamasında devrin CHP yönetiminin 27 Mayıs darbesinde asli manevi fail olmasının büyük rolü vardır. Bu vesayet devam etsin arzusunda olanlar var. Hayır o imtiyaz bitti. Kurumlar, safralardan kurtuluyor. Bundan böyle Parti Devleti, Parti Matbuatı, Parti Silahlı Kuvvetleri olmayacak. Ne İmam Hatip veya başka bir mektep, yahut üniversite ve ne de TSK herhangi bir partinin arka bahçesi yapılamayacaktır. Konuşmanın yapıldığı ADD mi, o politik dernek olmuşsa bizi ilgilendirmez. Eti ne ki budu ne olsun? Sayın Batum, yanlış yapıyorsunuz. ‘Yıkılmadım, ayaktayım’ diye parti tribünlerine mesaj vermek hakkınızdır. Ancak o türkünün bir de ‘dertlerimle baş başa’ diye devamı var. Boğaz dokuz boğumdur, keskin sirke küpüne zarar verir. Yarın dertlerinizle baş başa kalabilirsiniz. Politika, aynı zamanda kabiliyetler değirmenidir. Siz, sizi CHP’den uzaklaştırmak isteyenlere yardımcı oluyorsunuz. Bu üslupla ya gidersiniz veya harcanırsınız. Buna da en fazla sizi rakip gören Kemal Kılıçdaroğlu sevinir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT